Gül ve Davudoğlu neden CHP’ diliyle konuşuyor.?
Neden hayatları boyunca kendilerini aşağılayan Kemalist zümrenin değirmenine su taşımak için sıraya girdiler.?
Bir çok nedeni olabilir elbet,ama ben bir tanesine dikkat çekmek istiyorum HASET.
Haset öyle bir marazdır ki,müslümanın bütün iyiliklerini yer bitirir.
Yakup Aleyhisselam’ın çocukları hepside Müslümandılar,iman ehli idiler,buna rağmen suçsuz masum bir çocuk olan kardeşleri Yusuf’un canına kast ettiler.
Onları yoldan çıkaran,cinayet işleyecek kadar gözlerini döndüren,kendi kardeşleri olan küçücük bir çocuğun canına kast edecek kadar gaddarlaştıran şey HASET idi.
Bu milletin kahir ekseriyeti Gül ve Davudoğlu’nun kim olduğunu bilmiyordu.
Erdoğanın sıradışı liderliği,İstanbul belediyesindeki muhteşem başarısı onu Türkiye’de tanınır bilinir ve sevilir hale getirdi.
Erdoğan’ın partisinde ve onun gölgesinde milletin ona olan sevgisi ve güveni sayesinde serpildiler,önemli makamlara geldiler.
Makamları büyüdükçe enaniyetleri de büyüdü,egoları şişti,kendilerini olduklarından çok farklı görmeye başladılar.
Liderliğin Allah vergisi bir meziyet olduğunu unutup,kendilerini liderlik sevdasına kaptırdılar.
Evet bazı kabiliyetleri,becerileri var.
Fakat bunlar liderlik için gerekli ama yeterli değil.
Liderliğin olmazsa olmaz şartı cesaret ve kararlılıktır.
Baskı altında hızlı düşünüp,doğru kararlar alabilme yeteneği olmalı lider olacak şahısta.
Baskılar ne kadar artarsa atsın ,tehlike ne kadar büyük olursa olsun korkmamak lideri lider yapan en önemli vasıfların başında gelir.
Korkak kimseler aldıkları doğru kararların arkasında duramazlar.
Baskı ve tehdit karşısında,kararlarını esnetmeye,gevşetmeye başlarlar.
Bunu da korktukları için değil,”akılcı siyaset” için yaptıklarını söyler,sonunda düşmanın istediği kıvama gelirler.
Nizamül Mülk muhteşem bir vezirdi,lakin hiç bir zaman Alpaslan’ın yerinde olmayı istemedi.
Zira o ilmi ve irfanıyla egosunu kontrol etmeyi becerebilen,nefsinin azgın isteklerine gem vurabilen kemalat sahibi bir zattı.
Kendi özelliklerini ve yerini de, liderin özelliklerini ve yerini de iyi biliyordu.
Oysa bizimkiler hem korkularının esiri olabilecek derecede ödlek,hemde egoları ve dalkavuklar tarafından yönlendirilebilecek kadar “nefs terbiyesinden” mahrumlar.
Öyle olunca kendilerine atfettikleri değer ve Erdoğana duydukları HASET onları olmadık yerlere savurdu.
Haset deyip geçmeyin,Müslümanı helake götürecek çok kötü bir hastalıktır.
Rabbimizin ayetleri ve Peygamber efendimizin hadisleri Hasedin tehlikesine dikkatimizi çeker.
“De ki ben ağaran sabahın Rabbine sığınırım,yarattığı şeylerin şerrinden,karanlığı çöktüğü vakit gecenin şerrinden,düğümlere üfleyen büyücülerin şerrinden ve HASET ETTİĞİ ZAMAN HASETÇİNİN ŞERRİNDEN”(Felak suresi 1-5 Ayetler.)
“Hasetten kaçının,Çünkü o ateşin odunu yiyip tükettiği gibi,bütün hayırları yer tüketir.” (Ebu Davud)
Allah cümlemizi hasetçi olmaktan korusun ve Erdoğanı hasetçilerin şerrinden muhafaza eylesin.
Fahri Kopar

Cevap Yazın