Manzaranın Tamamına Baktığımızda

ABD Başkanı Donald Trump’ın Golan Tepeleri’nde İsrail hâkimiyetini kabul etmesi, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanınması, Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının uluslararası hukuka aykırı şekilde Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), Mısır ve İsrail dörtlüsü tarafından yağmalanmasına imkân tanınması, Türkiye’nin silah alımlarıyla eş zamanlı olarak gelişen konulardır. Geriye çekilip bölgesel gelişmelerle manzaranın tamamına baktığımızda, Beyaz Saray’daki ulusal güvenlik ekibi eliyle ABD dış politikasına hâkim olan Evanjelik-Neocon örgütlenmesinin ürettiği strateji zincirinin birbirine bağlı halkaları ile karşı karşıya olduğumuz izlenimini güçlendiriyor.

Teknik özellikleri itibarıyla “uçan bir akıllı telefon” olarak niteleyebileceğimiz F-35 uçakları şu anda ABD, İsrail, İtalya, İngiltere, Norveç, Güney Kore ve Japonya tarafından kullanılıyor. Üretici Lockheed Martin, F-35’i Singapur, Yunanistan, Romanya ve Polonya’ya satmak için de zemin arayışlarını sürdürüyor. Akıllı telefon misali, üreticisi Lockheed Martin tarafından sürekli olarak ABD’deki merkezden güncellenen bu yeni nesil savaş uçaklarının bir başka özelliği ise tüm uçuş tecrübelerini, pilotlarının kabiliyetlerini ve uçuşlar sırasında elde ettiği verileri üretici firmaya aktarabiliyor olması.

Ulusal güvenliğini dert edinen F-35 kullanıcısı bir ülke, bu güncelleme ve bilgi aktarım sistemini kapatabilir. Ancak aynı akıllı telefonunuzda olduğu gibi, güncellemeleri yapmadığınız zaman nasıl telefonunuzun performansı düşüyorsa, F-35’leri de kullanamayacak hale gelmeniz mümkün.

Geniş bir F-35 filosuna sahip olan İtalya’nın, kendisine özgü bir yazılım geliştirilmesi talebi de Lockheed Martin firmasının oyalama taktikleri yüzünden hayata geçmiş değil. Teknolojik olarak bu denli bağımlı bir savaş cihazı söz konusuyken, güvenlik konusunda ABD’den çok Türkiye’nin endişe ve şüphe duyması herhalde daha doğal olacaktır.

Buna rağmen, FETÖ-Rum-Ermeni ve İsrail lobilerinin hâkimiyetindeki ABD Kongresi, Mart ayında el yükseltti. F-35 savaş uçaklarının Türkiye’ye teslim edilmemesi için iki Demokrat ve iki Cumhuriyetçi senatör tarafından bir yasa tasarısı hazırlandı. 29 Mart’taki bu tehdit salvosunu, Türkiye’nin F-35 uçaklarını konuşlandıracağı Malatya’daki üs için gerekli malzemelerin sevkiyatının durdurulduğu haberleri takip etti.

Mehmet Ayfer Kancı

Cevap Yazın