TUSKON Davası Allak Bullak

Alkışlayanlar dışarda, alkışlamayanlar içerde

Yöneticiler yargılanmıyor

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) iş dünyası yapılanması karşı başlatın TUSKON davasında büyük çelişkiler yaşanıyor.
TUSKON’un 5. Olağan Genel Kurulu’nda Rızanur Meral’in iktidarı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı açıkça tehdit ettiği açılış konuşmasını ayakta alkışlayanların bir kısmı tahliye edildi bir kısmı da tutuksuz yargılanıyor.

TUSKON davasında akıllara soru işareti getiren bir diğer konu ise; TUSKON 5. Olağan Genel Kurulu’nda Rızanur Meral’in yaptığı konuşmayı ayakta alkışlayanların büyük kısmının davaya bile dahil edilmemesidir. 62 kişiden oluşan TUSKON yönetimi, konuşmayı ayakta alkışlarken yönetim kurulu üyelerinden sadece 12 kişi sanık olarak yargılanıyor. Bu 12 kişinin yargılanması da tutuksuz olarak devam ediyor.

TUSKON davasının seyri yargıda önlenemeyen bir elin müdahalesi olarak yorumlanırken kişisel husumetlerin davalarda ön plana çıktığı iddia ediliyor.

TUSKON davasında yaşanan bu gelişmeler son zamanlarda FETÖ davalarına ilişkin hak ihlali şikâyetlerini de arttırmaya başladı. Özellikle kamu kurum ve kuruluşlarında devam eden FETÖ bağlantılı personelin tespit çalışmalarında ise üst düzey yöneticilerin kişisel husumetlerinin listelerde belirleyici olduğu iddiası endişe yaratıyor.

TUSKON davasında birçok kişi üzerinde bulunan tedbirler kaldırılırken kamuoyunda ön planda isimlere yönelik hak ihlalleri ise hala devam ediyor. Akıllara birçok soru işareti getiren davada, sanıkların çoğu tahliye edilirken özellikle kamuoyunda oluşturulan algı yönetimi ile Ömer Faruk Kavurmacı, Faruk Güllü gibi isimlerinin tutukluluk hali ortada her hangi bir örgüt bağlantısı bulunmamasına rağmen devam ediyor.

Davada bazı sanıkların yaşlı olması ve sağlık sorunlarından dolayı adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasına devam edilmesi kararının sağlık durumu kötü durumda olan diğer sanıklara verilmemesi bazı sanıkların suçu olmadığı halde günah keçisi olarak ilan edildiği iddiasını güçlendiriyor.

TUSKON ile 2010 yılından sonra hiçbir ilişkisi kalmayan, TUSKON tarafından gerçekleştirilen toplantılara, organizasyonlara katılmayan hatta 15 Temmuz darbe girişiminde saat 03.00’e kadar polislerle beraber tankların gidişini engellemeye çalışan Faruk Güllü’nün tutukluluk hali de devam ediyor.

Davanın seyrinde yaşanan bu gelişmeler birilerin bir şekilde serbest kaldığını fakat kamuoyunda oluşturulan algı yönetimi ile suçsuz olan insanların hala tutuklu olması yargıda önlenemeyen bir elin müdahalesi olarak yorumlanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından istifa eden Kadir Topbaş’ın damadı olan ve FETÖ’den tutuklu bulunan Ömer Faruk Kavurmacı, “Her savunmamda aleyhime yöneltilen suçlamaları kanıtlamam rağmen aynı gerekçelerle tutukluluğumun devamına karar verildi. TUSKON üyeliği suçlaması ile tutuklu yargılanan benden başka kimse yoktur. Genel Kurula katılmış olan yönetim kurulu üyelerinin tamamı tutuksuz yargılanırken sadece ben tutuklu yargılanıyorum.” dedi.

TUSKON’dan noter marifetiyle Haziran 2014’te resmi olarak ilk istifa eden kişi olduğunu ispatladığını belirten kavurmacı, “Buna rağmen benden sonra istifa edenler, istifa ettiğini beyan etmekle beraber bunu belgelememiş olanlar; tutuksuz yargılanmakta veya hiç yargılanmamaktadır. Çocuklarımı 2013’te kolejden alan tek kişiyim. Haksız bir tutuklulukla cezalandırılan tek kişiyim.” ifadelerini kullandı.

Çocuklarını 2013 eğitim döneminde Fatih Kolejinden alarak tavır koyan tek kişi olduğunu belirten Kavurmacı şöyle devam etti: “İzleyici pozisyonunda kalmayarak devletimizin yanında duran bu tavrım ödüllendirilmesi gerekirken 22 aylık bir tutuklulukla cezalandırılan tek kişi benim. Bank Asya’da hiç hesap açmadığım gibi hayatım boyunca kredi kartını dahi kullanmadım.”

Cevap Yazın