Ahlaksızdan ahlak abidesi

İki darbeci: Biri başarılı olmuş, silah zoruyla halkını esir almış. Diğeri ise başaramamış, ülkesinin dışında korku içinde yaşıyor.

Başarılı olan, başarısıza resmi TV kanalının bir sunucusunu göndermiş. Ortaya komik mi komik bir görüntü çıkmış…

Mısır’daki darbeci Sisi’nin Ten TV’nin, Pensilvanya’da Fetullah Gülen’le yaptığı röportajdan bahsediyorum. Evlere şenlik! Sunucu El DikiABD uşağı adamdan “Türkler için ahlaki bir değer” diye bahsediyor. Gülen de Sisi için “Allah’tan korkan, halkın çıkarları için çalışan biri” diyor. Yetmiyor, üstüne bir de dua ediyor.

Tam bir bozacı-şıracı muhabbeti!

İki tarafın da elinde kan var. ABD destekli iki katil birbirlerini bulmuşlar, aklamaya çalışıyorlar. Programın sunucusu, zaten açık açık söylüyor. Gülen’in, Pensilvanya’da ABD istihbaratının himayesi ve koruması altında olduğunu anons ediyor.

***

Gülen, “Cemaat” denilen yapılanmayı gerçekleştirirken, ABD menfaatlerinin Türkiye şubesiydi. Dini değerleri de bu amaçla alabildiğine kullandı. Çarpıttı, sulandırdı. Cebrail’i bile dinlemeyeceğini söyleyerek, Yaradan’a dahi açıktan karşı çıktı.

Vatandaş farkında olmadı belki bunların. Ancak, din adamları da görmediler; bazıları da görmek istemedi. O yüzden, bu yapının ülkemizde dini kullanarak darbe yapacak kadar palazlanmasında din adamlarımızın sorumluluğu büyük!

Üstelik, halen “Allah, kitap” diyor. Ama bizim din adamlarımızdan “ciddi bir sapkın ve emperyalist maşası” olduğuna dair kuvvetli ses çıkmıyor.

Fetullah Gülen denilen bu adam, dini de sulandırdı, ahlaki değerleri de. Bugün yaşadığımız pek çok sıkıntının altında, O’nun yıllarca sinsice yürüttüğü çarpıtma çabaları yatıyor.

Hiçbir insani değeri yok…

Yedikleri ve içtiklerinden arta kalanı başkasına ikram edecek kadar sapkın bir kişilik O. Zaten bu özelliği Gülen’Türkiye düşmanları tarafından “kullanışlı bir alet” haline getirdi.

***

Millet, iyi-kötü tanıdı O’nu. Geride bıraktığı yapı ile mücadele de kararlılıkla devam ediyor.

Hiçbir değeri yok adamın. Bugüne kadar yaşadığımız tecrübeler gösteriyor ki, kendisine inanan insanlara bile böcek kadar değer vermiyor. En büyük düşmanı da T.C. Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Erdoğan düşmanlığının bu adama yaptıramayacağı hiçbir şey yok!

İşte O’nun bu özelliğinden Türkiye’de faydalanmak isteyenler var. “Kimler onlar” demeyin, zaten biliyorsunuz. Bizdeki “Erdoğan gitsin de nasıl giderse gitsin” diyen sakat muhalefet anlayışının temsilcileri.

Şimdi kimse inkâr etmeye kalkışmasın, zaman zaman birlikte hareket ediyorlar; aynı tezleri savunup, aynı noktada buluşuyorlar. Bu konuda yüzlerce örnek var.

Darbeci Sisi’nin bir televizyon kanalının bu adama övgüler düzmesi sıkıntı değil. Asıl problem bizim içimizde.

Adam bir katilmiş, elinde yüzlerce insanımızın kanı varmış, ülke düşmanıymış, emperyalist güçlerin maşasıymış, hiç fark etmiyor. O’nun Erdoğan düşmanlığından iç siyasette alabildiğine yararlanılmaya çalışılıyor.

FETÖ’den sonra önümüzde duran en büyük tehlike bu… Bu sakat ve omurgasız siyaset anlayışı, Türkiye’yi içten içe kemiriyor!

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın