Editörden Ekim 2019

Güvenliğimiz ve Asya Açılımı

Eylül ayı ne kadar doluydu değil mi? Gözler Astana sürecinin 3 garantör ülkesinin liderlerinin Ankara’daki buluşmasındaydı. Fırat’ın doğusu ne olacaktı? İdlib’de Rusya ve Şam yönetimi operasyonlarını sürdürecek miydi? Yeni bir insanlık dramına mı şahit olacaktık? Bu sorularla toplantı takip edildi. Toplantıdan çıkan sonuçları şu şekilde sıralamak mümkün:

– İdlib ve (Münbiç dahil) Fırat’ın doğusunda 3 ülke de çözümden yana. Ancak ciddi bir yöntem farklılığı var.

– Üç ülke de Anayasa Heyeti konusunda mutabık kaldı.

– Türkiye’nin ısrarla vurguladığı sığınmacı/mülteci meselesinde Rusya ve İran, Ankara’nın yanında yer aldıklarını beyan etti.

– Suriye’de huzuru ve toprak bütünlüğünü tehdit edecek bütün güçlere ve terör örgütlerine karşı kararlı mücadele vurgusu da ortak.

Özetle, bazı zamana yayılan ve çözümü yöntem farklılıkları içeren problemlerin haricinde Astana sürecinin kararlılıkla devam ettirileceği gözüküyor. Bu durum, bölgemizdeki Doğu Akdeniz ve PKK ile mücadeleye de yansıyacaktır.

Bölge çözümünün öne çıkması, yeni dönemin de taşlarının döşenmesine yardımcı olacak. Bu nedenle Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Ağustos ayında yaptığı “Asya açılımı” açıklaması çok önemliydi. Kapak konumuz olarak bu konu öne çıkıyordu. Ancak eski Şırnak TEM Müdürü Hacı Murat Dinçer’in PKK ile ilgili yazısı fikrimi değiştirmeme neden oldu. Hepimizi ilgilendiren bir konu olan PKK terörünün geleceğinin ne olacağı konusu, Fırat’ın doğusundaki gelişmeleri de etkileyecektir. Kapakta, Dinçer’in PKK’nın geçmişini, bugününü ve gelecekte ne olacağını inceleyen, özel bilgilerinin de yer aldığı dosyamızı okuyacaksınız.

İkinci önemli dosyamız, aktardığımız gibi Asya açılımı ve özellikle de bu coğrafyanın büyüyen devi Çin… Bölgeyi iyi analiz eden isimlerden, BİLGESAM Araştırma Koordinatörü Sibel Karabel, Yörünge’ye, Kuşak ve Yol Projesi’ndeki önemli ayrıntıları, Türkiye’nin bu projedeki yerini anlattı. Yine deneyimli ve Çin konusunda uzman Gazeteci Gökhun Göçmen de, Çin’in gelişimini, bölgede Türkiye için avantaj ve dezavantaj oluşturabilecek meseleleri irdeledi.

Bu sayımızda, Cüneyt Toraman ve Ulaş Başar Gezgin hocalarımızın, yargı reformu ve dünyadaki eşitsizliğin nedenlerini sorguladıkları son derece bilgilendirici yazıları da yer alıyor.

Balkanlar ve Kıbrıs uzmanı Gözde Kılıç Yaşın, Yunanistan’daki Türklerin yaşadığı ciddi bir sorunu, eğitim meselesini, Beşir İyidiker de yine kendine has üslubuyla hem siyaseti hem de ekonomik bazı önemli ayrıntılarıyla yorumladıkları yazıları ile Ekim sayımıza zenginlik kattı. Bu sayımızda, Kırklareli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Akman’ın, İslam tarihindeki mezheplerle ilgili kaynakları ele aldığı ve günümüzdeki cemaatlerle benzer ve farklı yönlerini değerlendirdiği önemli bir çalışması da yer aldı.

***

29 Ekim’de Cumhuriyetimizin ilanının 96’ncı yıldönümü kutlayacağız. Binlerce yıldır bu topraklarda bulunan Türk milletinin Anadolu’daki son kurduğu devlet olan Türkiye Cumhuriyetimizin 96’ncı kuruluş yıldönümü kutlu olsun.

Bu arada Yörünge 3’üncü yılı devirdi. Sizlerin desteğiyle daha nice yıllara dileğimizi iletiyoruz. Tüm okurlarımıza teşekkürler.

Cevap Yazın