İşsizliği Önlemede Mutabakat Şart!

TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi toplantısı, reform başlığı altında önemli mesajların verildiği bir buluşma oldu. Konsey, sürdürülebilir kalkınma konusunda şifreler de verdi… “Hedefimiz, güçlü ekonomi ve küresel rekabet gücü yüksek bir Türkiye…

Odak konularımız iş ve yatırım ortamı, teknoloji, eğitim, sosyal ilerleme, demokrasi… Özetle sürdürülebilir kalkınma” denildi.

Sürdürülebilir kalkınma için dünya ile entegrasyon, makroekonomik istikrar, güçlü kurumlar, hukukun üstünlüğü, yüksek demokratik standartlar bir bir sıralandı. Hükümetin ve iş dünyasının yatırım, üretim, istihdam, verimlilik ve dijital dönüşümde sorumlulukları olduğu hatırlatıldı.

Toplantıda son şifre İstanbul seçimleri oldu. Zirâ ülkemizin şu anda en fazla ihtiyaç duyduğu; kenetlenmenin, birlik ve beraberliğin yanında 23 Haziran İstanbul seçimlerinden sonra tamamen ekonomiye odaklanmanın olmazsa olmazlığı gündeme taşındı.

***

Evet, TÜSİAD 700’e yakın üyesi ve yaklaşık 4 bin 500 şirketi temsil eden bir sivil toplum kuruluşu örgütü. Kamu ve tarım hariç kayıtlı istihdamın yüzde 50’sini sağlıyor. Dış ticaretin yüzde 85’ini de TÜSİAD üyeleri gerçekleştiriyor. Elbette büyük bir kurumsal yapıya sahip bu grubun hükümetin ekonomik programına destek vermesi ciddi önemsenecek durum.

Türkiye’nin yatırıma, üretime, istihdama ve ihracata büyük ihtiyacı var. Ama öncelikle fikirde, işte, faaliyette işbirliği lâzım. “Gelin tanış olalım… İşi kolay kılalım…” denilen nokta da burası. Ancak bu noktaya ulaşmak için de yine yapısal reformlara ihtiyaç var… Hem de yapısal zihinsel bir dönüşüme… Hedef demokrasi, hukuk ve refah ise bunun anahtarı; umumi katılımcı bir anlayış ve ruh.

İşte TÜSİAD’ın Başkanı da bugünün ekonomi diliyle aynı şeyleri söylemeye çabalıyor ve şöyle diyor: “Bu güveni sağlamak için dış borcu azaltacak, bankaların bilançolarını rahatlatacak, aynı zamanda yapısal dönüşüm adımları içinde yer alan önlemlerin süratle hayata geçirilmesine ihtiyaç duyuyoruz…”

***

Bugün işsizlikten, yatırımsızlıktan, verimsizlikten, bütçe ve cari açıktan bahsediyorsak bunun en büyük sebebi elele verememek… Birbirimizin dilinden anlamıyoruz mu nedir, sürekli bir bâdirenin ve bereketsizliğin içinde ağız tadımızı bulamıyoruz.

Son işsizlik rakamlarını görünce dünkü YİK toplantısında söylenenlerin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anladım. İstihdamda yüzde 50’lik bir paya sahip TÜSİAD’ın işsizlik sorununu çözmede de ne kadar etkin olabileceğini hiç düşünen oldu mu?

“Her işletme en az 1, gücü nispetinde 3 veya 5 işsizi istihdam etsin” diye sürekli KOBİ’lere yükleniyoruz. Onlar da son noktaya geldiler… Bu zamana kadar gerçekleştirilen istihdam kampanyalarında başarı sağlanmadı değil. 2,5 milyonluk istihdam kampanyası da inşallah bu yıl başarıya ulaşır. 2019 yılında 2,5 milyon işsizimiz daha işine kavuşur, evine aş götürür.

Dert toplumsal mutabakat ise TÜSİAD’a da gidip istihdam için neler yapılması gerektiği konusu masaya yatırılmalı, derim.

***

Kampanyalarla veya verilen teşviklerle sorun nereye kadar halledilebilir? Problemin tamamen gündemden çıkarılması için daha farklı uygulamalar yapılabilir mi? Örneğin teşvikler karmaşasından daha sade bir destek modeline geçmek sorunda ne kadar etkili olur? İşte iş dünyasıyla oturup konuşarak çözülmesi gereken ana meseleler bunlar.

Yüzde 14,7’ye çıkmış bir işsizlik oranı ve 4,7 milyon kişiye ulaşmış bir işsiz ordusu ile karşı karşıyayız. Yılda işgücüne de 700 bin kişi katılıyor. Her yıl en az 1 milyon kişiyi işe kavuşturamıyorsak, bu işgücü büyümesinin altında kalabiliriz. Çünkü işsizlik oranları büyürken giderek istihdam edilenlerin oranı da azalıyor. Meselâ son rakamlarda istihdamda 858 bin kişilik bir azalmadan bahsediliyor. Geçen yıl Mart ayından bu yana 1 milyon 259 bin kişi işsizler ordusuna katılmış. Genç işsizlik oranını buraya yazmaya bile korkuyorum. Yüzde 26,7… Tarım dışında genç işsizlik ise yüzde 16,8… 15-64 yaş arası grubunda işsizlik oranı yüzde 15.

Evet, dünkü TÜSİAD toplantısı işsizlik meselesine de çözüm yollu yaklaştı. TÜSİAD Başkanı’nın bu konuda geçmişteki bir sözünü hatırlıyorum… “Kayıt dışı ekonomi ile mücadele etkili şekilde sürmeli, kuralsız ve güvencesiz çalışmanın önüne geçilmeli…”

İşin özeti; kayıt dışı ekonomi veya kayıt dışı istihdamla etkin ve yapısal mücadele edilmediği sürece işsizlik rakamları devamlı tehlikeli bölgede kalacak.

Tek sevindiğimiz nokta, tabi bunu öncü göstergelerden anlıyoruz; teşvik veya kampanyalar sayesinde büyüyen işsizlik oranının baskılanması. İnşallah yaz aylarıyla birlikte en azından işsizlikteki artış durur!

Sedat YILMAZ/analizgazetesi.com.tr

Cevap Yazın