Beklentilerin ve Zorlukların Gölgesinde AB’de Romanya Dönemi

AB üyesi Romanya, Birlik fonlarının zimmete geçirilmesi iddialarının gölgesinde AB Konseyi dönem başkanlığını devir aldı. Hakeza 2019’un ilk çeyreği hem siyasi hem de ekonomik olarak AB’nin geleceği için belirleyici olacağı aşikâr. AB’nin Brexit, göç ve güvenlik gibi gerek içeride gerek de dışarıda çeşitli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtebiliriz.

Romanya’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliği kolay bir süreçte ilerlemedi. AB üyesi olan ve ilk defa 2019 ile AB Dönem Başkanlığını gerçekleştirecek Romanya; komünist diktatör rejimin kanla tasfiye edildiği tek ‘Orta ve Doğu Avrupa’ ülkesidir. Eski Sovyetler Birliği’nin Orta ve Doğu Avrupa’daki uyduları arasında komünizm sonrası geçmişi en hareketli ve olaylı olanı herhalde Romanya’dır.

Nikolay Çavuşesku son derece acımasız ve kanlı bir milliyetçi komünist rejim kurmuş, muhalefetin organize olmasına fırsat vermeyen bir diktaydı. Bunun içindir ki Romanya, dikta rejiminin kan dökerek yıkıldığı tek eski ‘Doğu Bloku’ ülkesidir. N. Çavuşesku ise son nutkunu 21 Aralık 1989’da attı. Romanya diktatörünün konuşması ıslıklı protestolarla kesildi; her ne kadar çaresiz bir şekilde kitleleri susturmaya çalışmış olsa bile bu, onun tarihin tozlu sayfalarına karışacağının sinyaliydi aslında.

Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle birlikte Sovyet bloğunda yaşanan dağılma sürecinin bir sonucu olarak, AB ile Merkezi ve Doğu Avrupa (MDA) ülkeleri arasındaki ilişkilerde 1980’li yılların sonundan itibaren önemli ilerlemeler kaydedilmişti. 3 Ekim 1990 tarihinde iki Almanya’nın birleşmesiyle (Berlin Duvarının yıkılması), 1 Mayıs 2004 tarihinde, sekiz MDA ülkesinin AB’ye üyelikleriyle AB’nin beşinci
genişleme sürecinin en önemli kısmı tamamlanmıştı.

Altıncı Genişleme Süreci

Romanya 1995 Hazi­ranında AB üyeliği için başvuruda bulunmuş; Komisyon’un 1997 yılındaki olumlu raporunun ardından da 2000 yılının Şubatında müzakereler başlatılmıştır. Komisyon, Romanya’nın beşinci geniş­leme süreci içerisinde yer almayacağını belirtmişti. Bunun üzerine ‘Kopenhag Siyasi
Kriterlerine’ Romanya’nın uyum sağlamış olmasına rağmen hâlen ekono­mik kriterler ve müktesebata uyum bakımından eksik oldu­ğunu bildiren AB, Romanya’nın ayrıca adalet ve kamu yönetimi alanlarında da yenilikler gerçekleştirmesi gereğini de vurgula­mıştı.

Konsey; Romanya için hazırladığı ‘Yol Haritası’ önerilerinde ‘İkinci Romanya Katılım Ortaklığı’ bel­gesini de açıklamıştır. Bu belge ile Romanya’nın henüz Kopenhag Kriterlerini tam anlamıyla yerine getirmediği ve bu sebeple de 2004’e kadar olan süre içerisinde yerine getirmesi gereken hususları da açıklamıştı.

Aralık 2004’de yapılan Brüksel Zirvesi’nin sonuç belge­sinin 13. paragrafında yer almış olan bu konu, ‘2004 Strateji Belgesi’nde, Romanya’nın AB’ye katılım mü­zakerelerinin paralellik gösterdiğini belirtmiş olup; Temmuz 2004’te yazılmaya başlanan Katılım Antlaşması’nın, 2005 yı­lında imzalanarak, 1 Ocak 2007 tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülerek sonuçlandırılmıştır. Böylelikle Romanya, 1 Ocak 2007’de AB’nin üyesi olmuş ve AB altıncı genişlemesinin süreci de tamamlanmıştı.

Romanya AB Dönem Başkanlığı, rekabet gücünü yükseltmek, kalkınma boşluklarını ve  bağlanabilirliği artırmak, tüm vatandaşlar ve Üye ülkeler için sürdürülebilir ve eşit gelişme fırsatları elde etmek için Avrupa’da yakınsama ve bütünleşmenin sağlanmasına katkıda bulunmayı amaçlayacaktır. Yani dijitalleşme, girişimciliği teşvik etmek ve Avrupa sanayi politikasını güçlendirmek, amaç olacaktır. Vatandaşların güvenliğini tehdit eden yeni güvenlik zorluklarıyla başa çıkmada ve bu alandaki işbirliği girişimlerini destekleyerek, AB Üye Devletleri arasındaki uyumu artırarak daha güvenli bir Avrupa’yı sağlamlaştırmayı hedefleyecektir.

AB Dönem Başkanlığı olarak görev süresi boyunca Romanya, genişleme politikasını, komşularındaki Avrupa eylemini teşvik ederek, AB’nin küresel stratejisini daha da uygulayarak AB’ye gerekli kaynakları sağlayarak AB’nin küresel rolünü daha da güçlendirmeyi destekleyecektir. Ve AB’nin tüm küresel taahhütleri yerine getirilecektir. Ayrıca ayrımcılıkla mücadele politikalarını teşvik ederek, erkeklerle kadınlar arasında eşit şans ve eşit muamele sağlamanın yanı sıra vatandaşların katılımını artırarak AB’nin dayanışma ve uyumunu teşvik etmeyi amaçlamaktadır.

2019’un Öncelikleri

AB Dönem Başkanlığı görevini ilk defa üstlenecek olan Romanya, 2019’un ilk altı
ayı içerisinde belirlediği öncelikleri şunlardır:

2021-2027 Çok Yıllı Mali Çerçevesinde müzakere sürecini ilerletmek.

Avrupa Sosyal Haklar sütununun uygulanması yoluyla AB sosyal boyutunu geliştirmek.

Ekonomik ve parasal alanlarda AB gündeminin artırılması, büyümeyi ve yatırımı teşvik etmek, Ekonomik ve Parasal Birliği derinleştirmek ve yapısal reformlar desteklemek.

Avrupa ekonomisinin ve endüstrisinin rekabetçiliğini arttırmak için araştırma ve yenilik, dijitalleşme ve bağlantının teşvik edilmesi.

Üye Devletlerarasındaki işbirliğini ilerletmek ve AB güvenlik sistemlerinin birlikte çalışabilirliğini artırarak, vatandaşların, şirketlerin ve kamu kurumlarının siber alanda güvenliğini koruyarak ve Birliğin siber saldırılara karşı genel direncini artırarak iç güvenliğin güçlendirilmesi.

Terörle mücadelenin devam etmesi

Avrupa Cumhuriyet Savcılığının operasyonelleştirilmesini kolaylaştırmak.

AB içindeki eyleme ilişkin kapsamlı bir yaklaşıma dayanarak ve menşe ve transit ülkeleriyle işbirliğini teşvik etmenin yanı sıra etkili ve sürdürülebilir bir AB göçü için çözümler bulmak amacıyla Üye devletler arasındaki diyalogu kolaylaştırmak amacıyla göç konularına daha fazla dikkat çekmek ve iltica politikası.

Stratejik AB-NATO Ortaklığı’nın Konsolidasyonu’na özel önem verilerek, AB’nin savunma ve güvenlik yeteneklerinin NATO içindeki benzer süreçlerle güçlü bir şekilde bağlantılı olarak güçlendirilmesinin teşvik edilmesi.

Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası alanındaki eylemlerin daha da gelişmesini desteklemek, örneğin yeni araçların sinerjisini sağlarken mevcut mekanizmaları birleştirerek: Avrupa Savunma Fonu ve Kalıcı Yapılı İşbirliği Koordineli Yıllık İnceleme.

Daha fazla iç ve dış güvenlik sağlamak için AB’nin genişleme sürecinin ilerletilmesi.

Karadeniz Sinerjisini yeniden canlandırma perspektifini de içeren, Avrupa Birliği’nin AB gündemindeki önemini yeniden teyit ederek, Doğu Ortaklığı’nın kuruluşundan bu yana 10 yılını kutlarken, AB’nin mahallesinde koordine ve uyumlu eylemleri teşvik etmek.

Hem çok taraflılığın birleştirilmesi hem de çok taraflı ticaret sisteminin modernizasyonu yoluyla ve Ekonomik ve Serbest Ticaret Ortaklığı Antlaşmalarının genişletilmesi yoluyla Avrupa ticari çıkarlarını teşvik etmek.

Daha iyi medya okuryazarlığı ve yanlış bilgilendirme konusundaki iyi uygulamaları paylaşmak için Avrupa mekanizmalarının geliştirilmesi yoluyla çevrimiçi yanlış bilgilendirme ve sahte haberlerin karşılanmasının teşvik edilmesi.

Teşvik ve yasal girişimler sosyal ilerleme odaklanan ve geliştirme boşlukları, kadınlar ve erkekler arasında eşit fırsatlar azaltarak destekleyerek, hem de dezavantajlı kategoriler için eğitim ve öğretim erişimin sağlanması.

İşgücü piyasasında ve iş ortamında cinsiyet ayrımcılığının yanı sıra kadın ve erkek arasındaki ücret farklarına karşı koymaktır.

Romanya’yı Bekleyen Zorlu Konular

Sonuç olarak, AB üyesi Romanya, Birlik fonlarının zimmete geçirilmesi iddialarının gölgesinde AB Konseyi dönem başkanlığını devir aldı. Hakeza 2019’un ilk çeyreği hem siyasi hem de ekonomik olarak AB’nin geleceği için belirleyici olacağı aşikâr. AB’nin Brexit, göç ve güvenlik gibi gerek içeride gerek de dışarıda çeşitli zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirtebiliriz. Velev ki Romanya’yı altı aylık görevi boyunca zorlu konular beklemiyor değil. Bunların başında ise mart ayı sonunda tamamlanması planlanan Brexit müzakereleri ve mayıs ayında yapılacak Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri gelmektedir.
Fransa ve Almanya’nın Cumhurbaşkanı Charles De Gaulle ve Şansölye Konrad Adenauer tarafından imzalanan ‘Elysee Antlaşması’nı (1963) elli altı yıl sonra güncellenmesinin tezahürü de olacaktır. AB’nin iki lokomotif gücü Paris ve Berlin’in bu hamlesi ‘Avrupa Ordusu’nun temellerini oluşturmanın yanı sıra Birliğin diğer üyelerinin güvenlik ve savunma politikalarını da belirleyecektir.

Ayrıca Romanya’nın AB Dönem Başkanlığı kendisinin de içinde bulunduğu Balkan coğrafyasının istikrarı açısından önemli olacak. Batı Balkan ülkelerinin AB’ye tam üyelik yolundaki perspektifleri değerlendirilecek. Özellikle Makedonya ile Yunanistan arasındaki ‘isim çıkmazı’, Sırbistan ve Kosova arasındaki gerilim vb gelişmeler Romanya’yı Dönem Başkanlığında çözüme kavuşturması gereken beklenti ile zorluklardır.

Ve ülkemizin (Türkiye Cumhuriyeti) AB ile katılım müzakerelerinin canlandırılması, gümrük birliğinin güncellenmesi, vize serbestliğinin sağlanması, mülteci/göç işbirliği ve ‘Türkiye-AB arasında Ortaklık Konseyi’ toplantısının yeniden yapılması gibi çeşitli başlıklar da Romanya’nın AB Dönem Başkanlığında çözüme kavuşması gerekenler olarak sıralanabilir.

Cevap Yazın