Editörden Nisan 2018

Maziye Avdet ve Halde Tevakkuf Muhaldir

Geçen sayımızda (Mart 2018) yer alan Diyanet İşleri Eski Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile yaptığımız söyleşi umumi bir teveccühe mazhar oldu. Asansörde halvet, çocuk yaştaki kızların evlenip evlenmemesi gibi günümüz insanına tuhaf gelen din kaynaklı anlayışları gündeme getirerek fitne kazanını kaynatmaya yeltenenlere nasihat edici mahiyette sözler söyledi Görmez hocamız. Ortamın gerilmesini ve gündemin gereksiz yere meşgul edilmesini göz önüne alırsak günümüz Türk toplumu böyle bir zamanda bu tuzağa düşmemeliydi diyesi geliyor insanın.

Zira millet olarak bu nizaların yabancısı değiliz. Bakınız meşhur münevverlerimizden Namık Kemal, yaklaşık bir buçuk asır önce şöyle yazmış: “İstikbalimiz emindir. Çünkü ‘Kad tetegayyere’l-ahkâm bi- tebeddüli’l-ezmân’ kâide-yi fıkhiyyesi hükmünce âlemin her cihetinde zuhur eden âsâr-ı terakkiyâtı telâkkiye memur olduğumuz için bize göre maziye avdet veya hâlde tevakkuf câiz değildir.” (Osmanlı Modernleşmesinin Meseleleri 1, Dergah Yayınları, s. 40.)

103. yılını yâd ettiğimiz Çanakkale Zaferi, Mart ayında en çok konuştuğumuz konulardan biriydi. Ne var ki Çanakkale Zaferi hala anlatılamamıştır. Anlatılamamasının nedenlerinden biri de anlaşılamamış olmasıdır. Çanakkale Savaşı’nda Osmanlı Devleti’nin Harbiye Nazırı Başkomutan Enver Paşa da o günkü matbuatın savaşı hakkıyla halka yansıtamadığından yakınıyordu. Acaba Çanakkale’nin gölgesinin düştüğü Afrin’e yönelik Zeytin Dalı Harekâtı’na halkın müzaheretini türlü sebeplerle anlayamayan müstağriblere Ziya Gökalp’in haykırdığı gibi şöyle demek mi gerekiyor?

O, orada senin için kanını,
Seve seve dökerken ey şair!
Sen ne için ona birkaç ânını,
Vakfederek yazmıyorsun bir şiir.

Gün gelir, unutturulan Çanakkale Zaferi’ni bir Japon hatırlatır bize: “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!” Dönemin Başbakanı Turgut Özal zamanında gerçekleşmiş bir olay şöyle anlatılır: Japon eğitim uzmanları gelmiş ve ülkemizin eğitim sistemini incelemiş, Özal’ın bürokratlarının da hazır bulunduğu bir ortamda raporlarını sunmuş ve sonuç olarak şunu söylemişler: “Sizin eğitim sisteminizde millî ruh yok!” Turgut Özal’ın, “Nasıl?” sorusu üzerine şunu anlatmışlar: “Biz Japonya’da okula başlayacak çocuklarımıza millî ruh şoklaması yaparız. Onları önce toplu halde hızlı trenlere bindirir, dev fabrikalarımızı, teknoloji merkezlerimizi gezdirir, ülkemizin gücünü gösteririz. Sonra da bu yavrularımızı alır Hiroşima ve Nagazaki’ye götürür, orada atom bombası atılan ve yıllardır ot dahi bitmeyen alanları gösterir ve deriz ki: “Eğer siz çalışmaz, bilinçlenmez ve az önce gördüğünüz teknolojiye sahip olmak için gayret etmezseniz, sonunuz böyle olur.” Bürokratlardan biri atılır: “Ama bizim Hiroşima’mız yok ki!” Japon uzmanın cevabı tokat gibidir: “Sizin Çanakkale’niz on Hiroşima eder!”

Zaferler sonrasında o zaferi kazanan milletlerin tarihinde yeni bir dönüm noktası yaşanır. Afrin zaferi Türkiye için bu vasatı oluşturmuştur. Kıvam tutmuş seçim kaçınılmaz olmuştur.

Kapak dosyamızda Cumhur İttifakı’nı ve erken seçimi ele aldık. Birbirinden değerli analizler içeren bu dosyada özellikle ANAR Başkanı Dr. İbrahim Uslu’nun erken seçimle ilgili değerlendirmeleri dikkat çekiyor. Dergi matbaa sürecindeyken yaşanan bir son dakika gelişmesinde AK Parti sözcüsü Mahir Ünal, (28.03.2018) “Ramazan bayramından sonra muhtemelen Haziran ayı sonunda büyük kongremizi yapacağız.” açıklamasını yaptı.Yörünge’nin kapak dosyasındaki öngörülerle bu açıklamanın çakışması okuyucularımızın dikkatinden kaçmayacaktır.

Haydi Türkiye, seçime…

Cevap Yazın