Yörünge Dergisi

"Türkiye’nin Entelektüel Aklının Buluşma Noktası"

Pazartesi, Ağustos 3, 2020

Olumlu Ancak Yetmez

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk son günlerde adından çokça söz ettiren kabine üyesi. Hafta başında açıklanan Eğitimde 2023 Vizyon Programının yankıları devam ediyor. Bu meyanda NTV kanalında bir oturuma katılan Bakan Selçuk eğitim camiasının merakla beklediği konulara açıklık getirdi.

Eğitimde reform sayılacak yeni uygulamaların müjdesini veren Selçuk, Türkiye’nin önemli bir yarasına parmak basarak yabancı dil konusunun tek tip yaklaşımla çözülemeyeceğini söyledi ve “Bazı gruplar için yabancı dil seçmeli olabilir, neden zorunlu oluyor?” dedi.

BakanSelçuk’un açıklamaları eğitimciler arasında tatlı bir heyecan dalgasının oluşmasına sebep oldu. Bilindiği gibi eski Milli Eğitim Bakanlarından merhum Hasan Celal Güzel yabancı dil konusunda en hassas isimlerden biriydi. Güzel, 20 Nisan 2003 tarihli, Dil Yâresi başlıklı yazısında şöyle yazmıştı: “İstanbul’da bir ‘cafe’de arkadaşımı bekliyorum. Karşımda bir ‘plaza’ yükseliyor. Yanında da ‘show room’lar uzanıyor. Mağazaların ve şirketlerin isimleri, ya tamamen İngilizce veya İngilizce-Türkçe karışımı garip bir dilde… Tiksiniyorum…

Bulunduğum ‘cafe’ye gençler ‘takılıyor’… Yanımdaki masada ‘uçuk’ kıyafetli bir çift genç ‘muhabbet’ ediyorlar. Kız saçını pembeye boyamış; göbeği açık… O da ne? Göbeğinde bir halka takılı. Aynı halkadan oğlan da kulağına takmış; saçları dimdik ve jöleli. Oynaştalar… Ârif Nihat’ın dediği gibi, ‘Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaşta’lar… ‘Fetih’ mi dedim? Kendime kızıyorum… ‘Sen de kafayı savaşa taktın’ diye söyleniyorum. Şimdi ‘savaşma, seviş’ çağı.”

Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya Selçuk’un açıklamalarının bir kısmı şöyle:

3600 ek gösterge Öğretmenler Günü’nde açıklanacak

Yabancı dil eğitimine değinen Selçuk, “Yabancı dil konusu çok boyutlu bir mesele. Öğretmen niteliği, müfredat meselesi, çocukların dile maruz kalma ortamlarının çeşitlendirilmesi gibi birçok bağlamsal faktör var” dedi. Sorunun tek tip yaklaşımla çözülemeyeceğini ifade eden Selçuk, “Biz genel olarak tek tip yaklaşımdan kaçınıyoruz. Bütün okullarda hazırlık sınıfı olacak ya da olmayacak. Kimin neye ihtiyacı var? Bazı gruplar için yabancı dil seçmeli olabilir, neden zorunlu ders oluyor?” ifadelerini kullandı.

Bakan Selçuk, şöyle devam etti:

— Bununla ilgili farklı senaryolar var elimizde. Belirli bir kesimde hazırlık sınıfı olabilir ama bütün Türkiye’de aynı olmaz. Belirli sınıflarda süre çok artacak ama belirli sınıflarda azalacak. Dersleri toplayıp yoğunlaştırılmış bir dönemde verebilir miyiz? Bu konuyla ilgili senaryolarımız var.

‘DERS SAYISI ÖNEMLİ MİKTARDA AZALACAK’

Okullardaki ders sayılarının dünya ortalamalarının üzerinde olduğunu belirten Selçuk, planlanan sistemi şöyle anlattı:

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Çocuğun hem bilgisini, hem de manevi tarafını zenginleştirmek gerekir. Temel dersler ve alan dersleri olacak. Çocuk nereye yönelecekse onun derslerini alacak. Büyük ülkelerde lisede 5-6 ders var. Bizde ders sayısı 15’e yakın. Hangi alana giderse hangi ders kümesini alır, bununla ilgili senaryolarımız var. Biz bunu STK’larla, bilim insanlarıyla, velilerle konuştuk. Bunu topluma mal edebilmek için daha fazla konuşma ihtiyacı içerisindeyiz. Tam yarı yarıya inecek demek çok doğru değil. Önemli miktarda azalacağını ifade ediyoruz. Sayı şudur diye net şekilde ortaya koymadık.

