İşte Şimdi Feto’nun Siyasi Ayağına Gitme Zamanı

Nasrettin Hocamız evine iki okka ciğer getirir ve hanımına bunu akşam yemeğine hazırlamasını söyleyip gider.

Hocamız yemek için hazırlanmış mis gibi ciğerin hayaliyle akşam eve döner.

Evde bir ciğer kokusu yoktur.

Hanımına, hani ciğeri akşam yemeğine hazırlayacaktın, ne oldu, diye sorar.

Hanımı ezile büzüle, ciğeri kedi yedi, der.

Hoca zeki bir insandır.

Hemen kantarı eline alır ve kediyi tartar.

Kedi iki okka gelir.

Hanımına der ki:

Bu kedi ise ciğer nerede?

Bu ciğer ise kedi nerede?

Bizim Fetocuların oy hırsızlığı aynen böyle oldu…

Sandıklarda çalıp çırptılar ve sonucu sandık tutanağına işleyip “Feto Oy Toplama Merkezine” bildirdiler.

Sonuçlar toplandıkça çalıp çırpmanın yeterli olmadığı anlaşıldı…

Feto için çalıp çırpmanın, yalanın, dolanın, talanın sınırı yoktu nasıl olsa…

Bu kez YSK’daki kripto Fetoculara haber iletildi…

Zaten her Fetocu gibi onlar da hazırlıklıydı…

Bu kez onlar sandıklarda çalıp çırpma yapamadıkları tutanaklarda kaydırmalara başladılar…

Öyle oldu ki, Binali Yıldırım’ın oyları kimi sandıkta sıfıra, kimi sandıkta bire indirilmişti…

Ölçü kaçmıştı ama farkında değillerdi…

Çünkü aç gözlülük akılları başlarından almıştı…

Ve “yetim hırsızlığa çıkmış, ay erkenden doğmuş” meselinde olduğu gibi, Feto ve ekibi yine yakalanmış, yine hesabı tutmamış, yine hevesi namert kursağında kalmış, yine hor ve hakir olmuştu…

Anlaşılmıştı, Feto ve ekibine bundan böyle bu aziz ülkede ekmek de aş da yoktu…

Burada yiyemediklerinin karşılığı olarak nasıl olsa cehennemde zakkum/ zıkkımın kökünü yiyecek, gıslin içecekti…

Bu durumda afiyet olsun demek olmaz…

Doğru olan, sanırım ayyaşların birbirlerine söyledikleri olmalı…

Yarasın…
Seyit Mehmet Şen

Cevap Yazın