Beka Sorunu

Öyle görünüyor ki Amerika Ortadoğu’da kapsamlı bir işgale hazırlanıyor. Bu plan İsrail eliyle yürütülüyor ve kapsamında Türkiye ile İran da var. Irak zaten Amerika’nın tapulu malı haline getirilmiş. Suriye’nin önemli bir bölümü YPG eliyle kontrol altında. Mısır’da Amerikan kuklası bir darbe yönetimi, Suudi Arabistan’da Kaşıkçı cinayetiyle iyice rehin alınmış bir Prens ve onun kontrolündeki BAE var. Geriye Türkiye ve İran ile birlikte, Ürdün, Kuveyt ve Katar kalıyor. Katar’ı denediler ama başaramadılar. Türkiye taş koydu. Ürdün ve Kuveyt ise henüz gündeme alınmadı, onlar kolay lokma görünüyor.

Bütün bunlar hemen seçim sonrası neden aklıma geliyor; öyle şaşırtıcı ve baş döndürücü gelişmeler oluyor ki hayra yormak mümkün değil.

1- ABD Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyor ve Büyük elçiliğini buraya taşıyor. Bununla kalmıyor, sözünü geçirebileceği ülkelere aynısını yapmaları direktifini veriyor.

2- İsrail Golan tepelerini ilhak ettiğini açıklıyor ve ABD bunu da tanıyor.

3- İsrail Batı Şeria’yı da ilhak edeceğini açıklıyor.

4- Sezai bey, ‘vaat edilmiş toprakların’ Türkiye’deki bölümünü açıklıyor.

Bu veriler yukarıdaki sonucun çıkarılmasına yeterli midir; değildir belki ama çok önemli ip uçlarıdır. Ama bu tezi kanıtlayacak pek çok olay, 11 Eylül saldırılarına giderek o günden bu güne kadar aşamalı olarak gerçekleşmiştir. Afganistan’ın işgalinden Irak’ın işgaline; Kuzey Afrika’nın kontrol altına alınmasından Sisi darbesine; Suriye’de Anzak ya da Gurka benzeri YPG ordusunun donatılmasına kadar pek çok olay vardır kanıt olarak alınabilecek. Bu plan çerçevesinde başarılamayan üç olay var.

1- Türkiye’deki FETÖ darbesi ve iç savaş çıkarma denemesi. Bu yapılabilseydi NATO iç savaşa müdahale ediyormuş görünümünde Türkiye’nin doğusunda konuşlanacak, bunun üzerinden İran’a komşu olunacak ve İran’a yapılacak operasyonlar kolaylaşacaktı.

2- Katar’ın yağmalanması gerçekleştirilemedi. Katar’ın Türkiye’ye lojistik destek sağladığı bir gerçek. Planın Türkiye bölümünü gerçekleştirmek için bu damarın kesilmesi gerekiyordu ama Türkiye’nin de Katar’a arka çıkmasıyla bu askıda kaldı.

3- Önce Barzani’ye denettirilen, sonra da YPG eliyle hayata geçirilmek istenen bir kukla devlet eliyle İsrail ordusunun Ortadoğu’nun kalbine doğru yapması düşünülen harekatının yolunun açılması.

Bu üç stratejik mevzi sağlanamadı. Amerika’daki bu planın taraftarı ve Türkiye’nin düşmanı lobinin hesapları burada tutmadı ama gündemden çekilmiş değil. Şimdi İsrail’in, çevresindeki bir genişlemeyle daha operasyonel hale getirilmesi taktiğiyle yürütülüyor. Hele bu adımlar fazla bir direnç görmeden gerçekleşsin, arkasından daha büyük hamleler de gelecektir. Türkiye’nin S 400 alması, Amerika’nın buna tavır takınması, İsrail lobisinin F35 lerin Türkiye’ye verilmesini engelleme çabaları hep bu çerçevede değerlendirilmelidir. Türkiye’nin beka sorunu bu plan içersinde bulunmaktadır.

Firuz Türker

Cevap Yazın