Patavatsız faydalı adam

Adam konuştukça kızıyor ve tepki gösteriyoruz. Ama bence yanlış yapıyoruz. Tem tersine, sarı kafalı bu adamı daha fazla konuşmaya teşvik edip desteklemek lazım.

ABD Başkanı Donald Trump muhteşem bir patavatsız! Harika bir dengesiz! Sözlerinin nereye gideceğini düşünmeden atıp tutuyor, batıyor ve bu arada ülkesini de batırıyor!

Söylediklerimin daha iyi anlaşılması için gerilere gitmek lazım. Seçim kampanyası boyunca ABD’nin bütün kirli çamaşırlarını ortaya döktü. DEAŞ’ı Obama’nın, yani kendilerinin kurduğunu söyledi. Dünyanın çeşitli ülkelerinde operasyonlar düzenlediklerini, darbeler yaptırdıklarını itiraf etti. Böylece anlayana bizdeki 15 Temmuz Darbe Girişimi için de ipuçları verdi.

Bir yandan “Hak, hukuk, adalet” gibi değerlerden bahsedip “Büyük devletiz” nutukları atarken, diğer taraftan ülkesinin itibarını yerle bir etti. Görmek isteyene ve anlayana tabii ki!

Daha sonra gelmiş geçmiş ABD Başkanlarının yaptıklarını yaptı. Ama Trump bu adımları atarken, geçmişte olduğu gibi süsler ve parlak paketler kullanmadı. Konulara bodoslama girdiği ve patavatsızca hareketler sergilediği için, ABD’nin bütün yaldızlarını döktü.

O yüzden kızmamak gerektiğinden bahsediyorum. Çünkü halk tabiri ile bu adam gizliyi-saklıyı düğün evinde söylüyor!

***

Bizde yaşanan tartışmalara da ışık tuttu bu adam…

Ekonomimize yönelik dış müdahalelere “hadi oradan” diye burun kıvıranlara, “Kör müsünüz, yoksa cahil mi, görmediniz mi?” cevabını verdi. “Türk ekonomisini mahvederim” tehdidini savururken, “Daha önce yaptım bunu” itirafında bulundu. Ortaya fırlayıp, “ekonomiye müdahale eden dış güç” söylemleriyle alay edenlere “O dış güç benim” diyerek kendisini gösterdi.

Söylediklerinin nereye gideceğini hesap etmeden konuşan bu adam, küresel terörizmi desteklediklerini de açıkladı, önceki gün. Türkiye’de terörü kutsayan ve terörizmi destekleyen çevrelere “Boş verin bu lafları, onlar benim adamlarım” diye seslendi.

Ne dedi?

YPG yerine direkt olarak PKK ifadesini kullandı. Kıvırmadı, saklamadı, ikisinin de aynı olduğunu söyledi. Bu oluşumun yıllardır “Türkiye ile savaştığı” ifadesini kullandı. Böylece, “YPG bize mi saldıracak?” diyen Kemal Kılıçdaroğlu’na “Pardon, sen nerede yaşıyorsun?” mesajını da vermiş oldu.

Bitmedi, bu sözlerle ABD’nin çirkin yüzünü net bir şekilde ortaya koydu. Bütün dünyanın gözleri önünde samimi bir itirafta bulundu:

“Bakmayın siz bizim PKK’yı terör örgütleri listesine almamıza. Onlar bizim dostlarımız, Suriye’deki müttefiklerimiz. Aynı yolda birlikte yürüyoruz.”

Kızmamak lazım adama. Yerinde bir başkası olsaydı, üstüne para verseniz bu sözleri söyletemezdiniz!

***

Türkiye’ye yönelik tehditlerine gelince…

Ne yapsın adam? İçeride sıkıştırılıyor, O da Türkiye’ye saldırarak kendini kurtarmaya çalışıyor.

Kıvırıyor işte. Bize yüklenip düşmanlarımızın ağzına bir parmak bal sürüyor. Arada “Ama Türkler de haklı” deyip, bizi mutlu etmeye çalışıyor.

Sonuçta kızmayalım bu adama. Diğerler ABD Başkanlarından çok farklı, patavatsız; ama iyi-kötü işimize de yarıyor!

Ellemeyelim, bırakalım, konuşsun varsın…

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın