Trump’ın Seçim Yatırımı: Keşmir’de Arabuluculuk Tartışmaları

22 Temmuz 2019 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, Pakistan Başbakanı İmran Han’la Washington’da bir araya geldi. İki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğinin konuşulduğu görüşmede, Pakistan ile Hindistan arasında gerilime neden olan ve yıllardır devam eden Keşmir Sorunu da ele alındı. Trump, Keşmir Sorunu’nun çözümü için arabuluculuk yapabileceğini belirtirken; Yeni Delhi’den yapılan açıklamada, Keşmir konusunda Hindistan’ın tek muhatabının Pakistan olduğu vurgulandı.

Bu gelişmeler ışığında Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi (ANKASAM), ABD’nin Keşmir Sorunu’nun çözümü için arabuluculuk teklifinde bulunmasını tartışmaya açarak alanında önde gelen uzman ve akademisyenlerin görüşlerini dikkatlerinize sunmaktadır.

Prof. Dr. Hasan Selçuk KÖNİ (İstanbul Kültür Üniversitesi-Hukuk)

Washington ile İslamabad arasındaki ilişkilerin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini belirten Prof. Dr. Hasan Selçuk Köni, “Pakistan, ABD’nin Hindistan’la olan ilişkilerine tepki olarak Çin’le yakınlaşmış ve bir güç dengesi oluşturmak istemiştir. Hindistan ise tıpkı Türkiye gibi, Rusya’dan S-400 Hava Savunma Sistemleri satın alma yoluna gitmiştir. Mevcut durumda Pakistan, Çin’le yakın ilişki içerisindedir. Çünkü Pekin, Kuşak-Yol Projesi sebebiyle İslamabad’a özel önem atfetmektedir. Üstelik İslamabad, ABD’nin Pakistan halkını topyekün terörist olarak nitelendirmesinden de rahatsızdır.” dedi.

Trump’ın Keşmir Sorunu’na ilişkin arabuluculuk teklifini de değerlendiren Köni, “Hindistan da Pakistan da ABD’nin sorunu çözebileceğine inanmamaktadır. Bu nedenle de ABD’nin söz konusu sorunun çözümünde arabuluculuk yapması mümkün değildir.” açıklamasında bulundu.

Trump döneminde ABD’nin uluslararası imajının zedelendiğini vurgulayan Köni, “ABD, hiçbir zaman uluslararası hukuka uygun hareket etmemektedir. Özelikle de Wahsington’un uyguladığı göçmen karşıtı politikalar, ırkçılık olarak nitelendirilebilecek düzeydedir. Tüm bunlar yetmezmiş gibi Trump, ülkeleri sürekli olarak tehdit etmektedir. ABD Başkanı’nın Afganistan bağlamında ‘Sorunu çözebilirim. Ancak 10 milyon insan ölür.’ şeklinde yaptığı son açıklamalar da bu durumu kanıtlamaktadır. Diplomasi denilen şey, böyle bir üslupla yürütülemez.” yorumunu yaptı.

Dr. Haşim TÜRKER (BAAM Akademik Koordinatörü)

Pakistan ile ABD arasında çeşitli anlaşmazlıklar bulunduğunu belirten Dr. Haşim Türker, “İlişkilerin sorunlu olmasının en önemli sebebi Çin’in Pakistan’a özel ilgi göstermesidir. Çünkü Kuşak-Yol Projesi’ndeki altı koridorun en önemlisini Çin-Pakistan Ekonomik Koridoru oluşturmaktadır. Bu noktada Gwadar Limanı, jeopolitik önemiyle dikkat çekmektedir. Çin’in bu limanda bir askeri üs kurması da konuşulmaktadır. Günümüzde Çin’in Cibuti’de de bir askeri üssü vardır. Ayrıca Pekin yönetimi, Kamboçya’da bulunan bir askeri üssü kullanmak için de bahsi geçen ülkeyle 30 yıllık bir anlaşma yapmıştır. Bu açıdan Gwadar Limanı da Çin için oldukça önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Pekin’ın İslamabad’a çeşitli ekonomik yardımlar yaptığını söyleyen Türker, “Pakistan da Çin’in yardımlarına kayıtsız kalmamaktadır. Hindistan’ın ABD’yle olan ilişkileri de bu durumu doğrulamaktadır. Dolayısıyla Keşmir Meselesi, ikili mücadelenin bir göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.” dedi.

Trump’ın arabuluculuk teklifinin de Hindistan tarafından mevzubahis önerinin reddedilmesinin de ilginç olduğunu dile getiren Türker, “Yeni Delhi’den yapılan açıklamalar, Hindistan’ın ABD ile Pakistan’ın bir araya gelmesini istemediğine işaret etmektedir. Çünkü Hindistan’ın Çin’le olan ilişkilerinde bazı sorunlar vardır. Yeni Delhi, Kuşak-Yol Projesi kapsamında Pekin’in faaliyetlerinden rahatsızlık duymaktadır. Bu nedenle de kısa vadede Pakistan ile ABD arasındaki ilişkilerin düzelmesi mümkün gözükmemektedir. Dolayısıyla İslamabad’ın Pekin’le olan münasebetleri daha da gelişecektir.” açıklamasında bulundu.

