Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Cuma, Eylül 18, 2020

FETÖ Savcısını Tanık Yaptılar

Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, İzmir’deki Askeri Casuslukta Kumpas davasıyla ilgili “Savcının verdiği mütalaa ile kumpas kuran vatan hainleri ellerini kollarını sallayarak adliyeden çıkacak’’ dedi ve ekledi: Davanın bir numaralı sanığı olması gereken FETÖ’den tutuklu savcı, davada tanık olarak dinlendi.

10 Ağustos 2010’da gelen ihbar e-postası üzerine başlatılan Askeri Casusluk soruşturması kapsamında, FETÖ üyelerinin sahte delil üreterek kumpas kurduklarına ilişkin aralarında terörist başı Fetullah Gülen’in de bulunduğu çoğunluğu eski polislerden oluşan 85 sanığın yargılandığı davada sona gelindi. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada mahkeme savcısı Sacit Savaşçı esasa ilişkin verdiği mütalaada dönemin İl Emniyet Müdürü Ali Bilkay ve Batman eski Emniyet Müdürü Hasan Ali Okan için ‘görevi ihmal’ ve ‘silahlı terör örgütü üyesi olma’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in de aralarında bulunduğu firari 18 sanığın dosyalarının ayrılmasını istendi. Askeri Casusluk davasında örgüt lideri olarak yargılanan ve 2,5 yıl tutuklu kaldıktan sonra beraat eden ardından yaptığı suç duyurusu ile kumpas davasını başlatan emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, davanın bilinmeyen yönlerini Star’a anlattı.

BİRLEŞTİRİLMEDİ

Bir kumpas sonucu 350 subay ve birçok devlet memuru bürokratın casus diye yargılandığını belirten Başbuğ “Adli, askeri ve emniyet ayağında yürütülen davalar kasıtlı olarak birleştirilmiyor. İzmir Askeri Casusluk davası kumpasını kuran polis, savcı ve hakim ile askerlerden oluşan ‘şeytan üçgeni’ var. Bu üç ayağın aslında tek bir dosyaya dönüşmesi gerekir. Bunun aksine hiç ilgisi olmayan usulsüz dinleme davaları dosyayla birleştirildi. Diğer taraftan birleştirilen dosyalardaki diğer örgüt mensubu FETÖ’cü polisler diğer örgüt mensubu FETÖ’cü polislere şahitlik etti. Dava çıkmazın içerisine girdi. Esasa ilişkin mütalaası tam bir rezalet ve hukuk skandalı. Bu mütalaaya mahkeme uyarsa, kumpas kuran kişiler dava sonucunda vatan hainleri adliyeden elini kolunu sallayarak çıkmış olduğunu görmüş olacağız” değerlendirmesinde bulundu.

DELİLLER UYAP’TAN SİLİNDİ

UYAP sistemindeki delillerden kimilerinin casus virüs yazılımıyla silindiğini, mahkeme heyetinin de bunu tutanakla kayıt altına aldığını belirten Başbuğ şu yorumda bulundu: Mahkeme bu tutanakla şunu demek istiyor ‘Müşteki ve avukatları casusluk maksadıyla getirdikleri belleklerle bir virüs programı yanında getirdiler, kanunen vermek zorunda olduğumuz dosyaları alırken, sistemin içerisine bu casusluk virüs programı sızdı ve delilleri yok etti.’ Mahkemede savcının mütalaası yönünde bir karar çıkarsa, büyük feveran kopacak ‘Bu nasıl adalet’ diye. Mahkeme ‘Ben eldeki delillere göre yargıladım’ diyecek. ‘Biz delilleri hatırlatacağız’ mahkeme ‘Sistemden silinmiş, tutanak tuttuk görmediniz mi?’ diyecek ve işi kapatacak.

Yargılandığı davada tanık oldu

Savcı Zafer Kılınç’ın kendi kurduğu İzmir Casusluk Kumpas davasında, tanık olarak dinlendiğini belirten Başbuğ, şunları söyledi: Kılınç, bizim yargılandığımız ve şuan o polislerinde kumpasçı olarak yargılandığı davaya konu iddianamenin sahibi. Bütün o iddianameyi yazan, soruşturmayı yürüten, operasyonlara karar veren kişi, kendisi. Normalde İzmir’de bu davanın içerisinde yargılanıyor olması lazım. Bu kişi şuanda Ankara’da, başka bir dosyadan örgüt üyeliğinden, ByLock’tan tutuklu. Karşılığı 7 yıl. Bütün kumpasın başındaki kişi, kendi davasında tanık olarak dinlendi.

star.com.tr

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir