Hindistan’da En Çok İzlenen 10 Film

Çokdilli, çokkültürlü bir ülke olan Hindistan’da 22 resmi dil var. Bunların dışında resmi dil statüsünde olmayan başka diller de var. Dolayısıyla Hint sinemasında, Güney Kore, Japonya ve  (Hong Kong bağlamında Kantonca konusunu saymazsak) Çin’deki durumun tersine, farklı dillerde yapımlar söz konusu. Başkent ve çevresinin dili olan Hintçe (Hindi) ve sömürgecilik dili İngilizce, ülke genelinde ortak dil olarak öne sürülse de diğer diller de çok yaygın ve canlı bir kullanıma sahip. Örneğin, gişe hasılatına göre sıralanan ilk 10 filmden 7’si Hintçe, 3’ü Tamil ya da Tamil Telugu dilinde.

Sinemacılıkta etkin ve yaygın Hint dilleri arasında, Hintçe, Telugu ve Tamilceye ek olarak, Bengalce, Bhojpuri, Güceratça, Kannada dili, Malayalam dili, Maratha dili, Odia dili, Pencapça vd.’yi sayabiliriz. Ayrıca Hint filmleri için yalnızca Hindistan gişe verileri değil dünya verilerinin dikkate alındığını görürüz. Bunun nedeni, 1,3 milyarlık kendi nüfuslarına ek olarak, Hindistanlı sinemacıların dilsel, dinsel ve kültürel yakınlık ve hatta ortaklık nedeniyle birçok başka ülkede, yerli filmler ölçüsünde izleyici bulabilmesindedir. Hindistan’ın dilsel, dinsel ve kültürel bağlarla bağlı olduğu komşu ülkelerde Hindistan’da yaşayan 1,3 milyarlık nüfusa ek olarak yaklaşık 500 milyon potansiyel Hint filmi izleyicisi bulunmaktadır. Bu ülkeler arasında Bangladeş, Bhutan, Nepal, Pakistan, Sri Lanka vd. bulunmaktadır. Şunu da ekleyelim: Kimi Hint filmlerinin adlarının Hint dillerinde olduğunu görüyoruz; kimileri ise doğrudan İngilizce adlı. Bu durum sömürgeci geçmişle, çokdilli bir ülkede ortak dil arayışıyla ve İngilizcenin ülkede yaygın olarak kullanılmasıyla yakından ilişkili.

 

Dangal – 2016 (दंगल)

Yönetmen: Nitesh Tiwari

Oyuncular: Aamir Khan, Sakshi Tanwar, Fatima Sana Shaikh, Zaira Wasim, Sanya Malhotra, Suhani Bhatnagar, Aparshakti Khurana, Girish Kulkarni

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=XuIVa_K59QE

 

Hindi dilindeki film gerçek bir yaşam öyküsüne dayanıyor. Filmin adı, güreş maçı anlamına geliyor. Bu, Hintli bir güreşçinin ve 2 kızını daha sonra milli güreşçi olacak biçimde yetiştirmesinin öyküsü. Kimi açılardan bir kadın-güçlendiren (woman-empowering) film. Hint toplumu fazlasıyla ataerkil, sinema da bunu yansıtıyor. Erkeklere yüklenen bir meslek olan güreşçiliğe kadın elinin değmesinin öykülenmesi, bu bağlamda fark yaratıyor. Başrolde Amir Han (Aamir Khan) var. Evet, anlatıda kızlar değil baba başrolde, bu da ilerici görüntülü filmde bile gizlenen sinsi ataerkiye işaret ediyor. “‘Başarılı’ olan kızlar değil; onları yetiştiren baba” gibi bir ileti söz konusu.

Filmin yapımında da Han’ın katkısı var. Film, Hindistan dışında Çin’de en çok izlenen yabancı film oluyor. İzlenme oranı, Hindistan’daki orana yaklaşıyor. Film, Türkiye’de de büyük ilgi uyandırdı.

Baba, hedeflerine ulaşamaz; bu nedenle, kendi kendine, doğacak oğullarını güreşçi olarak yetiştirme sözü verir. Onlar, babalarının yapamadığını başaracaktır. Oysa bir türlü bir oğlu olmaz, onun yerine 4 kızı olur. Filmin gerisi, babanın onlardan ikisini güreşçi olarak yetiştirmesini ve iki kız kardeşin başarıdan başarıya koşmasını öyküler. Bu açıdan film, bir Moğol yapımı olan ‘Kartal Avcısı Kız’la (the Eagle Huntress) ileti açısından benzerlikler taşır. Kartal avcısı kız da yetişkin erkeklerin dünyasında zafere koşacaktır. Filmin çok izlenmesi, spor ve aile draması konulu olmasına bağlanıyor. Bu iki izlek, en yaygın ilgi uyandıran konular.

Film, kadın hakları bağlamında geniş bir tartışma başlattı. Kimileri, filmin genelindeki kadın yanlısı anlatımı överken, diğerleri ise filmin merkezinde, az önce belirttiğimiz gibi, kadınların değil, babanın olduğuna; özgür kadınların değil babanın isteğini yerine getiren, onun sözünden çıkmayan kadınların konu edildiğine vb. dikkat çekiyor. Bu açıdan filmin kazananı, kadınlar değil bir erkek (baba). ‘Kartal Avcısı Kız’da ise genç kız, anlatığının ana odağıydı ve çok daha özgür bir tablo söz konusuydu. Yine de filmin, Hindistan Büyük Millet Meclisi’nde bile gösterime girerek, kadın hakları mücadelesine katkı sağladığı öne sürülüyor. Ayrıca işlediği konunun Çin’de de ilgi uyandırmasıyla, Çin-Hindistan dostluğuna ve barışına katkı sağlamış oldu.

Filme biraz daha ayrıntılı bakarsak, bir başka eleştiri noktası şu olacaktı: Film, kazananların anlatısı; ya kaybedenler? Bu soru neden önemli? Çünkü kaybeden kadın güreşçiler de ataerkiyle mücadele ediyor. Kazananlar kadar kaybedenlerin de film konusu edilmesi gerekiyor. ‘Dangal’ı bir spor filmi olarak değerlendirdiğimizde ise konu edilen sporun futbol, basketbol ve beyzbol gibi popüler ve iyice ticari spor türlerinden biri olmaması olumlu. Yoksa bu, bir ölçüde sanatı geri planda bırakan ve tribünlere oynayan bir yapım olurdu. Bu üç spora yönelik ilgi nedeniyle bunları konu alan filmler nitelikli olsalar da olmasalar da çok izlenenler arasına giriyor. Film, bu kestirme ama sanattan taviz veren yola sapmamış.

‘Dangal’ın Hindistan’daki macerası, beklenmedik bir yöne kayıyor: Filmin gösterime girdiği sıralarda Amir Han, ülkedeki hoşgörüsüzlüğü eleştiriyor. Bu, Hindu milliyetçiler kaynaklı fiziksel şiddete ve lince varan tepkilere neden oluyor. O kesim, Han’ı vatan haini olarak görüyor. Bu nedenle filme yönelik geniş çaplı bir boykot çağrısı yapılıyor. Bu durum, Dangal’ın Hindistan’da en çok izlenen film olmasını engelleyemiyor. Amir Han’ın siyasal duruşu ve ödül törenlerine yönelik kayıtsızlığı, filme birçok ödülün esirgenmesine yol açıyor.

 

Baahubali 2: The Conclusion – 2017           

Yönetmen: S. S. Rajamouli

Oyuncular: Prabhas, Rana Daggubati, Anushka Shetty, Tamannaah, Sathyaraj, Ramya Krishnan, Nassar

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=G62HrubdD6o

 

Görsel etkileriyle öne çıkan, Telugu Tamil dilindeki, Orta Çağ Hindistan’ında geçen film, bir ‘taht oyunu’ ve intikam filmi. Baba yazmış, oğlu filme çekmiş. Filmde, iki kardeş, taht kavgasına girişir. Biri, ötekini öldürtür. Öldürülenin oğlu büyür ve amcasından intikam almak için işe koyulur. Konu, Hamlet’inkiyle çok yakın. Bu durum, esinlenmenin bile ötesine geçiyor. İkinci olarak, filmin esin kaynaklarından biri, ünlü Hint destanı Mahabharata. Mahabharata da taht kavgasını konu alıyordu. Öte yandan film, onun kadar derin anlamlı sayılmıyor. Ayrıca kötülerle iyiler, siyah beyaz karşıtlığında verilmiş. Kötülerin iyilik, iyilerinse kötülük yaptığı durumları görmüyoruz. Görüntüleri yer yer bir bilgisayar oyununa benziyor. Bol kanlı, bol savaşlı bir yapım.

 

Bajrangi Bhaijaan (Bajrangi Birader) – 2015       

Yönetmen: Kabir Khan

Oyuncular: Salman Khan, Harshaali Malhotra, Nawazuddin Siddiqui, Kareena Kapoor Khan

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=4nwAra0mz_Q

 

Hindi dilindeki film, Hindistan-Pakistan barışına katkı sağlayabilecek nitelikte. Bir Hindu dindar adam, 6 yaşındaki dilsiz Müslüman kızı Pakistan’a, ailesinin yanına götürecektir. Yolda maceralar yaşarlar. Ünlü bir Çin klasiğine benzetilen film (Batı’ya Yolculuk), birçok ödül almış durumda. Filmin hem anlatısı hem de bu anlatının ana kişiliklerinden olan Maymun Kral’ın Çin ve Hint kültüründe ortak olması, filmin Çin’de de çok izlenmesini sağladı. Dolayısıyla bu göndermeler bilinçli bile olabilir.

Annesi, dilsiz kızının dilinin açılması için Pakistan’dan kalkar, onu Hindistan’daki bir türbeye götürür. Kızcağız dönüş yolunda kaybolur. İyiliksever bir Hindu adama denk gelir. Onu memleketine göndermek için her yolu dener; ancak sonunda kızı kendisinin götürmesinden başka yolu kalmaz. Fakat işi zorlaştıran bir durum vardır: İkisinin de ne pasaportu ne vizesi vardır. Yasadışı yollardan giriş yapacaklardır. Girdikten sonra Hintli adamın başına gelmedik kalmaz. Casus sanılır, hapse atılır, hatta vurulur bile. Birçok maceradan sonra kız hem annesine hem de diline kavuşur. Dünya genelinde klasik bir anlatı geleneği vardır: Bir filmin başında başkişi ya da öne çıkan bir kişilik olarak bir konuşma ya da görme engelli varsa, filmin sonunda yüksek olasılıkla sağlıklarına kavuşurlar. Filmde de bunu görürüz.

Pakistan’la Hindistan’ın İngiliz sömürgecilerin çaktığı ilk kıvılcımla kanlı bıçaklı düşman olması gerçeği düşünüldüğünde filmin, barış inşası yolunda oldukça cesur bir adım attığı anlaşılır. Filmin bir bölümü, iki ülke arasında büyük çaplı çatışmalara yol açan Keşmir’de geçer. Film, Pakistan’da bir Hintliyi ve Hindistan’da bir Pakistanlıyı resmeder. Çin sinemasından ‘Monster Hunt’ filminde de gördüğümüz gibi, ‘Bajrangi Birader’in iletisi şudur: İki tarafta da iyi ve kötü insanlar var. İki taraftan iyi insanlar sayesinde barış gelecek. Ayrıca filmin halk tabiriyle (‘loser’ın karşılığı olarak) “bir baltaya sap olamamış” bir genci başkişi yapması, hem izleyici profili düşünülerek atılmış bir adım olabilir hem de barışın yukarıdan değil aşağıdan başlaması gerektiğine işaret ediyor olabilir.