Olimjon SOBIR (ANKASAM Uluslararası Hukuk Uzmanı)

Pakistan Başbakanı Han’ın ABD ziyaretiyle ilgili iki hususa dikkat çekilmesi gerektiğini belirten ANKASAM Uluslararası Hukuk Uzmanı Olimjon Sobir, “Burada ilk olarak ziyaretin ekonomik boyutuna değinmek gerekmektedir. Trump, görüşmelerin sonuçlarına bağlı olarak ülkesinin Pakistan’a yaptığı ve kendisinin geçen yıl durdurduğu 1,3 milyar dolarlık Amerikan yardımını yeniden başlatabileceğini belirtmiştir. Ekonomik sorunlardan dolayı sıkıntılı günler yaşayan Pakistan için ABD’nin mali yardımının yeniden başlaması, ilaç gibi bir gelişme olacaktır. Ayrıca 2018 yılının Temmuz ayında, Pakistan’ın kara para aklama ve terörün finansmanıyla mücadeleye yönelik tedbirleri düzenleyen Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından gri listeye alınması da ülkeye uluslararası finans kuruluşlarından gelecek mali destek ve yardımları engellemiştir. Bu sebeple de İslamabad yönetimi, son dönemde terör gruplarına hedef alan operasyonlar düzenleyerek ülkenin imajını iyileştirmeye çalışmaktadır. Han’ın ABD ziyaretinin asıl amacı da terörle mücadele ve Afganistan’da kalıcı barışın sağlanması konularında Washington yönetiminin politikalarına destek vereceğini ifade etmek ve bu desteğin yaratacağı olumlu havadan faydalanarak Pakistan’ın FATF’ın gri listesinden çıkartılması konusunda ABD’den yardım almaktır.” yorumunu yaptı.

Sobir, Han’ın ABD ziyaretine dair ikinci önemli hususun ise Keşmir Meselesi olduğunu ifade etti. Bu bağlamda Sobir, “Trump’ın Han’la yaptığı ortak basın toplantısında, Keşmir Sorunu’nun çözümü için arabuluculuk yapmayı önermesi oldukça önemlidir. Trump’ın arabuluculuk fikrinin Hindistan Başbakanı Modi tarafından geçen ay Japonya’nın Osaka kentinde düzenlenen G20 Zirvesi’nde kendisine teklif edildiği yönündeki iddiası ise çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Çünkü Trump’ın iddiaları, Yeni Delhi tarafından kesin bir dille reddedilmiştir. Buna rağmen ABD Başkanı’nın arabuluculuğu konusu, Pakistan’da olumlu bir karşılık bulmuştur. Öte yandan Beyaz Saray’ın resmi internet sitesinde Han-Trump görüşmesi hakkında yayınlanan resmî bildiride ise “arabuluculuk” konusuna değinilmemiştir. Bu durum, ABD’nin Keşmir Sorunu’nda somut bir girişimde bulunmayı düşünmediğine işaret etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Trump’ın Keşmir Sorunu’nda arabuluculuk yapma girişiminin seçim yatırımı olduğunu öne süren Sobir, “Trump’ın davranışının arkasında, 2020 yılının Kasım ayında yapılacak Başkanlık Seçimleri vardır. Çünkü ABD Başkanı, kendisini destekleyen kitlenin oylarını kaybetmek istememektedir. Bu konuda da Afganistan’daki istikrarsızlık gündeme gelmektedir. Zira ABD Başkanı, Afganistan’dan çekileceklerini açıklamasına rağmen somut bir adım atmamıştır. Dolayısıyla Amerikan askerlerinin Afganistan’da hayatını kaybetmeye devam etmesi, Trump’a olan desteğin azalmasına sebep olabilir. Özellikle de kendisini destekleyen ırkçı oylarda bir kayma yaşanabilir. Bu nedenle de Trump, Afganistan’da ortaya çıkacak sorunların aşılabilmesi için ABD’nin Pakistan’la işbirliği yapması gerektiğini düşünmektedir. Keşmir Sorunu da bu yüzden gündeme gelmiştir.” açıklamasında bulundu.

Umut ARIK (Emekli Büyükelçi)

Keşmir Sorunu’nda Hindistan’ın tutumunun Pakistan’ın tüm görüşme tekliflerini reddetmek olduğunu belirten Emekli Büyükelçi Umut Arık, “Pakistan’ın Keşmir Meselesi’ni uluslararası ortamda müzakere etme yönündeki teklifleri, Hindistan tarafından reddedilmektedir. Yeni Delhi, söz konusu meselenin üçüncü tarafları ilgilendirmediğini belirten bir tavır takınmaktadır. Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin partisi olan Hindistan Halk Partisi de muhalefetteki en etkili parti olan Hindistan Kongre Partisi de Pakistan’a Keşmir konusunda hiçbir taviz verilmemesi gerektiğini düşünerek bu tavrı desteklemektedir. Her ne kadar Hindistan, zaman zaman konuyu Pakistan’la görüşeceğini dile getirse de hiçbir görüşme teklifini kabul etmemektedir.” dedi.

Pakistan’ın söz konusu meselenin çözümü için çaba harcadığını; fakat Hindistan’ın tutumunun bunu imkânsız kıldığını ifade eden Arık, “Bu sebeple İslamabad, kendisine uluslararası alanda destek bulma arayışına girmiştir. Bu yöndeki açılımlar yeni olmayıp; bir süredir devam etmektedir. Yeni Delhi ise sorunun müzakere edilmesine yönelik herhangi bir adım atmamaktadır. Aksine Hindistan’ın Keşmir konusunda Pakistan’ı suçladığı ve Keşmir’i terör yuvası haline getirmekle itham ettiği görülmektedir.” açıklamasında bulundu.

Trump’ın önümüzdeki yıl yapılacak seçimlere güçlü bir uluslararası lider olarak girmek istediğini öne süren Arık, “Jared Kushner tarafından orta atılan ve ‘Yüzyılın Anlaşması’ olarak bilinen plan, Avrupa Birliği’yle (AB) ticaret konusunda yaşanan kriz ve Meksikalı mülteciler konusundaki duvar meselesi Trump’ı hedefine ulaştıramamıştır. Bu nedenle de Keşmir Meselesi gündeme gelmiştir. Yani ABD Başkanı, Keşmir Sorunu’nda arabuluculuk yaparak kendi gücünü arttırmak istemektedir.” yorumunu yaptı.

Keşmir konusunda Pakistan’dan gelen talepleri Modi’ye ulaştıran kişinin Trump olduğunu dile getiren Arık, “Han, Trump’la olan görüşmeyi fırsat bilmiş ve meseleyi tekrar gündeme getirmiştir. Bilindiği gibi Pakistan, bir İslam ülkesidir. Trump döneminde ABD’nin Körfez ülkeleri ve Mısır nezdinde itibarı artmışsa da Filistin Sorunu nedeniyle İslam Dünyası’ndaki saygınlığı zedelenmiştir. Bu anlamda ABD’nin arabuluculuk önerisi, İslam Dünyası’nda öne çıkma girişimi olarak yorumlanabilir. Bu hamle, üç ülkeyi bir araya getirmese bile, Hindistan ile Pakistan arasında yapılacak bir görüşmenin önünü açabilir. Bu da Suriye, Irak, Afganistan ve Filistin’de hedeflerine ulaşamayan ABD Başkanı için olumlu bir gelişme olacaktır.” dedi.

İrfan SAPMAZ (CNN Türk Haber Koordinatörü)

Trump’ın Keşmir Sorunu’nda arabuluculuk yapmak istemesini yorumlayan Gazeteci İrfan Sapmaz, “Trump ile Han arasındaki görüşmede, Keşmir Meselesi için arabuluculuk teklifi Trump’tan gelmiştir. Bu teklifin çeşitli nedenleri olabilir. Örneğin Türkiye’nin ardından Hindistan’ın da S-400 Hava Savunma Sistemleri’ni satın almak istemesi, ABD Başkanı’nı arabuluculuk konusunda adım atmaya itmiş olabilir. Ayrıca Trump’ın Pakistan’ın Çin’le olan işbirliğini zayıflatmak ve ABD’nin Pakistan’la olan ilişkilerini geliştirmek istemesi de arabuluculuk teklifine yol açmış olabilir. Çünkü her ne kadar iki ülke arasında yakın ilişkiler varmış gibi görünse de Pakistan halkında, ciddi bir Amerikan karşıtlığı bulunmaktadır.” açıklamasında bulundu.

Hindistan’ın Trump’tan gelen öneriyi reddettiğini hatırlatan Sapmaz, “Pakistan’ın çözüm aramak için ABD’nin devreye girmesini istemesi normaldir. Çünkü 197 milyon nüfusu olan Pakistan, 1,4 milyar nüfuslu Hindistan’ın konvansiyonel silahlarla durdurulamayacağının farkındadır. Zaten bu nedenle de İslamabad, sahip olduğu atom bombalarını koz olarak kullanmaktadır. Ancak Trump’ın arabuluculuk hamlesi, Keşmir Sorunu’nu çözmeyi amaçlayan bir girişimden ziyade; tribünlere oynanan bir seçim yatırımı gibi görünmektedir.” yorumunu yaptı.

ankasam.org

Cevap Yazın