Yeniden Kurtlarla Dans

Bir ülke vatandaşının sahip olduğu maddi mal varlığı ve topraklar, aynı zamanda o ülkenin maddi mal varlığıdır.. Bu gerçeği 150 yıl önce gören Abdülhamit Han, Yahudilerin hızla Kudüs ve çevresini satın aldığını fark edince, Kudüs’ü ve çevresini Yahudilere kaptırmamak için elinde kendisine ait ne kadar maddi varlık varsa, heba edip oradaki toprakları kendi adına satın almıştır… Abdülhamit Han siyasetini anlamayan, dönemin muhalifleri ve İttihat ve Terakkiciler dedikodu çıkararak Abdülhamit Han’ın devleti soyduğunu, bu parayla kendisine mal edindiğini iddia etmişlerdi… Bunun bir devlet siyaseti olduğunu anlayamayan cahil halk ise Abdülhamit Han’ı hırsız olarak bilmişlerdi.. Abdulhamit Han başta olduğu müddetçe o topraklarda varlık gösteremeyeceklerini anlayan Yahudiler, çareyi halkı kışkırtarak, Abdülhamid’i tahttan indirtmekte bulmuşlar ve ideallerinde muvaffak olmuşlardır… Aradan 1,5 asır geçti… Fakat bu ülkede değişen hiçbir şey yok.. Bir ülke vatandaşının sahip olduğu mal varlığının aynı zamanda o devletin mal varlığı olduğunu bilen Recep Tayyip Erdoğan, Suriyeli olup BELLİ ÖZELLİKLERE SAHİP OLAN bazı Suriye vatandaşlarının Türk vatandaşlığına geçirileceğini duyuruyor… Türkiye’nin bu çağrısını duyan İngiltere, olaya uyanıyor ve kendilerinin de belli özelliklere sahip Suriyeli vatandaşları vatandaşlığa geçebileceklerini duyuruyor.. Yani bir İngiliz Erdoğan’ın Suriye siyasetini anlıyor da onunla aynı dili konuşan Türk, bu siyaseti anlayamıyor… Ve “Suriyeliler defolup gitsin, Erdoğan varlıklarımızı Suriyelilere yediriyor” diye feryat figan kopartıyor… Bu ülkenin insanlarının akıllanabilmesi için daha kaç tane Abdülhamit Han heba etmesi gerekiyor… Gerçekten aklım almıyor..
Şenay Tek

Cevap Yazın