 

Secret Superstar – 2017

Yönetmen: Advait Chandan

Oyuncular: Zaira Wasim, Meher Vij, Raj Arjun, Aamir Khan

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=J_yb8HORges

 

Hindi dilindeki film, bir Amir Han yapımı. Film, kadın hakları, kadın-erkek eşitliği ve ataerki gibi konuları işlediği için son dönem filmleri arasında ayrı bir yere konuluyor. Bu, ünlü bir şarkıcı olmak isteyen bir genç kızın büyüme öyküsü. Film, başkişinin kadın olduğu Hint filmleri arasında en çok izleneni ve Çin’de ‘Dangal’dan sonra en çok izlenen Hint filmi. Amir Han, Hindu milliyetçilerinin kızgın iddialarının tersine, ülkesinin ilerlemesinin kadın haklarından geçtiğini açık ve net bir biçimde gören ve bu görüşünü perdeye yansıtan gerçek bir Hint yurtseveri.

Filmin başkişisi, başlarda Hindistan’ın Müslüman bir ailesinden gelen 15 yaşında bir kız olarak karşımıza çıkar. Babası sürekli olarak annesini döver. Elbette, kızının şarkıcı olmasına izin vermeyecektir. Bu, ‘kötü yola düşmesi’ demektir. Bunun üzerine kız, tanınmamak için peçeli bir biçimde Youtube’da şarkı söyler ve büyük bir ilgi uyandırır. Yapımcılar peşinden koşar; onları reddecektir; ancak annesini bu berbat eşten kurtarabilmek, onun boşanmasını sağlamak için bunu bir çözüm yolu olarak görür. Fakat annesi ilk başta buna yanaşmaz. Aile babanın işi için başka bir şehre taşınacak, kızı da babası arkadaşının oğluyla evlendirecektir. Elbette kızın kendisine soran olmaz. Sonunda anne küplere biner ve boşanma belgelerini imzalar. Anne-kızın önünde yeni bir hayat açılır. Film, “annelere ve anneliğe” sözüyle son bulur. ‘Secret Superstar’, ‘Dangal’ için de olduğu gibi, Çin’de büyük ilgiyle izleniyor. Filmin ataerki eleştirisi, Çin için de anlamlı. Filmin özellikle Çinli kadın izleyicileri aile içi şiddete yönelik tavır konusunda etkilediği ileri sürülüyor. Film, Türkiye’de ilgi uyandırmıştı.

Amir Han, önadı Muhammed olan bir Hint Müslüman’ı. Geçtiğimiz yıllarda Hacı da oldu. Öte yandan eşi, Hindu. Hindistan’ın kendi içinde ve Hindistan ile Pakistan ve Çin arasında barış inşasında etkili olan bir isim. Kadın haklarına ilişkin filmleriyle öne çıkıyor. Bu filmde, klasik bir durum gözler önüne seriliyor: Kadınlar evde sürekli şiddete maruz kalırlar ama bir türlü boşanmazlar. Bunun çokça nedeni vardır: “Çocuklar babasız kalmasın”; “maddi gelirimiz yok, sersefil kalırız, sokağa düşeriz”; “boşanmış kadına kötü gözle bakarlar” vb. Oysa öyle kötü babalar vardır ki çocukları evliliğin bitmesiyle değil sürmesiyle sersefil ederler. Filmde anne, kızına olan inancıyla evliliğe son noktayı koyar. Oysa şiddet mağduru kadınlar arasında çok azı bunu yapabiliyor. Film, bu ve benzeri açılardan yorumlanmaya ve tartışılmaya açık.

Öte yandan, işin sınıfsal boyutuna baktığımızda film, bireysel kurtuluşu yüceltiyor. Oysa hak arama mücadelesi, bir araya gelişleri ve toplu halde ayağa kalkmayı gerektiriyor. Filmde, eğlence endüstrisi bir kurtuluş kapısı gibi gösteriliyor. Oysa o kapıya varmak için nice genç kız mağdur edildi/ediliyor. Dolayısıyla filmin kadın hakları duyarlılığı oldukça yerinde; fakat çözümün, eğlence endüstrisinin ötesinde toplumsal bilince doğru yol alması daha doğru olurdu. Bu sorun, bu filme özgü de değil; birçok Yeşilçam filminde, kolay yoldan ünlü olup sınıf atlama yüceltiliyor. Oysa yaşadığımız toplum, herkese başarı vaat etmekle birlikte, herkese sınıf atlatmıyor.

