Bu Bindikleri Nasıl Bir Alamet

Geçen gün bir sosyal medya trolü bir tüvit paylaşmıştı. CHP liler de al bunu yay. Zaten kafalarına ve zekalarına uygun ne bulurlarsa paylaşıyorlar. Tabi bu dolaşıma sokulunca başka birileri de gelmiş buna yorum yazmış; karşılıklı öyle eğlenceli bir durum. Pek de aldırış etmedim hep oluyor bunlar. Biraz gülümseyerek baktım geçtim, Aslını astarını da merak etmedim, doğru mu uydurmamı diye.

G 20 Zirvesinde Türk ve Amerikan heyetleri karşılıklı oturmuş; Amerikalıların ellerinde not kağıt kalemleri bizimkilerin elleri boş. CHP liler bunun üzerinden makara yapıyor, AK Partililer de onlara laf yetiştirme çabasında. Bunda vardır bir hinlik dedim içimden ama çok da üzerinde durmadım.

İş burada kalsa iyi. Kemal Kılıçdaroğlu al bunu grup toplantısına taşı, orada makarayı devam ettir, AK partiyi yerden yere vur. Sonra çıksın Cumhurbaşkanlığı iletişim daire başkanı Prof. dr. Fahrettin Altun resmin gerçeğini yayınlasın. Meğer öyle sosyal medyadaki gibi değilmiş resim. Amerikan heyetinin olduğu gibi Türk heyetindekilerin de ellerinde kağıt kalem var. Troller bunu rötuşlayıp dolaşıma sokmuşlar. Başka türlüsü de düşünülemez zaten. O fotoğrafın trollenmiş haline inanmak geri zekalı işi.

Kılıçdaroğlu her ne kadar yeni sistemde başbakan başka partiden cumhurbaşkanı başka partiden olursa diyerek yaptığındaki gibi burada da ona benzer bir geri zekalılık örneği vermiş olsa da ben ona geri zekalılığı asla konduramam. Tam tersine cin fikirli bulurum. Yani hiç araştırmadan, basın danışmanlarına ‘şu fotoğrafın aslını bulun bakalım doğru mu’ diye sormadan bunu alıp da grup toplantısında tüm Türkiye’nin önüne koymaz… mı acaba?

Ben trolleme olduğunu bile bile yaptığını düşünüyorum. Çünkü karşısında ondan başkasını dinlemeyen, ‘yahu bu bizimkilerin söyledikleri doğru mu acaba’ diye kafasında zerre kadar kuşku olmayan bir kitle var. Bunlar karşı tarafı hiç dinlemezler. Dinleseler bile asla inanmazlar, hatta kafalarında soru işareti bile oluşmaz. Kılıçdaroğlu da bulmuş böyle bir kitle, veriyor gazı. Daha buna varıncaya kadar CHP sözcüleri ne yalanlar söylediler. Bunların peşinden gidenler efsunlanmış gibi, ‘olsun söyle, yalan da olsa hoşumuza gideni söyle n’olur’ modundalar. O da ‘bulmuşken söyleyeyim ulan’ havasında. Yediği tazminatların haddi hesabı yok, hele cezaları da vekillere yükleyip … Yani nerde böyle bolluk.

Allah akıl fikir ihsan eylesin diyeceğim ama öyle bir şey yapsa inanın alacak kimse yok orada…

Cevap Yazın