Hoşgeldin Kutlu Misafir

Ramazanı, en iyi sokaklar anlatır… İftar öncesi tatlı koşuşturmaları, elinde ekmekle eve giden insanların saatlerine sık sık bakışlarını… Çocukların öğleye kadar tuttukları oruç heyecanını anlatır ve yaşatır size mahalle araları. Yaşlıların, kulaklarının kapıda gözlerinin pencerede olduğunu, o bilir. Bir sokak en iyi anlayandır Ramazanı.
Nihayetinde, bir yenisine daha kavuştuk. Sokağımız da sevindi tabi. On bir ayın sultanını evimize de gönlümüze de misafir etmeye hazırlandık. Kendimizi sınadık, nefsimizden arındık. Akşamın olmasını dört gözle beklemeye koyulduk. Sahurun sevabından nasiplenmeye niyet ettik. İftar sofralarımızı süslerken, mahrum olanları anlamaya yer bildik. Güzel dualar sayesinde şenlendik, neşelendik.
Ve bir yenisine daha kavuştuk çok şükür. Nedir, bu güzelliği bize sunan? Nedir Ramazan?

Ezan sesini can kulağıyla beklemenin adıdır Ramazan. Paylaşmaktır, sabırdır, sofra önündeyken yemeden bekleyebilmektir… Kur’an’dır, İslam’dır, Müslümana yakışır yaşamaktır Ramazan. Açın halinden anlamak, yardımlaşmak, nimetlerin şükrüne varmak, sevap kapılarını aralamaktır Ramazan.
Nasıl yaşanır ki hakkıyla Ramazan?
Önceki Ramazanların bir başka olduğunu çoğumuz bilirdik veya duyardık büyüklerden… Anlatılmaz yaşanır türden bir huzur yolculuğudur, iftar öncesinden sahura giden… Hal böyle olunca, çocuklarımızı da mahrum bırakmamalıyız o eski lezzetlerden. Onlara da bu manevi iklimi sunmak için, elimizden geleni yapmaktır bize düşen. Anlatmakla kalmayıp, yaşatmak gerekir; her iftarı, her sahuru, her teravih namazını… Her mahalle başında ezan bekleyişlerini… Hiç bir sokağı gözü yaşlı bırakmadan… Çünkü o, çok sever ayların en hayırlısını.
‘Tok açın halinden anlamaz.’ demiş ya atalarımız. Açlığı yaşarsak, aç olan kardeşlerimizi daha iyi anlarız elbet. Bereket ayında, midemizin de dinlenmesini oruçla sağlarken; manen olduğu gibi şifa da bulur bedenler… Dostlarımızla şenlendireceğimiz İftar sofralarının güzelliği, ayrıca yaşamaya değer. Oruç tutan insanlara hizmet etmekse, bir başka güzel. Her yönüyle nasiplenelim inşallah, Ramazan-ı Şerif’ten.

Bayramlıklarımızı giymek için sabırsızlanırdık hep… Şimdi muhtaç çocukları giydirerek onların sevinçlerine ortak olmakla da, içimizdeki o sevinci taze tutmak elimizde. Öyle büyük mağfiret ayı ki Ramazan; her adım, her kapı, her nefes sevap kazanmaya bir vesile. Büyüklerimizi ziyaret edip, kendi yaşlılığımızı düşmek… Bir kardeşine dua etmek… Dilini gıybetten, elini haramdan, kalbini riyadan korumak…
Ramazan ayı hoşnut tutulmazsa, her şey üzülür… Sokaklar üzülür yoksa; kimse anlamasın diye ağladığını yağmurla birlikte gözyaşı döker. Çünkü bir sokak çok iyi bilir Ramazanın kıymetini. Gece olunca derin bir uykuya dalar… Sahurun olmasını bekler. Davulcunun manisiyle uyanır, evlerden yanan lambalar, onun gözleridir. Evlerin sessiz sevinçlerini, sok…

Hacı Arıcı

Cevap Yazın