Tezgah Çok Büyük..!

Gezi olaylarının finansörü ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün bugünkü başkanı olan A. Koç, Türkiye’nin sayılı zenginlerinden olmasına rağmen ve Fenerbahçe Spor Kulübü’nün hiçbir şekilde paraya ihtiyacı olmamasına rağmen 4 Nisan tarihinde “Fener Ol” projesi adı altında yeni bir proje başlatarak, sözde Fenerbahçe Spor kulübü için yardım kampanyası başlattı.. Kampanyaya katılmak isteyen taraftarlar için bazı banka şubeleri ile anlaşıldı.. Şimdi buraya dikkat… Bu projede A. Koç’un EFT/Havale işlemleri için anlaştığı bankalar Denizbank, Yapı Kredi Bankası, Türkiye İş Bankası, Garanti Bankası, Akbank.. Bu bankaların ismi size herhangi bir çağrışım yaptı mı bilmiyorum ama… Bu devletin spor kulübüne yardım toplamak için anlaşılan bankaların arasında bir tane bile devlet bankasının olmaması bana İlginç geldi…? A. Koç, bu kampanyanın içine hiçbir şekilde devletle alakalı bir kurumu dahil etmiyor… Ne maksatla böyle yapıyor .. Bu bilinmez ama.. Ne kadar para girdisi çıktısı olduğunu devletin bilmesini istemiyor olabilir… Peki yardım kampanyası sadece bankalar üzerinden mi gerçekleştiriliyor… Tabii ki hayır… SMS’le kampanyaya katılacak taraftarlar ise “FENEROL” yazıp 1907’ye mesaj atmaları durumunda kısa mesajla kulübe 20 TL katkıda bulunuyor… Yani anlayacağınız bu kampanya devasa büyüklükte bir kampanya… Kampanya neticesinde 2 gün öncesine kadar toplanmış olan rakamın 15 milyon euro… Dolar bazında ise 17 milyon dolar olduğu belirtilmişti.. Kampanyanın ismine dikkat.. WİN-WİN.. yani KAZAN-KAZAN kampanyası… İyi de bu kampanyanın kazananı kim olacak, kaybedeni kim olacak?.. Şimdi yazacaklarımdan sonra bunu daha iyi anlayacaksınız.. Hatırlarsanız 2013 yılında gerçekleştirilen Gezi Olayları’nın finansörünün Ali Koç olduğu ortaya çıkmıştı.. Bu saatten sonra devlet Ali Koç’un tüm hesap girdi ve çıktılarını kontrol altına aldı… Hatta hatta ne kadar doğru ne kadar yanlış bunu bilmiyorum ama bankalardaki paralarına ihtiyati tebdil kararı getirildiğini duymuştum.. Yani Ali Koç, bu saatten sonra kendi banka hesaplarından herhangi bir provokasyon tezgahlamaya kalktığında, devlet bunu direkt olarak görebilecek.. Bu sebeple gezi ve benzeri türü provokasyonlar gerçekleştirebilmek için kendi hesabından para harcayamıyor.. “Gelin hep beraber hükümete karşı ayaklanmak için bir provokasyon hazırlığı yapalım… Benim hesaplarım gözetim altında… Böyle bir provokasyon için para harcayamıyorum… Gelin hep beraber bu işe bir el atalım ve kendi aramızda para toplayalım” diye açıkça bir çağrıda yapamadığı için, bunu bir kurum veya kuruluş üzerinden gerçekleştirmesi gerekiyor.. Fenerbahçe bu olay için biçilmiş kaftan… Fenerbahçe gibi büyük bir taraftar grubuna sahip olan Spor Kulübü’nün başkanı olmanın avantajlarını kullanmaya çalışan Ali Koç, Fenerol adı altında bir kampanya başlattığında, bu hiç kimsenin gözüne batmayacaktı… Ve nitekim Ali Koç da öyle yaptı… ve Kampanyayı başlattı.. Kampanyayı başlattı başlatmasınada..Kampanyayı duyurmak ve büyük kitlelere yaymak adına kendisine reklam aracı lazımdı.. Ve bilin bakalım Ali Koç’un imdadına hangi medya patronu yetişti.. Bozacının şahidi kim olur, şıracı olur… Peki bu isim olsa olsa kim olur… Tabii ki Acun Ilıcalı olur… Şimdi buraya dikkat… Bundan bir hafta önce Acun Ilıcalı, Ali Koç ile görüşerek bu kampanyaya destek vermek istediğini belirtti… Cem Yılmaz’da, bu projede Ali Koç’a destek olmak istediğini belirtince, bu üçlü dün akşam Acun Ilıcalı’nın sahibi olduğu TV8 kanalında düğmeye bastı.. Canlı yayınlanan program esnasında.. Çok çok fahiş fiyatlara, 45000 tane Fenerbahçe forması satıldı.. Şimdi buradan geçmişe bir atıfta bulunmak istiyorum… Hatırlarsanız, Gezi olayları başladığı gün Mehmet Ali Alabora adlı medyatik şempanze ” anlayın işte anlayın ya… Mesele çiçek böcek değil…. Hepiniz Gezi Parkı’nda toplanın” diye bir tweet atmış… Durumdan vazife çıkartan… ve asıl olayın ağaç çiçek böcek olmadığını… Meselenin hükümeti yıkmak için bir provokasyon hareketi olduğunu anlayan herkes Gezi Parkı’nda toplanmıştı.. İşte dün gece de Acun’un Fenerbahçe’ye destek adı altında düzenlediği program, böyle bir programdı… Durumdan kendine vazife çıkaran ne kadar zengin, devlet karşıtı insan varsa, bu programa katılmıştı… Programda canlı yayına katılarak, bağışta bulunan şirketlere göz attığımızda, hep o malum zümrenin sahip olduğu şirketler olduğunu gördük… Bunlar arasında Eczacıbaşı, Kiğılı gibi şirketler, benim ilk aklıma gelen şirketler… Bu programa katılıp bağışta bulunan şirketlerin, vakıfların, derneklerin ve sanatçıların isimleri mutlaka not edilmeli… Çünkü canlı yayına katılan tüm işadamlarının sanatçıların ve derneklerin devlet karşıtı olması benim gözümden kaçmadı.. Eminim ki devletimizin ve Fenerbahçe taraftarının gözünden de kaçmayacaktır.. Bu söyleyeceklerimi not edin bir kenara..Fenerbahçe adına toplanan paralar gelecek günlerde kaos için kullanılacak… Ben buradan tüm gönlü güzel Fenerbahçe taraftarlarına sesleniyorum.. Takımınızın hiçbir şekilde paraya ihtiyacı yoktur… Sizden toplanılacak olan paralar, sizin devletinize ve geleceğinize namlu olarak dönecek… Acun’un dün akşam yayınladığı o canlı yayını ve bu akşam yayınlayacağı canlı yayını mutlaka izleyin ve orada ismi geçen şirketlerin derneklerin sanatçıların vakıfların ve şahısların isimlerini hafızanıza kazıyın.. Bu isimler durumdan vazife çıkarıp Fenerbahçe’yi kullanarak kaosa para yatıran isimlerdir.. Bu isimleri unutmayın… Ayrıca buradan devletime sesleniyorum fenerol kampanyası bünyesinde toplanan paraların nerelere harcanacağı konusunda mutlaka ve mutlaka bir Teftiş Kurulu oluşturulmalı ve o paraların nerelere harcanacağı iyi gözlenlenmeli… Diyeceklerim bu kadar…

Şenay Tek

Cevap Yazın