Gül ve Cindoruk’u Bir Araya Getiren Nedir?

Ne zaman ki, bakar ve görürsek…

Ne zaman ki, resme genel bakmayı becerebilirsek…

Ne zaman ki, dünün bugünü hazırladığını, bugünün yarını hazırlayacağını, idrak edersek…

Ne zaman ki, mesleksiz insanın aç, aç insanın mağdur, mağdur insanın mahkûm, mahkûm insanın da köle insan olduğu gerçeğini, beynimizin en orta noktasına çakarsak…

Ne zaman ki, bütün bunların da, ‘’Akletmekten’’ geçtiğini, akletmemiz gerektiğini, akletmenin Allah’ın bize verdiği en büyük nimet olduğunu, akletmediğimiz takdirde her türlü kumpastan, her türlü tezgâhtan kurtulamayacağımızı, bir kısır döngünün içerisinde birbirimizi, dolayısıyla da kendimizi tüketeceğimizi fark edersek…

Ne zaman ki, bütün bunların da, ‘’Aklının ve vücudunun kullanım hakkının kendi iradesinde olduğunun bilincinde bireylerin sayısını, arttırmaktan geçtiğini unutmazsak…

İşimiz çok ama çok kolaylaşacak, çünkü kim bizim neyi görmemizi isterse onu görüyor, kim bizim neye inanmamızı isterse ona inanıyoruz.

Nasıl mı?

Buyurunuz, Sayın Abdullah Gül…

11.Cumhurbaşkanımız…

Bendenize, ‘’Sayın Gül’ün cumhurbaşkanlığı dönemiyle alakalı ne hatırlarsın? ‘’ diye sorsanız iki şey derim!

İlki, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, ‘’Bizim Cumhurbaşkanı adayımız Abdullah Gül kardeşimdir’’ sözü, diğeri de, bırakın Türk demokrasi tarihini, dünya demokrasi tarihine eşi benzeri görülmeyecek bir kayıt olarak geçen 367 garabeti!

Neler yaşandı, uzun uzadıya anlatmayacağım.

Koskoca anayasa profesörleri, sözüm ona ne demokratlar tanıdık biz bu süreçte!

Merhum Yazıcıoğlu ve Sayın Devlet Bahçeli Bey’in cesaretiyle aşabilmişti bu ülke, o zor günleri!

Sayın Gül’ün şahsına ait internet sitesine girdim, sitedeki başlık şöyleydi, ‘’Türkiye ‘yi, seçimleri tartışmalı bir ülke haline asla getirmemek gerekir’’!

Kim diyor bunu, kendisine kadar 226 ile cumhurbaşkanı seçimi yapılırken kendisi zamanında birden oyunun kuralı değiştirilip 367 garabeti yaşayan Abdullah Gül!

İşin enteresan tarafına bakınız ki, Halk TV’de, 226 kıstasıyla seçilen merhum Süleyman Demirel’in sözde yol arkadaşı, ancak Sayın Gül zamanında birden, ‘’226 olmaz 367 gereklidir’’ diyen Hüsamettin Cindoruk’ta kelime kelimesine aynı şeyi söylüyor(!)

İstanbul seçimleri ne olacak?

Bırakınız, İstanbul seçimlerini, bu ülke 10 cumhurbaşkanını 226 ile seçmişken 11.cumhurbaşknını 367 mecburiyetiyle seçerek, seçilmiş 10 cumhurbaşkanını tartışılır hale getirdi de, bu ülkeye bir şey olmadı!

‘’İstanbul seçimi ne olacak?’’ süreci nihayetinde hukuk sürecinde seyretmekte, üzerinde asıl düşünülmesi gereken, Abdullah Gül ile Hüsamettin Cindoruk’u bir araya getiren şey nedir?

Sakın kimse bana, ‘’Adalet duygusu’’ demesin!

Ahmet Yenilmez/Güneş

Cevap Yazın