Siyaset Adabı

Korkut Daban yazdı

Edep ve haya duygularından mahrum bir insan hayal edebilir miyiz? Tabi ki hayır diyeceksiniz. Oysa her geçen gün edep ve haya duygusunun anlamından uzaklaşıyoruz. Toplumları oluşturan ve ayakta tutan Değer Yargıları’dır.Bizlerde gün geçtikçe değerlerimizden uzak davranışlar sergilemeye başladık. Geldiğimiz yeri ve kültürümüzü unutuyoruz diyebilirim.

Ne için yaratıldık yeryüzünde ki misyonumuz nedir? Bizi diğer yaratılan canlılardan ayıran en önemli özelliğimiz! Düşündükçe doğruları bulabiliriz. Sorgulamak ile işe başlayabiliriz. Her sabah gözümüzü açtığımızda bugün ben Allah (İnsanlık)için ne yapabilirim diye sormak ile ilk adımı atabiliriz! İnsan olarak içerisinde yaşadığımız topluma ne gibi faydamız oluyor!

Yaklaşan seçimler öncesi parti gözetmeksizin söylüyorum adeta aday enflasyonu yaşanıyor.Peki bu kadar çok aday adayı olması doğru mu diye sorabilirsiniz! Muhakkak Demokrasinin olmazsa olmazı bireysel hürriyet, başka bir deyişle çok sesliliktir. Ancak sizlerde takdir edersiniz ki adayların liyakat ve vizyon sahibi olmadan meydana çıkması toplumun çok fazla olumlu karşıladığı bir durum değildir.

Özellikle ilçe belediyelerine talip olan aday adaylarının bir kısmının bırakın proje ve vizyon sahibi olmasını, siyaseten en ufak bir birikiminin dahi olmadığına tanık oluyoruz. Üzülerek söylüyorum ama son yıllarda Adana’da siyasetin çıtası çok düştü. Bu konuda bizzat halkla olan sohbetlerimde ki duyumlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Halkımız aday adaylarının bazılarının bırakın bir ilçe belediyesini yönetmeyi bir mahalleyi dahi yönetemeyeceğini ifade ediyorlar. Bende uzun yıllardır yöneticilik deneyimime dayanarak bu yorumlara sonuna kadar hak veriyorum. Peki Adana da siyasetin çıtasının bu denli düşmesinin sebepleri ne idi!

Yine parti gözetmeden söylüyorum. Siyasi Partilerin İl ve İlçe Teşkilatlarınca küstürülen siyasetçiler ve teşkilat emektarları diyebiliriz. Seçim dönemlerinde yapılan yanlış aday tercihleri ve yine yanlış stratejiler Adana Siyasetinde ciddi bir küskünler kitlesi oluşturdu. Siyaseten tecrübeli vizyon sahibi insanlar uzun süre siyasete uzak kaldılar. Bu nedenle boş kalan siyaset meydanı deyim yerinde ise çaylak siyasetçiler ile doldu.

Haddini bilmeden meydana çıkan siyasetçilere Yunus Emre’nin dizeleri ile cevap verelim:

İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir

Sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır!

Lütfen yazımı üzerine alınması gerekenler alınsın! Keza siyasette çıtanın düşmesi Adana’mıza bir şey kazandırmadığı gibi çok şey kaybettirmeye gebedir. Şehrinize hizmet etmenin tek yolu siyaset makamı değildir. Bilimsel, Sanatsal, Ticari, Kültürel ve Sanayi alanlarında yapacağınız iş ve projeler ile yine şehrinize katkıda bulunabilirsiniz.

Sadece seçim dönemlerinde meydanlarda boy gösteren söz de siyaset insanları ise başka bir rahatsızlık konusu.Seçimlere kadar her hangi bir siyasi veya sosyal çalışmada bulunmayan simalar bu tür dönemlerde göze batıyorlar. Özellikle sosyal medyanın bu denli yaygın olduğu bir dünyada kamuoyunun bu tarz siyasetçileri değerlendirmesi daha kolay oluyor.

Kimseyi küçümseme veya hor görme gibi bir lüksümüz olamaz. Zaten sahip olduğumuz inanç buna müsaade etmez. Ancak her geçen gün herhangi bir siyasi altyapısı olmayan aday adayı sayısı artıyor. Altyapısı olmayan yüksek özgüven sahibi bu tarz adayların hata ve yanlışlarının nispeten fazla olduğuna tanık oluyoruz. Bu yüzdendir ki bazen siyaset sahnesinde sessiz veya geri planda kalmak öne çıkmaktan daha evladır. Herkesin haddini bilmesi en güzelidir!

Selam ve dua ile…

Kaynak: www.adanapostasi.com

Cevap Yazın