Prof.Dr. Mustafa Öztürk, Soruları Cevaplıyor-3

Cemaatler Din Eğitimi Veren Devlet Kurumlarına Mesafeliler

İlahiyatçılara karşı çıkan kişi veya gruplara baktığımızda aynı kişilerin İmam-Hatip okullarından da çok hoşnut olmadıklarını görüyoruz. Diğer taraftan, İmam-Hatip okullarının ve İlahiyat fakültelerinin ortak yönlerinden birisi de devlet kontrolü ve müsaadesi ile eğitim yaptıkları gerçeğidir. Bu durum hesaba katıldığında İmam-Hatip ve İlahiyatçılara karşı çıkanların esas karşı çıktıkları şey din eğitiminin devletten izinli olması mıdır?

Başka bir sorunuza cevaben söylediğim gibi, dindar çevreler ve bilhassa cemaatler din eğitimi veren devlet kurumlarına hayli mesafeliler. Bu mesafeli tutumun arka planında Cumhuriyet’in kurucu ilkelerine ve laiklik prensibine karşı çıkılması veya en azından ciddi rezervler konulması gibi bir tavırdan söz edilebilir. Ancak FETÖ örneğinde de gördük ki Türkiye’de sözüm ona gayri resmî din eğitimi-öğretimi veren yapılar her türlü istismar ve manipülasyona açıktır. Bu yüzden, dindar çevrelerde İmam-Hatip okullarına ve İlahiyat fakültelerine ne kadar karşı çıkılırsa çıkılsın, din ve dinî eğitim bu ülkede gayr-i resmi mahfillere terk edilemeyecek kadar önemli bir meseledir. Tüm sorunlarına ve eksik taraflarına rağmen en güvenilir dinî eğitim-öğretim kurumları İmam-Hatip ve İlahiyat Fakülteleri gibi devlet kurumlarıdır.

YÖRÜNGE ÖZEL

 

Cevap Yazın