‘ANİ DEĞİŞİKLİK OLMAYACAK’

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Eğitimde ani sistem değişikliği artık yok

Ziya Selçuk’un altını çizdiği konulardan biri de teneffüs süreleri oldu. Teneffüs süresinin öğrencinin öğrenme süreci içerisindeki önemine işaret eden Selçuk, “Bu inşa sürecinde çocuklarımızın daha nitelikli eğitim almaları için teneffüs sürelerinin artması var. Teneffüs bizim en iyi derslerimizin arasında. Gençlik ve Spor Bakanlığımızla ortak çalışmalar planlıyoruz. Bizim de bir bilimsel metedolojiden gelen insanlar olarak şu kadar dakika olacak diyemeyiz. Veriye bakarız. Öğretmen ve öğrenci açısından sıkıntı olmaması lazım. Bu sene başlasaydık sıkıntı ile karşılaşabilirdik. Pilot bögelerle yapacağız. Ani değişiklikler yapmadan bu süreci ortaya koymak gerekiyor. Amaç tam bir çocuk yetiştirmek. Sadece akademik sorulardan oluşan derslerle muhatap kıldığımızda çocuğun duygu gelişimi yetersiz kalıyor” şeklinde konuştu.

ATAMA BRANŞLARI 9 KASIM’DA

Milli Eğitim Bakanı Selçuk: Bizim işimiz küresel rekabet

Öğretmen atamalarına da değinen Bakan Selçuk, şunları kaydetti: MEB’in bir kapasitesi var. İhtiyaç analizi var. 2040’a kadar bir nüfus eğrisi var. Nüfusla ilgili verilere dayalı olarak öğretemen ihtiyacımız belli. Bu anlamda yüzbinlerce öğretmen atamamız fiilen mümkün değil. Önümüzdeki ilk hedef 20 bin öğretmenin ataması. O da 10-31 Aralık arası yapılacak sözlü sınavların yapılması ile devam edecek. Önümüzdeki yıl için atama rakamları belli değil. Atama yapılacak dallar 9 Kasım’da belli olacak. Hangi branşa kaç öğretmen atayacağımız netleşmiş olacak. MEB 30-40 bin atama yapsın deniliyor, bu doğrudan yetkili olduğumuz bir alan değil.

Bakan Selçuk’un açıklamalarından öne çıkan diğer başlıklar şöyle:

— Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi üçüncü öğretim yılı içerisinde yapılabilmesi için altyapı hazırlık dönemi gerekiyor. Elbette bazı sorunlar çıkabilir. Ama hedefimiz bu. Gelişimsel olarak bir çocuğun çocuğun okul için okulun da çocuk için hazır olmasıdır. Okula başlama yaşında 69 ay taban olacak.

— Bu ekip işi. Bir bakan ya da kişinin yaptığı bir şey değil. Biz geçmişteki uygulamaların üzerine bir şey koyuyoruz. Yeterli döküman olmasa öğretmen sayısı olmasa başka şeylerle uğraşıyor olurduk. Hazır olduğu için nitelikle ilgili şeylerle uğraşıyoruz. Bir çocuk belirli alana yönelmek istiyorsa neden bütün alanların dersini alıyor? Ortak derslerde ne alınıyor ya da diğerleri kadar alması gerekiyor. Yüksek öğretimde gitmek istediği alanı ne ise onunla ilgili dersleri alacak.

ÖĞRETMEN ADAYLARINA TEZSİZ YÜKSEK LİSANS

— Biz başarılı olursak çocuklar için iyi bir şey yapmış oluruz. Biz ekip olarak bunu başaracağız. Pedagojik formasyonla ilgili uzun yıllardır siz öğretmen adayı olun deniliyor. Yüz binlerce kişinin belirli bir umutla karşılaşması oluyor. Bunu YÖK ile de konuştuk. Bunun fiili olarak nasıl uygulanacağını da kararlaştırdık. Herhangi bir öğretmen adayı bir yıl tezsiz yüksek lisans alacak. Pedagojik formasyondan farklı bir içerik bu. Bir kişi öğretmenlik hakkını kazandığında bir yıl tezsiz yüksek lisans ile pedagojik içeriği alması temin edilecek.

Daha Fazla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir