Coğrafi ve Kültürel Tekfir

Bu tekfir türünün en yaygın şekli, Batı toplumlarının diğer toplumlara bakışlarında şekillenir. Batı toplumları genelde bütün Doğu özelde ise Orta Doğu/İslam dünyasına “insan” gözü ile bakmamaktadır. Elbette bundan müstesna olan önemli fikir adamları ve fırkalar vardır. Ancak Batı toplumları, genel olarak Batılı olmayanların yerüstü ve yeraltı zenginliklerini ya kendilerine mubah görürler ya da onların talan edilmesine karşı sessiz kalırlar.

Elbette son yüzyıllarda demokrasi ve insan hakları adına Batı’da çok önemli gelişmeler yaşandı. Ancak başta Suriye olmak üzere son iki asırdır Orta Doğu’nun tamamında cereyan eden olaylar Batı’nın sömürgeci ve talancı kültürün hâlâ devam ettiğini en güçlü şekilde teyit eder. Bu açıdan model alınması gereken, Batı’nın Orta Doğu ve Afrika’da yaptığı değil kendi içinde uyguladığı mali, ilmi ve hukuki “disiplin”dir.

Birçok Batılı aydın, düşünür, yazar ve çizer, İslam dünyasındaki radikal gruplarla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptılar ve hâlâ yapıyorlar. Cihadist ve radikal grupların bütün dünya için büyük bir tehlike arz ettiğini her platformda dile getirdiler. Bunun çok doğru ve yerinde bir tutum olduğunu belirtmeye gerek yoktur. Çünkü radikalizmin hiçbir türü insanlık, medeniyet ve bilime katkı sağlayamaz. Ancak aynı aydınların önemli bir kısmı, ülkelerinin gayri meşru bir şekilde Afrika ve Orta Doğu’da yaptıklarına karşı sessiz kalmayı tercih ederler.

Peki, toprakları ve zenginlikleri yağmalandığı için işgalcilere “kâfir” gözü ile bakan ve onlara bu şekilde muamele eden “tekfirci” oluyor da onları insan yerine koymayan, can, mal ve topraklarını ellerinden alanlar “tekfirci” olmuyor mu? Onların yaptıkları coğrafi ve kültürel tekfir değil midir? Bu nedenle aynı tepkiyi işgalci ülkelerine vermedikleri sürece onların cihadist gruplar ve tekfirci tutumlardan bir farkı olmadığını belirtmek gerekir.

Bunun gibi bir bütün olarak “Batı”yı kötülemek, onu yok saymak, orada yetişmiş bütün düşünce, felsefe, din, sanat, fikir ve bilim insanlarını azarlamak amacıyla onlara “oryantalist”, “Batılı zındıklar” ve “müsteşrik” demek de coğrafi ve kültürel bir tekfir türüdür.

Erkan BAYSAL

Cevap Yazın