Müslüman Dünya Terörize Olursa Kaybeder

Akıl vicdan yoksunu insanlara din yaramaz, kendi akılsızlıklarının, aşırılıklarının, caniliklerinin, ihtiraslarının aleti yapar, zehirlerler. Dine siyasi-ideolojik elbise giydirdiğiniz zaman ise sonuç tam bir felaket olur. Radikalizm ve fundamentalizm, bütün dinleri zehirlemiştir, insanlığın baş belasıdır.

Biri üstünlük miti uydurmuş, biri çarmıh hikâyesi yazmış, biri de “Allah’ın dinini yeryüzüne hâkim kılmak” adı altında kendi ihtiraslarını din yapmış. Siz kimsiniz? Allah’ın size ihtiyacı mı var? “Ben üstünüm, seçilmişim, diğerleri benim kölem olacak” diyenin başına gelenler tarihte pişmiş tavuğun başına gelmedi, sürüldüler, köle oldular, süründüler, katledildiler, bütün uluslar üzerlerinden silindir gibi geçti. Sen mi üstünsün? Şimdi palazlanınca kendilerini kaybettiler, vuruyorlar, kırıyorlar, öldürüyorlar. Çarmıh hikâyesi yazan akl-ı evvel, İsa’yı kuş tüyü yatakta öldürmeyi akıl etseydi, herhalde bütün insanlık için daha hayırlı olacaktı. “Allah’ın dinini yeryüzüne hâkim kılmak” adı altında her yere, her şeye sahip olmak isteyen kifayetsiz muhterise gelince, sen önce aklını kullanmasını öğrenip, geri kalmışlığını gider de ondan sonra konuşalım.

Yobaz her yerde yobaz, cani her yerde canidir, siyasi-ideolojik dinin zombileştirdiği insanlar her yerde aynıdır, sokaktaki insanları, ibadethaneleri, okulları, pazar yerlerini, her yeri, herkesi hedef alabilirler. Buna kısaca terör ya da tedhiş diyoruz. Yeni Zelanda’da camiye, Mısır’da kiliseye saldırıp katliam yapan yaratıklar arasında bir fark olduğunu zanneden kimse ahmaktır. İnsanlık, siyasi-ideolojik din bataklığını kurutmak mecburiyetindedir.

Müslüman dünya terörize olursa kaybeder. Bu işlerin amacı da budur zaten, müsait ya da yatkın olanları alır kullanırlar, ilk bakışta birkaç manyağın işi gibi görünür, arkasında başka şeyler yatar. Böyle değilse -manipülasyon, göz yumma vs. yoksa- bile işe yarayacak bir terör eylemidir, fırsat bilip, kendi çıkarlarına kullanırlar. Her halükârda bunlar uzun vadeli planların parçalarıdır. Birileri kalkar, Batı’da ya da dünyanın herhangi bir yerinde karşı katliam yapar, karşı tarafın eline iyi bir gerekçe verir, bu sefer televizyondan başka şeyler seyrederiz. Akıllı, itidalli olmak, provokasyona, manipülasyona gelmemek, oltaya takılmamak icap eder.

Bu işlerin en yakın tarihi ve adresi 1990 NATO toplantısıdır. Hiçbir ideoloji düşmansız yaşayamaz, sistemin, talanın, sömürünün devamı bu şekilde sağlanır. İkiz Kuleler’in karşılığı BOP’un fiiliyata dökülmesi, Afganistan ve Irak’ın işgali, Arap Baharı, Libya’nın parçalanması ve Suriye’nin talan edilmesi olmuştur. Yüz yıl önceki belanın daha büyüğü gelip kapımıza dayanmıştır. Mukabele etmenin çok daha farklı ve akıllıca yolları vardır. Kafamızı çalıştırsak iyi ederiz.

Atilla Fikri Ergun – atillafikriergun.wordpress.com

Cevap Yazın