Trump’ın Derdi Suriye Değil

Alman Medyası:

ABD Başkanı Donald Trump’ın Suriye’den çekilme kararı ve Irak ziyareti gibi dış politik hamleleri ve Almanya’da hükümetin AB vatandaşlarını orduya alma planları, Alman basınında öne çıkan yorum konuları.

“Neue Osnabrücker Zeitung”, ABD’nin uluslararası politika sahnesinden çekilme politikasını ve nedenlerini irdeliyor:

“11 Eylül 2001’deki terör saldırıları, ardından gelen Afganistan ve Irak’taki savaşlar ve Libya ile Suriye’deki askeri müdahaleler ABD’yi askeri gücünün sınırlarına dayandırdı. Bunun yanında pek çok ABD vatandaşı kendi ülkelerinde köprüler dökülürken yabancı ülkelerin yeniden inşası için milyarlarca dolar harcanmasını kaldıramıyor. Trump, ülkesinin çıkarları elverdiği ölçüde ABD’yi uluslararası politika arenasından geri çekmek istiyor. Bu nedenle Suriye’de Rusya ile, Kuzey Kore’de Çin ile uzlaşma yolları arıyor. Dünyayı elinde silahla demokrasiye kavuşturmak gibi ahlaki bir hırs da ona her halükarda yabancı.”

“Leipziger Volkszeitung”, ABD Başkanı Donald Trump’ın Irak’a gerçekleştirdiği sürpriz ziyarette yaptığı konuşmaya işaret ederek Trump’ın dış politik çıkışlarının iç siyasi amaçlı olduğu yorumunda bulunuyor:

“Trump’ın Irak’taki konuşmasında dış politik bir çizgi, hatta bir vizyon aramak boş. Tam tersine Trump’ın ifadeleri Kongre seçimleri için yapılan seçim kampanyalarını andırıyor. Başkan, iç savaşın hüküm sürdüğü bir ülkede bile kendi ülkesindeki muhalif politikacıları vatansever olmamakla suçlayabiliyor. Başkomutan, ‘Demokratlar güvenli sınırlarımızın olmasını istemiyor’ diye verip veriştiriyor. Trump’ın sergilediği dış politik aktivizmin gerçek yüzü daha açık bir şekilde ortaya konamaz. Trump’ın asıl derdi Suriye, Irak ya da Afganistan değil. Birdenbire giriştiği bu işler, dikkati iç siyasette aldığı darbelerden başka yöne çekme amaçlı manevralardan başka birşey değil.”

Viyana’da yayımlanan “Die Presse” gazetesinin yorumu ise şöyle:

“Trump’ın, ABD’nin ilelebet dünya polisini oynayamayacağı yönündeki ifadesi meşrudur. Ancak Suriye’de öyle kolayca kendini işin içinden çekip çıkaramaz. Birdenbire sanki oradaki kritik durum kendisini artık hiç ilgilendirmiyormuş gibi yapıp sahayı diğerlerine bırakamaz. Büyük sarsıntı geçirmiş ülkede İsrail ile İran arasında olsun Türkiye ile Kürt güçler arasında olsun yeni kanlı çatışmalar yaşanması potansiyeli büyük. Daha dört yıl önce Kürt birliklerle ABD’nin yanyana IŞİD’e karşı savaştığı Kobani, yeni silahlı çatışmalar yaşanması tehdidiyle karşı karşıya. Ve Washington’ın bunun önüne geçmesi gerekir.

“Frankfurter Allgemeine Zeitung”, Alman hükümetinin nitelikli personel sıkıntısı nedeniyle orduda AB vatandaşlarını görevlendirme planını ele alıyor:

“Şimdiye kadar sadece Alman vatandaşları asker olabiliyordu. Bunun iyi bir nedeni var. Gerektiğinde askerin yaşamını feda etmeye hazır olması gerekir. Bu da herhangi bir işveren için yapılabilecek birşey değildir. Savunma Bakanlığının planları ise ilk etapta sadece yurtdışından doktor ve enformasyon teknolojileri uzmanlarının alınmasını öngörüyor. Bu nedenle hemen ordunun içinde yabancı lejyonlar oluşacağı gibi düşüncelere kapılmanın anlamı yok. Avrupa düzleminde işbirliği yeni birşey değil. Giderek artan nitelikli iş gücü sıkıntısı göz önünde bulundurulduğunda, iyi elemanların orduya nasıl kazandırılabileceği konusunda yapıcı önerilere ihtiyaç var.”

Deutsche Welle Türkçe

Cevap Yazın