Yeni Sistemde Hantal ve Oligarşik Bürokrasiye Yer Yok

Yeni sistemde, Türkiye’nin kazanımlarına baktığımızda, hantal ve oligarşik bürokrasiye artık yer olmayacaktır, meclis güçlenecek yasamada artık hükümet değil, milletvekilleri söz sahibi olacaklardır. Siyaset gençleşecek, hızla değişen dünyada siyaset sadece geçmişe değil, geleceğe bakma imkânını bulacaktır. Sorumlu bir cumhurbaşkanının olduğu bu yeni sistemde, devletin hantallığına prim verilmeyecek ihtiyaç duyduğu dinamizm beraberinde gelecektir.

Parlamenter sistemde, iktidardaki partinin milletvekilleri, yaşadıkları şehrin özellikle bürokrasisine karşı bakışlarında ve pratiklerinde oldukça olumsuzluklar yaşatırlardı. Şehrin valisi, kaymakamları, emniyet müdürleri ve cumhuriyet savcıları başta olmak üzere, diğer bölge ve il müdürlükleri kendi aralarında paylaşılır, her bir vekil bir veya birkaç kurum üzerinde hegemonya kurardı. Bu hegemonyayı kurmak adeta bir gelenek haline gelmişti. Burada parti farkı gözetmeksizin tüm partilerin iktidarında ilk öncelik, bu husustaki paylaşımlara büyük önem vermekti. Hatta koalisyonlar döneminde, bakanlıkların paylaşımında bile bu husus koalisyonlar için mutlaka protokollere bağlanırdı. Buradaki paylaşımın tek amacı, devletçe yapılacak hizmetler için, taahhütlerin daha çok rantla ilgili paylaşımında anlaşılırdı. Müteahhitler bu vesileyle siyasi aktörleri finanse eder, karşılığını daha sonra iktidara gelen siyasi partilerin milletvekillerinden kendilerine peşkeş çekilen ihale işleri karşılığında ödediklerini misliyle alırlardı. Özellikle buna riayet etmeyen devlet bürokrasisi sık, sık tayinler ve sürgünlerle karşılaşırdı. Devletin yaptığı hizmetler bu vesileyle birer rant kapısı gibi görülürdü. Tüm bunlar milli servetin paylaşımında adaletsizliğe sebep olurdu. Siyaset siyasetçinin sadece kendi çevresine fayda sağlayan, ülkedeki yoksulluğa ve işsizliğe karşı olumsuz yaklaşımlarıyla adeta bir uğraş haline getirilmişti. Siyasetin ve siyasetçinin parlamenter sistem içindeki bu kronik hastalığa yakalanması, ülkede adaletin tecellisinde olumsuzluklara meydan veriyordu. Yoksulun daha yoksul olduğu bu sistem içinde, adalet sadece güçlüden yana olurdu. Parlamenter sistemdeki bu çarpıklık ülkede devlete karşı güvensizliği oluşturuyordu. Devletin karşı karşıya kaldığı bu zafiyet ne yazık ki bu ülkede terör odaklarının ekmeğine yağ sürüyor ve terörün yaşamasına sebep oluyordu.

Yargının sivilleşeceği yeni sistem içinde, sadece yargının bağımsızlığına değil, tarafsızlığına dair de kriterler yer alacaktır. Bütçe kanunu teklifini hazırlayıp meclise sunma görevinin cumhurbaşkanına ait olacağı bu yeni sistemde, kanun teklifi verme ve yapma yetkisi Mecliste olacaktır. Bu vesileyle 24 Haziran’da yapılacak bu seçimin, ülkemize ve biz vatandaşlara kazandıracağı çok şeyler olacağı gibi, en başta güçlü bir yasama ve güçlü bir yürütme, ülkece geçmiş sistemden kaynaklanan tüm sorunlarımızı çözen anahtar olacaktır.

Cevap Yazın