Devlerle Tarihi Satranç

Kritik bir dönemin eşiğindeyiz. Küresel ölçekte geleceği şekillendirecek önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye ise hem oyunculardan biri, hem de oyunun sergilendiği alan!

Bilek güreşi de diyebiliriz buna, tarihi bir satranç da…

Şu anda taraflar birbirini yokluyor. Gücünü ters ediyor. Atacağı adımları ve sergileyeceği oyunları tahmin etmeye çalışıyor. Tabir-i caizse, ata sporumuz güreşte olduğu gibi el enseler çekiliyor.

Malum, Rusya’dan S-400’lerin ikinci bataryasının sevkıyatı başladı. Tam bu esnada T.C. Başkanı Erdoğan,Rusya’da Putin’le görüştü. Bizler, başlangıçta, İdlib konusuna odaklansak da, gördük ki Erdoğan’ın ziyaretinin anlamı tahminlerden çok daha derin!

Öyle fotoğraflar verildi, öyle diyaloglar yaşandı ki, her birinde çok derin anlamlar ve son derece önemli mesajlar var.

Biliyorsunuz, bu ziyaret ABD’nin Türkiye’ye yönelik olarak aldığı F-35 ambargosunun ardından gerçekleşti. Erdoğan, önce Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı’nı gezdi. F-35’lerin yerine ikame edilmesi tartışılan SU-54 muharebe uçağının önüne gelindiğinde, Rus Devlet Başkanı’na sordu:

-Biz bundan mı alacağız?

Putin’den de “İstiyorsanız alabilirsiniz” cevabı geldi.

Bu, Washington’a verilen son derece güçlü bir mesajdır. “Biz size muhtaç değiliz” anlamına gelir. Üstelik, Putin de “evet, öyle” diyerek onaylamıştır! Ayrıca, Amerika tarafından daha önce test edilip, kuru gürültü olmadığı anlaşılmış bir tavırdır! Patriot’ları vermediler; biz de onca tehdide rağmen, daha iyisi olan S-400’leri aldık. Bu da F-35’leri vermemelerinin bizi SU-54 ya da başka alternatiflere yönlendireceğinin net bir göstergesidir.

Yine de ABD içinde bunu anlamayan ve algılamayan çevreler var. Bu gelişmelere rağmen, ABD Temsilciler MeclisiBaşkan Trump’a yeni bir Türkiye çağrısı yaptı. Önce, Türkiye’nin menfaatlerine en uygun ortaklığın Kremlin ile değil, Amerika ile yapılacağı iddia edildi. Ardından, Trump’tan S-400 alımı için Türkiye’ye yaptırım uygulaması istendi.

Sağlıklı bir tavır değil bu: Birincisi, neyin menfaatine uygun olup olmadığına Türkiye karar verir. İkincisi de tecrübe ile sabit ki, yaptırım tehditleri Türkiye’yi yolundan çevirmez. Aksine daha da biler. Çünkü karşılarındaki ülke, eski Türkiye değil!

***

Washington’daki bu gelişmelere Moskova’dan anında karşı hamle geldi. Rusya’nın Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Direktörü Dmitriy Şugayev“SU- 35 ve SU-57 tipi savaş uçaklarının Türkiye’ye teslimini görüşüyoruz” dedi. Üstüne bir de üzerinde çalıştığımız 5. Nesil TF-X savaş uçağının geliştirilmesine yardımcı olabileceklerini açıkladı.

İşte bu kadar!

Türkiye de “Hayır öyle bir şey yok” demedi. Sonuçta, artık ABD’nin dümen suyuna kapılmış bir Türkiye yok. Uzun süredir, çok yönlü, çok kutuplu ve milli menfaatleri öne alan bir dış politika uyguluyoruz. Ne Amerika’nın ne de Rusya’nın peşine takılıp gidiyoruz.

Başkan Erdoğan, her fırsatta bu gerçeği ortaya koyuyor. Tarihi hamlelerle gerekli mesajları verip, tarafları test ediyor. O yüzden, başta ABD olmak üzere herkesin bin düşünüp, bir adım atması lazım artık.

Kendileri bilir!

Emin Pazarcı/Akşam

Cevap Yazın