Yaşşa, başkan yaşşa!..

Nasıl olsa tepki yok. Zam, finansal düzenleme, araç şov, yalan, tornistan, tatil, basitlik..vs, ne yaparsam yapayım “Yaşşa başkan!..” diyorlar.

Nereye kadar devam eder bilinmez ama şu an böyle bir konforu var.

CHP’li vekiller de, trolleri de, yandaş gazetecileri de aynı konforu yaşıyorlar.

“İstediğin palavrayı sık.., Yerse keriz, yemezse erteleriz” kafasındalar…

Deprem sonrası AFAD’daki toplantıya İmamoğlu’nun çağrılmadığını iddia ettiler.

Babıali’nin bazı “bit yavruları” bu yalanın üstünde tepinmeye çalıştı. Araştırmaya öğrenmeye gerek yok tabii. Yalan olsa ne yazar, nasıl olsa mevzu İmamoğlu!.. Çok üzülür, basitlik der, bir kucaklar, bir ünlem koyar, bir zam koyar.., Sonra?.. “Yaşşa başkan”!..

Her zamanki gibi o da yalan çıktı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ve İstanbul Valiliği İBB’nin davet edildiğini açıkladı…

İmamoğlu’na; “Size davet geldi mi?” diye sordular.

Cevap; “Genel sekreter ve arkadaşlarımız orada!..”

Tekrar tekrar sordular. “Siz.., davet edildiniz mi, edilmediniz mi?..”

Cevap aynı; “Genel sekreter ve arkadaşlarımız orada!..”

Hoş geldiniz İmamoğlu tiyatrosuna!..

Hadi o zaman… Yaşşa, başkan yaşşa!..

New York, New York

New York ziyareti, gökdelenleri de yakından görme fırsatıydı. Hoş, gökdelenler yakından görünmüyor!.. Brooklyn Köprüsü’nden Manhattan manzarası güzel olur dediler. Oradan seyrettik gökdelenleri. Çok etkilendim diyemem. Manzara, aynı manzara. Hong Kong, Tokyo, Dubai gibi gökdelenler yığını!.. Ha, benim gibi keller için bir avantajı var. Güneşten korunmak için şapka takmana gerek kalmıyor. Gökdelenler sayesinde gün boyunca gölgede dolaşabiliyorsun!..

***

Her şey çok pahalı. Ucuzdur diye köşedeki seyyar büfeden su alayım dedim. Tezgahın üstünde “Halal Guys” yazıyordu. (Halal, yani “helal”)

Büfeci Bangladeş asıllı Müslüman Amerikalı. Suyu aldım, kaç para diye sordum. “2 dolar” dedi! (Yazı ile; “iki dolar..?!”) Parayı verdim, “Ulan ‘halal’ olsun sana…” dedim. Adam; “Excuse me?..” dedi.., Ben de “Selamun Aleyküm” deyip, gittim…

***

Herkes kahve içiyor ama güzel kafe yok. Kafeler kapalı mekanlar. Masa sandalyesi sokağa açık ferah bir kafe bulmak zor. Bir tek “Rockefeller Center”ın olduğu meydanda açık hava kafeleri gördüm. “Halal Coffee” deyip bir fincanına 30 dolar isterler mi bilmem!..

***

Filmlere bakarsan her Amerikan polisini Arnold Schwarzenegger sanırsın. Hiç de öyle değil işte!.. Asya, Uzakdoğu, Meksika asıllı polisler çoğunlukta. Siyahiler de var tabii… Gördüğüm tıknaz, şişman polisler ne “Van Damme” gibi dövüşebilir ne de “Will Smith” gibi suçlu kovalayabilir!..

Gezi notlarım çok. Ama yerim bitti. Gerisini de “Günün Manşeti’nde anlatırım…

Hikmet Genç/Akşam

Cevap Yazın