Bu manifesto, 15 Mart 2019/8 Receb 1440 tarihinde Yeni Zelanda’da camiyi basıp onlarca Müslümanı katleden teröristin yayınladığı 70 sayfalık manifestoda yer alan, Türklere ilişkin bölüme cevap olarak yazılmıştır. Muhatabı, öncelikle Batı dünyası olmakla birlikte zorunlu olarak Türklere de seslenilmiştir.

Ben, Atilla Fikri Ergun olarak, Allah ve tarih huzurunda beyan ediyorum ki:

  1. Yeni Zelanda’da camiyi basarak Müslümanları katleden terörist tarafından yayınlanmış olan manifesto, Batı dünyasının bilinçaltını ele vermektedir.
  2. Bilim, sanat ve felsefe alanında dünya çapında isimler yetiştiren, bu alanlarda insanlığa önemli katkılar yapan, tarihi değiştiren büyük devrimlere imza atan Batı dünyasının -dünya genelinde kurduğu sömürü düzeni göz önüne alındığında- hâlâ adam olamadığı görülmektedir.
  3. Batı dünyası, kaydettiği ilerlemeyi, elde ettiği gücü, maalesef insanlığın hayrına değil, aleyhine kullanmayı tercih etmiş, dünyayı yangın yerine çevirmiştir, -her ne kadar kendisinden beklenmese de- gidişatını değiştirmelidir.
  4. Batı dünyası, farklı kültür ve medeniyetlere karşı kör, şartlanmış düşmanlık, önyargılı olma, kendinden olmayanları insan yerine koymama, onları aşağılama, sömürme, köleleştirme, yok etme alışkanlığından kurtulamamıştır.
  5. Batı dünyası, bir yandan demokrasi, insan hakları, düşünce özgürlüğü, çok kültürlülük, çoğulculuk şarkıları mırıldanmakta, öte yandan asimilasyon politikaları uygulamakta, yabancı düşmanlığı-ırkçılık, ayrımcılık yapmakta, kendi çıkarları için diğer coğrafyaları kan gölüne çevirmekte, yeraltı ve yerüstü zenginliklerine zorla el koymakta, milyonlarca insanı mülteci durumuna düşürmektedir.
  6. Batı dünyası, bilim, sanat ve felsefe alanında kaydettiği ilerlemeye karşın devamlı surette kendi içinden dünyayı ateşe vermekten, cinayet işlemekten, katliam ve soykırım yapmaktan çekinmeyen, bilakis, bunu görev addeden akıl hastaları çıkarmaktadır.
  7. Batı dünyası, terörizmi, sistemin, talanın, sömürünün devamı için, yanı sıra nihai emellerine ulaşmak amacıyla küresel çapta bir enstrüman olarak kullanmakta, aynı zamanda -özellikle- Müslüman dünyayı terörize etmektedir.
  8. Batı dünyası, kendi içinde kurduğu düzen itibariyle dinin etki alanını önemli ölçüde sınırlamış olmakla birlikte tarihten tevarüs ettiği Türk korkusu ve düşmanlığı nedeniyle Haçlı zihniyetinden kopamamaktadır. Haliyle -başta yaşadığımız coğrafyaya ve Müslümanlara yönelik olmak üzere- gasp, talan, cinayet, katliam ve soykırım, halihazırda Batı dünyasının genel karakteristiğini teşkil etmektedir.
  9. Çok fazla geriye gitmeye gerek yoktur, 19. yüzyılın sonlarından bu yana Batı dünyasının Kongo, Namibya, Çad, Balkanlar, Cezayir, Vietnam, Kıbrıs, Ruanda, Bosna, Afganistan, Irak, Libya ve Suriye’de işlediği suçlar ortadadır, dolayısıyla Batı dünyası, kazanmayı bile becerememektedir.
  10. Batı dünyası, yaşanan her katliamdan sonra AB ve Vatikan tarafından yapılan açıklamalarla tiyatro oyunu oynamaktadır. Batı, ikiyüzlülükten ve tiyatro oyunu oynamaktan vazgeçmelidir.
