Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazar, Ağustos 2, 2020

Arap Medyası: Suudi Arabistan Bir Fare Kadar Çaresiz

Arap medyasında Kaşıkçı olayı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ilgili bir analiz kaleme alındı. Rihana Press’te yazan gazeteci Halid Duva “Arabistan’ın bir fare kadar çaresiz olduğunu”söyledi.

Kaşıkçı krizi sonrası Türkiye’nin süreci çok iyi yöneterek dünya gündemine taşıdığını belirten Duva şunları yazdı:

Türkiye’nin siyaset kurdu Recep Tayyip Erdoğan tarafından büyük bir titizlikle yönetilen Kaşıkçı krizi okullarda ders olarak okutulacak türden. Erdoğan’a düşmanlık besleyen ve emirlikler ile ortaklaşa başarısız kalkışmayı milyarlarca dolar ödeyerek finanse eden daha sonra da onlarca milyar doları Türk parasını ve ekonomisini sarsmak için kullanan Suudi Arabistan sonunda kurdun pençesine düştü.

Suudi Arabistan fare gibi çaresiz…

Türkiye’de emniyeti sarsmak için Kaşıkçı’yı öldürmeyi planlamışlardı. Şimdi ise Suudi Arabistan, tuzağa düşmüş, çaresiz bir fare gibi hakkında verilecek hükmü diz çökmüş beklemektedir. Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürülmesi Erdoğan’ın ilahi bir hediye gibi kucağına düştü. O da bunu, iplerini elinde tuttuğu siyasi ve medyatik bir destana dönüştürdü. Peyderpey cinayete dair bilgiler sızdırılarak soruşturma süresi uzatılıyor. Ta ki fare, psikolojik olarak işkence çeksin ve Erdoğan mümkün olan en büyük siyasi kazançla krizden çıksın. Erdoğan baştan beri açıklamalarında sükunetini korumaya ve hukuki dili kullanmaya özen gösterdi. ABD’lilerin soruşturmaya katılma isteğine rağmen oyunu tek başına kurdu. Zira ABD, MSB’yi kurtarmak için Trump’ın talimatıyla cinayeti sulandıracaktı. Böylece Trump, Arabistan ineğinin sütünü son damlasına kadar sağacaktı.  

Erdoğan, Trump’ı şaşkına çevirdi

Trump, krizin başında şaşkındı. İneğini kurtarmak istedi. Suud’u temize çıkaran açıklamalar yaptı. Buna karşılık Erdoğan, CNN’e ve büyük ABD ve dünya gazetelerine bilgi sızdırarak uluslararası kamuoyunu harekete geçirdi . ABD Dışişleri Bakanı Türkiye’ye ulaşmadan Kaşıkçı’nın cesedinin bir adli tıp uzmanı tarafından parçalandığı haberi sızdırıldı. Bu sayede Trump seçimlerden önce zor duruma sokuldu. ABD kamuoyu hareketlendi. Erdoğan, Trump’ın üzerinde baskı kurabilmek için kasten süreci uzatıyor. ABD’li bakan Pompeo’ya  cinayetin ses kayıtlarını dinletti. Erdoğan bu esnada Brunson’u Halkbank müdürünü serbest bırakma ve yaptırımları kaldırtma şartıyla geri gönderdi. ABD’nin Suriye konusunda Türkiye’ye muhtaç olduğunu biliyordu. Erdoğan sonunda Trump’ı yüz seksen derece dönüş yapmaya zorladı. Trump ise Arabistan karşıtı açıklamalar yaparak seçim üstü yaşadığı tehlikeyi atlatmaya çalıştı. Erdoğan bu şaşkınlığı iyi kullanarak Menbiç meselesini gündeme getirdi. Erdoğan’ın yapmaya çalıştığı ABD, Mısır ve Suud arasındaki birliği çözmek.

Suud’a yaptırım yolda 

Trump’ı Arabistan’a yaptırım uygulamaya zorlamak. Böylece Arabistan’a ABD’nin güvenilir bir liman olmadığını gösterecek. Nitekim Kuveyt bu gerçeği fark edip bir kaç gün önce Türkiye ile ortak savunma anlaşması imzaladı. Bu da Erdoğan’ın krizden en büyük kazanımı oldu. Zira bununla Türkiye körfeze ayağını sağlam basmış olacak. Kaşıkçı krizi sonrası Türkiye Arabistan ilişkilerinin gayet iyi bir düzeye çıktığı söylenebilir. Böylece siyaset kurdu Erdoğan kısık ateşte krizi titizlikle pişirdi. Kazanımları elde etti. Rakiplerini bastırdı.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir