Erdoğan’ı Devirip, Sevr Masası Mı Kuracaksınız?

Şirin Payzın ve HDP Milletvekili Ahmet Şık’ın ibretlik röportajını izlemeyen yoktur. Ahmet Şık, çözüm sürecine dair soruyu yanıtlarken “O masa yeniden kurulacak ama Erdoğan ile değil. Çok kısa süre sonra var olacak olan Erdoğan sonrası iktidar bloğu ile o masa tekrar kurulacak” diyor.

Tabii, “Çok kısa süre sonra” Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ne olacağını bilmiyoruz! Erdoğan’a ne olacak, buharlaşacak mı? Ülkenin cumhurbaşkanı devrilecek mi, yok mu olacak? Evet, Ahmet Şık’ın sözlerinden bu anlaşılıyor. Sonra da şimdiden kapalı kapılar arkasında belirlenen yeni “iktidar bloğu” masaya oturup Güneydoğu’nun tapusunu PKK’ya devredecekler.

Burada bir niyet okuması yapmıyoruz, açık açık kendileri niyetlerini, amaçlarını ifade ediyorlar. Bu “iktidar bloğu” iktidarı ele geçirdiğinde Türkiye’yi yağmalatacak. Peki kim bunlar? Şüphesiz CHP, HDP, İP ve Saadet’ten oluşuyorlar. FETÖ ve PKK’yı da içeren bir özelliğe sahipler. Siyaset yelpazesinin ayrı uçlarında görünen bu partilerin Türkiye’nin yağmalanmasında birleşmeleri tesadüf değil; kurucu aklın iyi bir şaheseri gibiler; ayrı rollerle ayrı ayrı siyasi ve toplumsal alanları kontrol ediyorlar.

Aslında tek bir amaca göre kurulmuş farklı parti ve örgütler bunlar. Yoksa kendi başlarına Türkiye’de milletin seçtiği Cumhurbaşkanı’nı devirip, Sevr masası kurup ülkenin topraklarını başkalarına peşkeş çekmeyi akıllarından geçirebilirler miydi? Evet, Sevr gibi büyük işler ancak küresel güçlerin tasarrufunda olabilir, içerideki küçük yapıların değil. Erdoğan’ı devirip Güneydoğu’yu PKK’ya peşkeş çekmek isteyen güç bugün Pentagon’da vücut bulan küresel güçtür. Buradakiler sadece bu küresel gücün yansımasından, uzantısından ibaret.

İstanbul işte bütün bu planların stratejik noktalarından biri. İstanbul’un bir yerel seçim, belediye yönetimi meselesi olmadığı ortada. “Ne var efendim, usulsüzlük de olsa İstanbul’u CHP’ye bırakalım, biraz da onlar yönetsin” diyenlerin anlamadığı şu; İstanbul’u yönetmeye gelmiyorlar, Türkiye’yi adım adım ele geçirerek çökertmeye geliyorlar. İşte gerçek bu. Buna iyi niyetle göz yumulduğunda, yol verildiğinde Türkiye geri dönüşü olmayan bir yola girer. Milletin bu gerçeğin farkında olması, tercihi bu gerçekler ışığında yapması her şeyden önemli. Bırakalım da şaibe karışmamış bir seçimde millet tercihini yapsın. Seçim sandığından kaçanların hiçbir iyi niyeti
olmaz.

Kurtuluş Tayiz/Akşam

Cevap Yazın