Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Salı, Temmuz 14, 2020

“Ak Parti İktidar Değil Hükümettir”

BALIKÇI LAKABIYLA BİLİNEN İLHAMİ IŞIK’TAN YÖRÜNGE’YE İLGİNÇ DEĞERLENDİRME:

Kamuoyunda Balıkçı lakabıyla maruf İlhami Işık, Yörünge muhabirine dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Rahip Brunson krizinden Danıştay’ın andımız kararına kadar Türkiye’deki son gelişmeleri değerlendiren Işık dikkat çeken açıklamalarda bulundu: “Hükümet olabilirsiniz, birinci partisiniz, bakanlar sizin elinizde, Cumhurbaşkanı sizdendir vs. Ama dün de böyleydi. Bu ülkede Turgut Özal, Süleyman Demirel Cumhurbaşkanı oldu, bunların partileri vardı, birinciydiler, seçim kazanıyorlardı, valileri, polis teşkilatını bunlar atıyordu vs. Ama öyle olmadığını gördük. Görüntü ile gerçek böylesine tarihsel kırılmalarda netleşiyor. Eğer bu iktidar, rahip Brunson olayında aktif müdahale etmiş olsaydı, iktidardı. Ancak müdahale edemedi, sönmeye yakın bitirebildi. İktidar olabilseydi, bu iktidarın yöneticileriyle çay toplamaya giden Danıştay, Andımız kararını alamazdı.”

12 Ekim’deki duruşmadan çok önce “Rahip tahliye edilecek” öngörüsünde bulunan, ‘Balıkçı’ lakaplı yazar İlhami Işık’ın değerlendirmelerini dikkatlerinize sunuyoruz:

Brunson’ın tutuklanmaması gerekirdi. Ama maalesef biz, bu meseleyi sağlıklı tartışamadık, konuşamadık, hatta konuşma fırsatı bile oluşmadı. Bu, psikolojik ortamla engellendi. Özellikle FETÖ’cülerden kalma bir durum. Daha evvel de vardı ama bu kadar yaygın değildi. Bir problemi, sorunu şeytanlaştırarak, tartışılmasını engellemek. Önünüzde bir şeytan var ve bu nedenle tartışamazsınız. Bir şey söylediğiniz zaman ‘şeytanla işbirliği mi yapıyorsunuz’ suçlamalarına maruz kalıyorsunuz.

Türkiye Kaşıkçı Cinayetini İyi Yönetti

Kaşıkçı’yı öldürmek amacıyla konsolosluğa çağırdıklarını düşünmüyorum. Birileri üstlenip de mevzu kapatılırsa Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri ister istemez olumsuza doğru gider. Türkiye’nin bu süreci çok iyi yönettiği konusunda ise hemfikirim. Kaçırılma ihtimalini bile öne çıkarmak adına kendi basınına değil yurtdışı basınına bilgiler aktarıldı. Müthiş bir psikolojik baskı oluşturdu.

Andımızı Ben de Okudum

Andımızın okutulması, varlığı sorun değil. Ben de okudum. Örneğin, 1970’lerin ortalarına kadar problem olmayabilir. Ama bir duruş, bir travmaya neden oluyorsa, onu söndürmek lazım. Bu, onu getirenlere de hayır getirmez. Sosyal psikoloji vardır. Siz görmeseniz, ‘Bunlara karşı çıkan FETÖ’cüdür, Türk düşmanıdır’ diye bakarsanız travmayı deşersiniz

Birileri Birilerini Tasfiye Etmek İstedi

Bakıyoruz ne Emniyet takip etmiş ne MİT. Bu kadar mı kendini gizlemiş. Bakıyoruz yaptıkları açıktan yapılan şeyler. Bu kadar açıktan faaliyet yapıldıysa burada bir gariplik yok mu? Buradan başlıyor zaten. Bir başka boyut da şu: İddianameye bakıyorsun, yapılanların çoğu 2013 yılı… Kardeşim 2013 yılına kadar FETÖ’ye selam vermeyeni dövüyorlardı.

FETÖ’cülerin İzmir Casusluk soruşturmasıyla karşılaştırma yaptım. Orada da dakika dakika casusluk diye diye neredeyse dünyanın en büyük casusluk örgütünü çıkarmışlardı. Ama baktık hepsi hayal ürünüydü, kumpastı. Müthiş bir kumpastı. Her şeyi birleştirmişlerdi. Neredeyse aynısıydı. Birileri birilerini tasfiye etmeye çalıştı.

Batı’nın Olduğu Her Şey Konuşulur

İşin içine PKK, PYD, FETÖ, ABD girince siyaset de kilitlendi. Zaten siyasete, “seni, en iyi ben savunuyorum” diyen bir medya da var. Böyle olunca da bire üç kattılar. Türk yargısı tahliye vermedi, ceza verdi. Ama yattığı süre göz önünde bulundurarak tahliye edildi. Yani yargı Brunson’ı cezasız bırakmadı. Bunu, 9 yaşında Diyarbakırlı bir çocuğa söylesen güler.

İran’da çok sayıda insan idam ediliyor. Ses çıkıyor mu? Yok. Ama Kaşıkçı olayını konuşuyoruz. Çünkü Suudi Arabistan şu veya bu şekilde Batı ile ilişkili olan bir ülke. Batı ile ilişkisi olmasaydı Kaşıkçı olayını Allah’ın kulu konuşmazdı. Batı’nın olduğu her şey konuşulur.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir