“En Büyük Tehlike, İlahi Hikmet Mirasının Tarihte Kalması”

Diriliş Ertuğrul Dizisini İzlediğini Açıklayan Yusuf İslam:

“En Büyük Tehlike, İlahi Hikmet Mirasının Tarihte Kalması”

“Kırk yıllık öğrenme sürecinde, İslam’ın hayata geçirilmesinin yalnızca Müslüman eğitim, düşünce ve davranışının geliştirilmesiyle mümkün olacağını anladım. İslam dini kusursuz. Müslümanların onu öğrenmesi ve anlaması gerekiyor. En büyük tehlike, ilahi hikmet mirasının tarihte kalması ve anılarla geçmişi konu alan müzelere bırakılmasıdır.”
Türkiye haricinde ilham verici liderlik kalmadı
Sanatçı Yusuf İslam, ‘İlham verici liderlik büyük ölçüde tarihte kalmış gibi görünüyordu. Tabii ki bu ülke (Türkiye) hariç. Diriliş Ertuğrul’u izlediğimi fark etmiş olmalısınız. Bu dizi bize çok şey öğretiyor.’ dedi.

Dünya çapında ünlü sanatçı Yusuf İslam, İslam’ı seçtiğinde büyük beklentileri olduğunun altını çizerek, “Kısa süre sonra anladım ki bu kutsallıktan ilhamını alan liderliği bulmak, Müslüman birlik ve siyasi bütünlüğünü bulmak kadar zordu. Başkanlar, krallar, emirler, başbakanlar ve generallerin yanı sıra aktivistler, değişim çağrısı yapanlar ve alimler vardı. Bütün bunlara bakınca, en üretken ve ilham verici liderlik büyük ölçüde tarihte kalmış gibi görünüyordu. Tabii ki bu ülke (Türkiye) hariç. Diriliş Ertuğrul’u izlediğimi fark etmiş olmalısınız. Bu dizi bize çok şey öğretiyor.” dedi.

AA’nın Global İletişim Ortağı olduğu, Cumhurbaşkanlığı himayesinde, İslam Ülkeleri Standartları ve Metroloji Enstitüsü (SMIIC), İslam Ticareti Geliştirme Merkezi (ICDT) ve Discover Events iş birliğinde gerçekleştirilen “Dünya Helal Zirvesi 2018 ve 6. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Helal Expo Fuarı” Yenikapı’daki Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde başladı.

“Müslüman ülkelerde araba imal eden bile bulmak zordu”

Etkinliğe katılan İslam, Müslüman olduktan sonraki mücadelesinde iki temel cephe olduğuna işaret ederek, “İlki, İslam’ı ve hataya ve yanlışa düşmekten kurtuluşun ilahi mesajını öğrenmek. İkincisi de her yerdeki Müslüman akıl ve davranışına yayılmış olan düşük düzeydeki yaratıcı mahir zeka ve yüksek düzeydeki tüketici zihniyetle baş etmekti. Müslüman ülkelerde, kendi arabasını ya da televizyonunu ihraç edebilen hatta imal eden ülke bulmak zordu. Ancak başka ülkelerin markalarını satın almaktan bahsediyorsak, milyonlarca satın alınıyordu.” ifadelerini kullandı.

İlk olarak, namaz kılarak, dürüst olarak, hayır işleyerek ve aile kurarak cehaletinden ve kötü davranışlarından kurtulmaya başladığını dile getiren sanatçı, şunları kaydetti:

“Her ne kadar her Müslümanın evindeki ve her ülkenin her camisindeki Kur’an mucizevi şekilde aynı olsa da Arapça öğrenmek pek kolay değildi. Çünkü öğretim metodu çok ilkel ve intizamsız olduğu gibi fazla sayıda farklı lehçe vardı. Bu beni, İslam ümmetinin global öğretmenlik rolünü ve mucizevi bilgiyi, adalet ve tevhid yetilerini dünyaya taşıma ve iletme yeteneğini yitirmiş olduğu sonucuna götürdü. İşte böylece hırslarım törpülenmeye başladı. Ancak hiçbir zaman vazgeçmedim. Ben Allah’a ve Muhammed Peygamberin öğrettiği İslam’ın birlik ve üstünlüğüne teslim olmuştum.”

Yusuf İslam, yaşamı boyunca karşılaştığı zorluk ve deneyimleri bir kitapta anlattığına ve kitabın Türkçesinin de yayımlandığına işaret ederek, “Bu kırk yıllık öğrenme sürecinde, İslam’ın hayata geçirilmesinin yalnızca Müslüman eğitim, düşünce ve davranışının geliştirilmesiyle mümkün olacağını anladım. İslam dini kusursuz. Müslümanların onu öğrenmesi ve anlaması gerekiyor. En büyük tehlike, ilahi hikmet mirasının tarihte kalması ve anılara ve geçmişi konu alan müzelere bırakılmasıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

İslam’ı seçtiğinde büyük beklentileri olduğunun altını çizen sanatçı, şunları söyledi:

“Ancak kısa süre sonra anladım ki bu kutsallıktan ilhamını alan liderliği bulmak, Müslüman birlik ve siyasi bütünlüğünü bulmak kadar zordu. Başkanlar, krallar, emirler, başbakanlar ve generallerin yanı sıra aktivistler, değişim çağrısı yapanlar ve alimler vardı. Ardından bütünden kopan radikal çeteler çıktı ve birlik, dış güçlerin yarattığı kaos nedeniyle yok oldu. Bu da söz konusu güçlerin, Müslümanlar arasındaki oranları yüzde 0,1’i bile bulmayan bir avuç kana susamış radikallerin hunhar eylemleri nedeniyle, bütün İslam dünyasını suçlayabileceği noktaya gelmesine zemin hazırladı. Dolayısıyla bütün bunlara bakınca, en üretken ve ilham verici liderlik büyük ölçüde tarihte kalmış gibi görünüyordu. Tabii ki bu ülke (Türkiye) hariç. Diriliş Ertuğrul’u izlediğimi fark etmiş olmalısınız. Bu dizi bize çok şey öğretiyor.”

“Dünya huzur, istikrar ve adalet duygusuyla yaşayan âlimler sayesinde değişecek”

Başarılı sanatçı, inançlı kişiler ile huzur, istikrar ve adalet duygusuyla yaşayan alimler sayesinde dünyanın değişeceğini vurgulayarak, İslam’ın kurallarının ve bu kurallara uygun düzenlenen kanunların geçmişte olduğu gibi bugün de iyi olduğunu kaydetti.

Cat Stevens olarak el üstünde tutulduğunu, araştırma ve sorgulama konumuna yerleştirildiğini aktaran sanatçı, “Kendimi, Batı’nın İslam’ı, Müslümanların da Batı’yı görebileceği bir ayna gibi özgün bir konumda buldum. Bu muazzam bir sorumluktu ve uzun yıllar boyunca değişik düşünce ekollerinin dolambaçlı yollarından geçerek aynadaki tozu temizlemek için mücadele etmek zorunda kaldım.” dedi.

Yaşam, mülkiyet, aile, din, vicdan ve sağlık haklarının insan hakkı olduğunun altını çizen İslam, özgürlükleri kullanırken tedbirli olmanın özgürlüğün bilinçli bir bedeli olduğuna dikkati çekti.

Cevap Yazın