Otur yerine, sıfır!

Coğrafya nedir bilmiyorlar, üzerinde çok çalışmaları lazım. “Tarih” bilgisi yerlerde sürünüyor, yakın geçmişten bile habersizler. Muhakeme kabiliyetleri olmadığı için mantıkta da başarısızlar. Ama amiyane tabiriyle çok güzel sallıyorlar…

Öğretmenlerin “Otur yerine, sıfır” dediklerinden bu tipler. Ama televizyon ekranlarında o kadar çoklar ki…

Milletin karşısına çıkıp, “Türkiye kaybetti” diyebiliyorlar!

Tane tane, çok basit ifadelerle anlatmak lazım bunlara! Haritanın karşısına geçip, uzun uzun tarih ve coğrafya dersi vermek gerekli!

Önce, Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı illerini göstereceksin. “Yıllar önce buradalardı, hatta yurtiçinde kampları bile vardı” diyeceksin:

-Tepelerine vurunca dışarı kaçtılar.

Sonra Türkiye sınırının Suriye tarafına işaret edeceksin. Kısa süre öncesine kadar hemen burnumuzun dibinde olduklarını hatırlatacaksın. Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı, Barış Pınarı adında harekâtlar gerçekleştirdiğimizi anlatacaksın. “Süpürdük, sildik” diye devam edip, 30 kilometre ötesini göstereceksin:

-Şimdi oradalar.

Daha iyi anlayıp özümseyebilsinler diye ABD ve Rusya gibi iki büyük güce de durumu kabullendirdiğimizin altını çizeceksin. Daha dün bu teröristlerin hamiliğini yapanlar ve terörle iç içe olanların bile Türkiye’nin bu süpürme harekâtına teslim oldukları gerçeğinden bahsedeceksin.

Yetmez, “Türkiye başardı, istediğini aldı” yorumları yapan bütün dış basını da önlerine sereceksin.

Sonra soracaksın:

-Ne olmuş, kaybetmiş miyiz, yoksa kazanmış mıyız?

Halen “evet kaybettik” diyorlarsa eğer, zaten umutsuz vaka! Boşuna çırpınıp uğraşmak anlamsız! “Otur yerine; sıfır” demekten başka yapacak bir şey yok.

Bunları özel eğitim kurumları paklar!

***

Hepsinin ortak özellikleri Erdoğan karşıtlığı! Benliklerini o kadar sarmış ki düşmanlık, T.C. Başkanı’na itibar sağlayacak hiçbir gelişmeyi kabul edemiyorlar. Ne yaparsa yapsın karşısındalar ve muhalifler.

Erdoğan kaybetsin de ne olursa olsun!..

Terör destekçiliğinden, ülkenin milli menfaatleriyle mücadeleye kadar her yere savrulabiliyorlar. Bir milyon vatandaşının katili Esad’a övgüler düzebiliyor ama Erdoğan’ın yanında olamıyorlar. Emperyalistlere alkış tutabiliyor, fakat “Dünya beşten büyüktür” diyen ve mazlumları savunan Erdoğan’la aynı noktada buluşamıyorlar.

İdeolojik falan da değil, farklı bir durum bu. Yok ki ortada bir ideoloji! Bunlar, Erdoğan karşıtlığı yüzünden ideolojilerinden de vazgeçmiş durumdalar. Solculuktan kapitalistliğe, demokratlıktan faşistliğe kadar her yere savrulabiliyorlar.

Değersizlik üzerine bina edilmiş bir düşmanlık bu! Tek bir hedefleri var, o da Erdoğan’a kaybettirmek. O yüzden Trump’ın çirkin mektubunu alkışlarken, Erdoğan’a saldırıyorlar. Gösterdiği milli duruşu değersizleştirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Sol içinden bile isyan sesleri yükseliyor artık. Onlar bile hazmedemiyorlar durumu. Doğu Perinçek bir isim bulmuş: “Amerikan solcusu” diyor bunlara. “O da ne demek?” diye sorarsanız, kısaca “değersizlik, düşmanlık, kin, nefret, haset ve gerçekleri çarpıtmak” olarak özetleyebiliriz sanırım…

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın