Ceren Hocayı Kimler Öldürdü?

Hasbelkader akademik hayatın her aşamasını yaşamış biri olarak şunu bilin, isterim:
Ceren kardeşimizin katli klasik bir “Kopyadan yakaladı, öğrenci cinnet geçirdi, katletti” hikâyesi değildir.
Şöyle ki:Akademik hayatta asistanlar 3 gruba ayrılır:
1. Mesleğinin onurunu herşeyin üzerinde tutup, hak ve adalet duygusuyla hareket edip; kopya
benzeri etik dışı davranışlara karşı tavizsiz tavır takınanlar -ki bunlar mutlak azınlıktadırlar.
2. Akademisyenliği geçim kapısı görüp, akademik hayatın şekil şartlarını asgari düzeyde yerine getirip, “sıfır risk stratejisi” ile hareket edip, öğrencilerle ve hocalarla mümkün olduğunca az karşı karşıya gelmeye çabalayan grup -ki sayıları azımsanmayacak kadar fazladır.
3. Dünya yıkılsa umurlarında olmayan, “Dünyayı ben mi kurtaracağım?” felsefesiyle hareket
edip, “Gözümü kaparım, işimi yapar görünürüm”cü grup -ki bunlar en kalabalık grubu oluşturur.
İlk gruptan ne hocalar ne de öğrenciler hazzetmez.
İkinci grubu görmezlikten gelip yok
sayarlar.
Üçüncü grubun her iki cenahla da arası süperdir. Paylaşılacak, konuşulacak çok
şeyleri vardır.
Hocalığa geçiş süreciyle birlikte; ilk grup sürdürülebilirliğinin imkansız olduğunu pek çok acıtecrübelerle test ettiği idealistlikten vazgeçip “İkinci Grup”a terfi eder.
Dolayısıyla; hocalıkta 3 grup yoktur, artık! “İkinci ve Üçüncü Grup” vardır.
Akademisyenliği geçim kapısı görüp, akademik hayatın şekil şartlarını asgari düzeyde yerine
getirip, “sıfır risk stratejisi” ile hareket edip, öğrencilerle ve idareyle mümkün olduğunca az
karşı karşıya gelmeye çabalayan hocalar en kalabalık grubu oluşturmaktadır, artık!
Hocalık aşaması ile birlikte artık; dünya yıkılsa umurlarında olmayan, “Dünyayı ben mi
kurtaracağım?” felsefesiyle hareket edip, “Gözümü kaparım, işimi yapar görünürüm”cü grup en kalabalık grup olma özelliğini kaybetmiştir.
İşte bu ikinci gruptaki hocalar, sınavlarında kopya çeken öğrencilere; “Yapabileceğim bir şey yok, bana kalsa işleme sokmazdım ama asistan arkadaş(lar) tutanak tutmuş, idare de
soruşturmayı başlatmış” diyerek, asistanları öğrencilerin hedef tahtasına oturturlar.
İlk gruptaki hocalar ise “sıfır risk stratejisi” ile hareket ettikleri için, bu sürecin hiçbir
aşamasında asistan(lar)dan yana tavır koymadıkları/koymayacakları için, sevgili kopya avcısı asistan kardeş(ler)im öğrenci milletinin karşısında yalnızları oynamak zorunda
kalmaktadır/kalmaya mahkumdur.
Hele bir de psikopatolojik bir kişilikle muhatapsanız; ya kör kurşunlara ya da -şanslıysanız-yıllarca sürecek psikolojik yıldırmalara maruz kalmak kaderinizdir, artık!
Şimdi can alıcı soruyu sormanın zamanı geldi: Ceren kardeşimizi kim(ler) öldürdü?

Prof. Dr. Abdullah Yılmaz

Cevap Yazın