Hayaldi, gerçek oldu

Önce ABD, sonra Rusya ile bir araya geldik. Anlaşmalar, mutabakat zabıtları imzaladık. Suriye’de yeni bir döneme girildi.

Peki ne oldu?

Bu sorunun cevabını verebilmek için geçmişe uzanmak lazım. 1970’li yıllardaki gelişmeleri atlayacağım. Bugün YPG ya da SDG denilen terör oluşumlarının kaynağı olan PKK, 1984’te kuruldu. Kanlı Eruh ve Şemdinli baskınlarıyla adını duyurdu. O dönemde en büyük desteği Suriye Rejimi ve Rusya diyebileceğimiz SSCB’den sağladı.

Öcalan, Şam’da koruma altına alındı. Adamları da Suriye ve SSCB’nin kontrolündeki Bekaa Vadisi’nde eğitildi.

Kadın, çocuk, yaşlı demeden binlerce insanımızı katletti bu kanlı örgüt. Köy bastı, bebek kurşunladı, insan yaktı. Binlerce güvenlik görevlimizi de şehit etti. Milyarlarca dolar para harcadık biz bunlarla mücadele etmek için.

Maalesef, kırk yıl boyunca etkili olamadık. Sınırlarımız içinde bile eğitim kampları kurdular, on binlerle ifade edilen sayılara ulaştılar.

Zaman içinde batılı ülkeler de destek vermeye başladı bunlara. 1990’lı yılların ortalarında dönemin Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş, bizzat yaptığım bir televizyon programına katılıp, ABD’nin PKK’ya nasıl silah yardımı yaptığını uzun uzun anlattı…

Batılı pek çok ülkenin destek vermesiyle iyice palazlandılar. Yurtiçinde hendekler kazarak, büyük bir kalkışmaya imza attılar.

Gömdük onları hendeklere.

Bu defa da ABD destekli Suriye yapılanması ile karşımıza çıktılar. Ülkemizi bin kilometrelik bir sınır hattı boyunca kuşattılar.

***

İşte tam “Bitti, sonuca ulaşıyoruz” dedikleri bir ortamda bu gelişmeler yaşandı. Sahaya indik, gücümüzü ortaya koyduk; önce ABD’nin bu terör yapılanmasını yüz üstü bırakmasını sağladık. Sonra Ruslarla masaya oturup, “terörü birlikte süpürme kararı” aldık.

Nihayet ABD Başkanı Trump, bunlara “Sizi 400 yıl koruyacağımızı mı sanmıştınız?” diye sordu. Kremlin Sözcüsü Peskov da “Çekin gidin, yoksa Türk Ordusu sizi silindir gibi ezecek” uyarısını yaptı.

Dün onlara destek verip palazlandıranları işte bu noktaya getirdik. Suriye Rejimi de olan biteni sineye çekmek zorunda kaldı.

Nereden nereye!..

ABD, Rusya ve Suriye Rejimi’ne makas değiştirttik biz. Dün “olmaz, olamaz” denilenleri oldurttuk. Hayal gibi görünenleri gerçeğe dönüştürdük.

Tabii ki bitmedi, mücadele devam ediyor. Ancak, tarihi bir dönüm noktasıdır bugün yaşananlar!

***

Nasıl mı oldu?

Kolay olmadı, kendiliğinden gelmedi tabii ki. Yıllardır gergef gibi dokuna dokuna bu sonuca ulaşıldı. Kim ne derse desin, kim aksini iddia ederse etsin; her şey apaçık ortada: Erdoğan ve ekibinin yıllarca yaptığı titiz çalışma ve ortaya koyduğu vizyonun sonucudur bu büyük başarı.

Trump gibi elde avuçta duramayan dengesiz bir adamı alacaksınız, yoğuracaksınız. Belli bir kıvama getireceksiniz. Sonra da Putin gibi liderliğini ispat etmiş bir adamla aynı noktada buluşturacaksınız. Türkiye’nin menfaatlerini öne çıkaracaksınız.

Kolay iş mi bu?

O yüzden kimse bozgunculuk yapmasın. Sonuçta kazanan Türkiye’dir, Türk Milleti rahatlamıştır. Rehavete kapılmadan bu büyük başarının keyfini çıkaralım derim ben.

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın