Kerbela…

Hz. HÜSEYİN (aleyhisselam/Kur’an, Ehli Beyt’e selam vermemizi emreder) tarihteki tüm peygamberlerin batıl karşısındaki kıyamı ve devrimci ruhudur.. safiyettir.. fıtrattır.. cihattır.. hayattır.. Müslümandan beklenen tavırdır… fedakarlıktır.. ilkeli olmaktır… erdem ve ilkelerin koruyucusu olmaktır.. cömertliktir… merhamettir.. şefkattir… Bu ilkeleri koruyuculuktur. Can pahasına gözeticiliktir.. Hakkın batıl karşısındaki dik duruşu… adaletin keskin kılıcı oluşu gözleri bağlı Hakkı haykıran dili..

Ve YEZİD…
Kötülüğü emreden nefsin simgesi.. doymak bilmeyen bir hırs, çalmak, öldürmek, çapulculuk, yok etmektir. Kabil olup masumiyeti; Habil’i dünya adına zalimce katletmektir. Kötü, şer, kem, ker olan her şeydir.

Her kötü bir Yezid, her iyi bir Hüseyin’dir.

SON SÖZ..
Hz. Hüseyin’in kafası Mısır’da, makamı kabri Medine’de, kesik bedeni, Kerbela’da.. imamet peşindekiler başsız, “gövde ve asıl parça biziz” diyenler gövdesiz…. Böylece O, Müslümanların peruperişan parçalanışıdır.. Gövdeden ayrılanlara baş, baştan ayrılanlara gövdedir O…
Peki Yezid??? Her yerde ama hiç bir yerde!!!

Cevap Yazın