Son olarak şuna da dikkat çekelim: Amir Han, filmlerinde eleştiri oklarını sürekli olarak kendi ülkesine yöneltir, doğru da yapar. Bir sonraki filmde görüleceği gibi, sık sık Hindulardaki batıl inançları ve çağın gerisinde kalmış gelenekleri hedef alır. Ancak Müslümanlık adı kullanılarak ortaya çıkan bağnazlık ve geri kalmışlığı da yüceltmez. ‘Secret Superstar’da, Hint Müslüman aile yapısının eleştirildiğini görürüz. Ona göre, Hinduluğun da Hint Müslümanlığının da demokratlaşması gerekir. Bu, aynı ülkede, birlikte barış içinde yaşamanın güvencesi olacaktır.

 

PK – 2014      

Yönetmen: Rajkumar Hirani

Oyuncular: Aamir Khan, Anushka Sharma, Sanjay Dutt, Sushant Singh Rajput, Boman Irani, Saurabh Shukla

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=SOXWc32k4zA

 

Hindi dilindeki filmde, başrolde Amir Han var. Hindistan’daki dinsel dogmaları ve batıl inançları sorgulayan cesur bir film. İnsan görünümlü bir uzaylı, dünyaya, Hindistan’a gelir ve olaylar gelişir. Başarılı bir taşlama.

Uzaylının geldiği uygarlıkta dil de insan isimleri de yoktur. El sıkışarak iletişim kurarlar, birbirlerine düşünce aktarırlar. ‘PK’ adını benimser çünkü halk onun garip davranışlarına bakarak onu sarhoş sanır. PK, yerel dildeki ‘sarhoş’ sözcüğünden türetmedir. Yolu, Pakistanlı bir Müslüman’la evlenecekken son anda vazgeçen Hindu bir kadınla kesişir. Kadın, PK’ye çalınan uzaktan kumandasını bulmasında yardımcı olacaktır. Uzay mekiğini çalıştıran uzaktan kumandası olmadan evine dönemeyecektir.

Halk, ona bir tek Tanrı’nın yardımcı olabileceğini söyler. PK bunun üzerine, Tanrı’nın, telsizini geri vermesi için Hint dinlerinden Hıristiyanlığa ve Müslümanlığa kadar her yolu dener. Kumandasını çalan, bir Hindu tarikat lideridir. Hatta kumanda üstünden de yeni müritler ve maddi kaynaklar kazanmaktadır. Bu nedenle kumandayı geri vermez; onun yerine müritlerini ikilinin (PK ve Hindu kadın) üstüne gönderir. Tarikat liderinin sahtekâr olduğu anlaşılır ama elbette müritler buna bir türlü ikna olmayacaktır. Bu liderin kadının son anda evlilikten caymasında da parmağı olduğu anlaşılır. Kendisi sahtekârdır ama Müslümanların sahtekâr olduğunu ileri sürer. Yine film, izleyicilere mutlu bir son bahşeder. Kötüler cezasını bulur, âşıklar kavuşur, evli evine köylü köyüne gider.

Film, görüldüğü gibi çok hassas konulara girmiş. Hindistan’da her yıl çok sayıda insan, din çatışmasında öl(dürül)üyor. Film, çekim aşamasında bile dindar Hindular tarafından büyük tepkiyle karşılanıyor. Film gösterime girdikten sonra Hinduları kötü gösterdiği ileri sürülerek yasaklanması için büyük kampanyalar düzenliyor. İş, bir kez daha fiziksel şiddete ve lince kadar varıyor. Başka bölgelerde ise kimi ileri görüşlü Hindu siyasetçiler, filmin eleştirisinin Hindulara yönelik değil her dinde olabilecek batıl inançlara ve putperestliğe yönelik olduğunu ileri sürerek, filmi yasaklamak yerine, ona destek sağlıyorlar.