  11. Tarih, medeniyetlerin yükselişini ve düşüşünü yazar. Batı dünyasının unuttuğu ya da göz ardı ettiği şey, tarihte hiçbir medeniyetin devamlı surette hâkim güç olarak zirvede kalamadığı, bundan sonra da kalamayacağıdır. Bunu en iyi bilen Batı dünyasının tarihçileri, tarih felsefecileri ve sosyologlarıdır. Günler insanlar arasında döner durur/devran değişir, bu, tarihin en önemli yasalarından biridir.
  12. Batı dünyası, diğer ülkelerden, uluslardan, kültür ve medeniyetlerden çaldıklarını geri verecektir. Bu, Batı dünyasının üzerine bir borçtur, Batı, sonunda buna mecbur kalacaktır.
  13. Batı dünyasının tarihten tevarüs ettiği Türk korkusu ve düşmanlığı, Türkleri sürerek, Küçük Asya’yı yeniden ele geçirme arzusu aşikârdır. Batı, başta 1071 (Malazgirt), 1176 (Miryokefalon) ve 1453 (İstanbul) olmak üzere uğradığı hezimetleri unutamamakta, rövanşı nihai olarak almak istemektedir.
  14. İstanbul, Batı dünyasının takıntısıdır. Batı, Endülüs’te yaptığını Küçük Asya’da ve İstanbul’da da yapmak istemektedir. Bu takıntı, bu halet-i ruhiye, dünyanın bir ucunda Müslümanları katleden bir teröristin yayınladığı metinde dahi görülmektedir.
  15. İstemek, yapmak ve başarmak birbirinden farklı şeylerdir. Batı dünyası, Türkiye’yi işgal etmeyi, Türkleri esir almayı, namuslarını kirletmeyi, öldürmeyi yahut vatanlarından sürmeyi denediği takdirde, Türk Milleti, bu amaçla bu topraklara ayak basan hiçbir Batılının hayatını bağışlamayacaktır.
  16. Tarih, bir övgü ya da sövgü malzemesi değildir, burada söylenenler de övgü ya da sövgü babında söylenmemektedir, tarihten ders çıkarmak icap eder. Batı dünyası, tarihten gerekli dersleri almalı, özellikle Majesteleri Kraliçe, fakir fukara Türklerin en kötü günlerinde dahi İngilizleri iki kez mağlup ettiğini, bir bütün olarak Batı dünyası da Türklerin harap ve bitap bir halde iken dahi yedi düveli topraklarından kovduğunu hatırından çıkarmamalıdır. Türk Milleti, yüz yıl önce yaptığı gibi bugün de vatanına, namusuna, hürriyetine, varlığına kastedenleri tepelemesini bilir.
  17. Zalimlerden başkasına düşmanlık yoktur düsturu gereğince, bizi esir almak, namusumuzu kirletmek, öldürmek yahut vatanımızdan sürmek, hulâsa, bize zulmetmek amacı gütmeyenlerle bir sorunumuz yoktur. Bu amaçlarla hareket edenlerin, hesaplarını iyi yapmaları icap eder, zira ölmek bayılmaya benzemez.
  18. İşbu manifestonun Türklere hitap eden kısmına gelince: Kendinize geliniz! Tarih, hata kaldırmaz, göz göre göre işlenen hiçbiri yanlışı affetmez. Yüz yıl önceki belanın daha büyüğü bugün gelip kapımıza dayanmıştır.
  19. Mesele, bu toprakların kime kalacağı meselesidir. Bir yüz yıl fazladan vatan sahibi olduk, kendimize çekidüzen vermediğimiz takdirde bunun böyle devam edeceğinin garantisi yoktur. Müslüman dünyanın geleceği, Türkiye’nin geleceğine bağlıdır.
  20. Başımıza gelen felaketlerin en önemli nedeni, 16. yüzyıldan bu yana tarihin bütün kırılma ya da evrilme noktalarında uyumuş olmamızdır. Tarih, şimdi başka bir noktaya evrilmektedir. Tarihte kuru inançla, hamasetle, sloganla kurtulabilen bir millet olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır.
  21. Aklınızı kullanınız, bölünmeyiniz, sorumluluklarınızı yerine getiriniz, azimli olunuz. Savaştan sonra Müslüman Anadolu insanının dediği gibi: Sıkı tutun, bu sondur!

 

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

 

Atilla Fikri Ergun – atillafikriergun.wordpress.com

Cevap Yazın