Abd Proxyleri İle Suriye’yi Şekillendiriyor

Trump yönetiminin, Suriye’deki dengeleri değiştirecek çekilme kararıyla birçok ülkenin yeni Suriye stratejisi de revizyona girebilir/giriyor. Suriye’de devletler, çatışma sonrası bir döneme hazırlanırken aynı zamanda bölgedeki aktörler için yeni tehlikelerin ortaya çıkması da mevcut Orta Doğu politikalarında değişmelere sebep olacaktır. ABD’nin Suriye’den çekilme kararı, özellikle PKK/PYD/YPG gibi müttefik terör örgütlerinin endişelerini artırırken bir diğer denklem de İsrail’in, ABD’nin yokluğunda İran tehlikesine karşı nasıl bir yol izleyeceği konusunu gündeme getirmiştir. Suriye’de tam anlamıyla ABD sonrası diye bir durumdan söz edilebilir mi? Fırat’ın doğusuna askeri bir operasyon yapmak için son hazırlıklarını yapan Türkiye’nin, İdlib civarındaki muhalifler arası çatışmalara dair politikası nedir? İdlib krizi, Astana sürecini sonlandırır mı?

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı birçok soruyu da beraberinde getirdi. Çekilmenin mahiyeti, zamanlaması ve bu kararın uygulanabilirliği gibi birçok mesele bölge ülkelerini yakından ilgilendiriyor. Trump’ın başkan seçilmesinden bu yana ABD dış politikasında çok seslilik hakim. Diğer bir deyişle Washington’ın 2017 sonrası dış politikası merkezi değil. Katar krizi örneğine bakılacak olursa Trump’ın söylemlerinin aksine dönemin Dışişleri Bakanı Rex Tillerson farklı söylemler dile getirmişti. Benzer şekilde mevcut Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da aynısını yapıyor. PKK/PYD desteği ve Suriye’den çekilme meselesi de bu açıdan incelenmeli. Trump dediklerini yapmakta kararlı olsa da karşısında ulusal güvenlik bürokrasisi var ve söz konusu ekip, Trump’ın kararlarından pek memnun değil. ABD’nin Suriye’de çekilmesi, Trump’ın aldığı karara binaen gerçekleşmeye başlamıştır fakat söz konusu bürokratik oluşum Trump’ı kararından vazgeçirmeye veya süreci uzatmaya çalışacaktır. Öte yandan ABD’nin Suriye’deki 2000 askerini çekmesi tamamen ABD’siz bir Suriye anlamına gelmeyebilir. ABD proxy/vekilleriyle bölge politikasını şekillendirebilir. Bu noktada BAE ve Suudi Arabistan, ABD’nin vekilleri olarak sayılabilir.

Öte yandan ABD’nin bölgeden çekilmesi, İsrail’in Suriye politikasında ciddi değişikliğe sebep olmamakla beraber, İran ve Hizbullah mevzilerine yönelik İsrail saldırıları artabilir. Bu ise İsrail için maliyetlerin artması anlamına gelecektir. Yapılacak saldırılara İran’ın karşı bir saldırı ile cevap vermesi durumunda ise kısa süreli sıcak çatışmalar yaşanabilir.

Türkiye’nin İdlib’deki son duruma yönelik politikası, Türkiye’nin Suriye politikasında ikincil önceliğe sahip. Türkiye özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası askeri kapasitesini Suriye’deki operasyonlarla kanıtlamış bir ülke olarak, Suriye’de önceliğini PKK/PYD’nin temizlenmesine vermiştir. Diğer bir deyişle Türkiye’nin, PKK/PYD’yi ortadan kaldırması muhaliflerin siyasi ve askeri çatışmalarının sonlandırılmasından daha elzemdir. Fakat İdlib’deki yaşanan çatışmaların Astana veya diğer süreçleri derinden etkileyeceğini söylemek zor.

Mehmet Rakipoğlu

 

Cevap Yazın