 

2.0 – 2018

Yönetmen: S. Shankar

Oyuncular: Rajinikanth, Akshay Kumar, Amy Jackson, Sudhanshu Pandey

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=_qOl_7qfPOM

 

Tamil dilindeki film, bir vurdulu kırdılı bilim-kurgu yapıtı. Hurdaya çıkarılıp sonra yeniden canlanan insansı bir robot ve nesli tükenen kuşların intikamını alma hissiyle dolu bir kuşbilimcinin filmi. Hint sinema tarihinde gelmiş geçmiş en pahalı yapım. Ayrıca tümüyle Hindistan’da çekilmiş ilk üç boyutlu (3D) film.

Filmde tüm cep telefonları kuş gibi kanatlanıp uçuyor ve uçuşları ölümcül oluyor. (Voltran misali) Birleşip devasa bir kuş oluşturuyorlar. Onu durdurması için daha önce bir insanın ölümüne neden olup ıskartaya çıkarılmış olan robot yeniden etkinleştiriliyor. Bu, baz istasyonlarının yaydığı sinyaller nedeniyle kuşların ölümüne içerleyen kuşbilimcinin öç alma yoludur. Filmin iletisi, “canlıları koruyalım ve cep telefonlarını daha az kullanalım” biçiminde. İlginç bir yapım, ancak filmde çokça bilim-kurgu klişesi de var.

 

Baahubali: The Beginning – 2015   

Yönetmen: S. S. Rajamouli

Oyuncular: Prabhas, Rana Daggubati, Tamannaah, Anushka Shetty, Ramya Krishnan, Sathyaraj, Nassar

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=sOEg_YZQsTI

 

Telugu Tamil dilindeki film, yukarıda andığımız aynı adlı filmin ilk bölümü. Aynı biçimde, Orta Çağ Hindistanı’nda geçiyor. Bir kraliçeyi kurtarma öyküsü. Filmde “meğer tahtın varisi de benmişim” uyanışı var. Aynı biçimde, öykü, babadan; filme çekmesi, oğlundan. En pahalı yapımlardan. Bir kadın boğulmadan önce bebeğini köylüler kurtarır. Burası, Musa anlatısına benziyor. Sonra büyüyecek ve hesap soracaktır. Filmde kullanılmak üzere uydurma bir dil geliştirilir. Bu, bir Hint filmi için bir ilk. Öte yandan film, Hint kast düzeninde en alttaki ezilen tabaka olan Dalitlere yönelik aşağılayıcı sözler içeriyor; bu nedenle Dalit hareketi tarafından protesto edildi, bir gösterimi eylemciler tarafından engellendi. Filmin eşkonuşma (diyalog) yazarı, bunun için Dalitlerden resmi olarak özür diledi.

 

Sultan – 2016 

Yönetmen: Ali Abbas Zafar

Oyuncular: Salman Khan, Anushka Sharma, Randeep Hooda, Amit Sadh

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=wPxqcq6Byq0

 

Hindi dilindeki film, bir erkek güreşçinin öyküsü (gerçek yaşama dayanmıyor). Başkişi, güreşi bırakmıştır. Geçmişe gider, nedenini öğreniriz: Bir güreş hocasının güreşçi kızına âşık olur, onun gönlünü kazanmak için çok çalışıp başarıdan başarıya koşar. Sonunda evlenirler ve ikisi de uluslararası olimpik oyuncular olurlar. Eşi, gebe kalır ve çocuğu için sporu bırakır. Erkek ise kazandıkça daha da kendini beğenmişleşmeye başlar, gazeteci tokatlar. Son maçı, Türkiye’dedir. O maçı da kazanır; fakat döndüğünde çocuğunun öldüğü haberini alır. Baba, maça gitmeyip ülkesinde kalsaydı oğlu, babasından gelecek kan nakliyle hayata dönecekti. Çocuk, babası yanında olmadığı için ölmüştür. Eşi onu terk eder. Yapayalnız kalır ve oğlunun adına bir kan bankası oluşturmaya başlar. Bunun için güreşe geri döner. Ödülü bankayı fonlamak için kullanacaktır. Son maçtan önce sakatlanır, durumu duyup gelen eşinin desteğiyle final maçını da sakat sakat kazanır.

Duygusal bir yapım. Film, izleyicilere mutlu son bahşediyor. En çok izlenen diğer Hint filmlerine göre fazlasıyla bireysel, bu yönüyle zayıf bir film. Filmin yüksek izlenme oranı ise daha önce belirttiğimiz gibi, spor ve aile draması formülünden ileri geliyor. ‘Dangal’a benzer bir biçimde işlenebilecek kadın güreşçi izleği, tümüyle aile dramasının gölgesinde kalmış.

 

Sanju – 2018

Yönetmen: Rajkumar Hirani

Oyuncular: Ranbir Kapoor, Paresh Rawal, Vicky Kaushal, Manisha Koirala, Dia Mirza, Sonam Kapoor, Anushka Sharma, Jim Sarbh

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=1J76wN0TPI4

 

Hindi dilindeki film, bir Bollywood yıldızının gerçek yaşam öyküsü. Uyuşturucu ve alkol bağımlısı olur, bombalı saldırının faili olduğu iddiasıyla hapis yatar, sonra suçsuz olduğu anlaşılacaktır. İnişli çıkışlı bir yaşam. Kimileri bu film, Hindistan sinemasının en iyi filmlerinden biri olarak görüyor; fakat öne çıkan, kayda değer bir özelliği olan bir yapım izlenimi bırakmıyor.

 

Padmaavat – 2018

Yönetmen: Sanjay Leela Bhansali

Oyuncular: Deepika Padukone, Shahid Kapoor, Ranveer Singh

Tanıtım Videosu: https://www.youtube.com/watch?v=X_5_BLt76c0

 

Bir şiirden film çıkar mı? Hindi dilindeki film aynen böyle bir film. Tarihsel bir dönemde geçen filmde, kraliçenin güzelliğini duyan komşu ülke hükümdarı onu almak için ülkeye saldırır. (Evet, kadınları ‘mal’ olarak gören ataerkil bir yapım.) Hindistan sinemasının en pahalı yapımlarından olan film, hem kadınları aşağılayan ataerkil bir anlatı olması hem de Müslümanları olumsuz kalıpyargılarla ilişkilendirmesi dolayısıyla büyük tepkilere yol açtı. Aslında film, bir yandan, Hindu milliyetçiliğinin düş dünyasını anlamak için birebir ve Amir Han filmleri ve benzeri yapımlarla, iletisi ve dünya görüşü açısından taban tabana zıt bir durumda. Ayrıca filmin sonunda, kadınların toplu intiharı bir erdem gibi sunuluyor.

Öte yandan, film ilginç bir biçimde, Hindu milliyetçilerinden de Hint tarihini çarpıttığı iddiasıyla tepki gördü. İki taraf da filmin yasaklanmasını istedi ve hatta sete saldırılar oldu. Kimi bölgelerde öfkeli kalabalıklar ayaklanıp araba yaktı. Oyuncular ölüm tehditleri aldılar. Film, görüldüğü gibi kimseye yaranamadı. Ancak elbette, reklamın iyisi kötüsü olmaz. Bu kadar tepki, merak da uyandırıyor. Mahkeme, yasak talebini dikkate almayarak, filmin ifade özgürlüğü sınırları içinde olduğunu açıkladı. Padmaavat, Malezya’da ise yasaklı. Çeşitli eleştirmenler, filmin görsel etkiler gibi teknik konularda başarılı olmakla birlikte, içerikte, önyargı, kalıpyargı ve basmakalıplarla dolu olduğunu düşünerek en çok izlenen filmler arasına girmeyi hak etmediğini düşünüyor.

Prof. Dr. Ulaş Başar GEZGİN

ulasbasar@gmail.com

Twitter: ProfUlas

Cevap Yazın