Çetin ve hassas günler…

“Çok çetin bir döneme girdiğimizi biliyoruz. Türkiye oldukça hassas bir noktada. Geri dönülmez istikamette yolumuza devam ediyoruz…”

Bu sözler, Ak Parti Genel Başkan Vekili Numan Kurtulmuş’a ait. Dün, Anadolu Yayıncılar Derneği’nin organize ettiği “Anadolu Sohbetleri” çerçevesinde birlikteydik. Önce bir ufuk turu yaptı. Ülkenin önemli meselelerine değindi. Ardından da sorularımızı cevaplandırdı.

Kurtulmuş, çok çetin meydan okumalarla karşı karşıya olduğumuz bir döneme girildiğini hatırlattı. Önemli bir noktanın altını kalın çizgilerle çizdi:

“Biz her türlü meydan okumaya hazırız. Türkiye, artık bir istikamete girmiştir. Tam bağımsız bir ülke olma yolunda hedefe doğru yürümeye devam ediyor.”

1960’lı, 1970’li yıllara götürdü bu sözler beni. O yıllarda geniş kitleler sokaklara dökülüp, bu özlemi haykırıyorlardı. Sol gruplar “Bağımsız Türkiye” sloganları atıyordu. Ülkücüler, “Ne Amerika, ne Rusya, ne Çin; her şey Türkiye için” diye bağırıyorlardı. Kendilerini “İslamcı” olarak adlandıranlar da Hıristiyan dünyanın emperyalist boyunduruğundan kurtulmamızı istiyorlardı.

İşte o yüzden Kurtulmuş’un bu sözleri çok önemli. Onlarca yıl öncesinin özlemleri karşılanıyor bugün. Herkesin, her kesimin bu gerçeği görmesi ve üzerinde iyi düşünmesi lazım!

***

Mesela terör:

Dış güçler tarafından başımıza sarılan bir beladır! Kurtulmuş, “Ağır bir baskı altında, yok olup gidiyor. Milletimiz kazanacak, bedeli ne olursa olsun bu ülkede terör bitecek” dedi.

Zaten öyle oluyor. Mücadelede kazanılan başarılar herkes tarafından görülüyor.

En önemlisi, biz bu mücadeleyi karşımızdaki üç-beş çapulcuya karşı yürütmüyoruz. Buz dağının altında çok büyük güçler var. Kurtulmuş da buna işaret etti, “Artık ayan beyan görüldü ki, dünyadaki terör örgütlerine silah sağlayan büyük ülkeler bundan vazgeçseler, terör bir ay içinde biter” dedi.

İşte biz içteki terörle mücadelemizi onlara rağmen bu noktaya getirdik!

Bir başka sıkıntı Suriye’de oluşturulmak istenen terör koridoru! Arkasında ABD var. Biz ise, onlara rağmen bu oluşumu yok etmeye kararlıyız. Kurtulmuş’a bunu da sorduk. “Ne yapacağız, ABD’ye rağmen vuracak mıyız onları?” dedik…

“Biz tezimizden geri adım atmadan ileri doğru gidiyoruz” cevabını verdi:

-Terör örgütü oradan çıkacak. Amerika, 5-10 bin kişiden oluşan bir terör örgütünü mü, yoksa 82 milyonluk Türkiye’yi mi tercih edecek? Sanıyorum ipler ne kadar gerilirse gelirsin, ABD koparmak niyetinde değil. Sonunda bizim tezimize geleceklerini düşünüyorum.

Ya gelmezse?

Kurtulmuş, kararlılık vurgusu yapıp, “Ne pahasına olursa olsun” ifadesini kullandığına göre, elbette vuracağız!

***

Büyük bir mücadelenin içinde TürkiyeNuman Bey’in ifadesi ile yakın tarihimizin en zor dönemlerinden birini yaşıyoruz.

Erdoğan’ın BM Genel Kurulu konuşmasında ortaya koyduğu gibi tam bağımsızlık yolunda attığımız adımlardan vazgeçmeyeceğiz. Üstelik dünya toplumlarının önüne yeni formüller koyuyoruz. Boş beleş tartışmalar ve oluşturulmak istenen algılar bir yana, Türkiye gerçeği işte bu! Herkesin bu gerçeği görüp, ona göre tavır alması lazım!

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın