Erdoğanofobi’nin Nedeni Siyasal İslamcılıktan Muhafazakar Demokrasi Çıkarılması

Araştırmacı-Yazar Abdülkadir Özkan:
“Erdoğanofobi’nin Nedeni Siyasal İslamcılıktan Muhafazakar Demokrasi Çıkarılması”

Araştırmacı yazar Abdülkadir ÖZKAN’ın ikinci kitabı ERDOĞANOFOBİ geçen hafta kitapçı raflarındaki yerini aldı. Kitap piyasasına hızlı bir giriş yapan Kopernik Kitap tarafından yayınlanan kitap medyada geniş ilgi gördü. Özkan, Hale Kaplan ÖZ’ün sorularını yanıtladı.

Erdoğan, çevreyi merkeze dahil etme siyasetiyle Menderes ve Özal ile benzeştirilir. Bu iki önemli siyasi figürün Batı ile ilişkilerde izlediği yol nasıldı? Onlar niçin fobik algılanmadı?

Menderes ve Özal, Türk siyasal hayatına damga vurmuş iki önemli liderdir. Devletin halkla bütünleşmesine kapı aralayan, devlet millet kaynaşmasına katkı sağlamış önemli iki siyasî figürdür. Merkez sağ gelenek üzerine oturan siyasal konumlanmaları Menderes ve Özal’ı Erdoğan’dan önemli ölçüde ayrıştırır. Şöyle ki; hem Menderes, hem de Özal, değerlerine bağlı, vatanperver, dindar başbakanlar olarak anılmalarına rağmen İslâmcı olarak kabul edilmezler. Mesela Özal, dindarlığının yanında liberalliği daha öne çıkmış bir isimdir. Menderes ve Özal’ın siyaset yapma biçimleri, söylem siyasetleri, Batılılaşma temayülleri, İslâmcılığın çok ötesinde, tam da siyasetin merkezinde konumlanmalarını sağlamıştır. Bu nedenle Batı, Menderes’i ve Özal’ı hiç bir zaman siyasal İslâm bağlamında bir tehdit ve tehlike olarak algılamamıştır. Bu nedenle fobik bir ortamın oluşmasına da ihtiyaç olmamıştır. Ancak Erdoğan’ı Menderes ve Özal’dan farklı kılan en temel etken sadece Batıda İslâmcı olarak tanımlanan bir siyasal gelenekten gelmesi değil, aynı zamanda siyasal söylemleri ve hedefleridir. 2000’lerin başında, özellikle 11 Eylül’den sonra dünyada radikalleşen siyasal İslâm’ın büyük bir tehdit olarak algılanması, Orta Doğu’da değişen dengeler Erdoğan’a yönelik fobinin oluşmasına katkı sağlamıştır.

Karşılaştırma İçin en Doğru İsim Gazi Mustafa Kemal

Ya Atatürk? Onunla kurulabilecek benzerlikleri neler?

Erdoğan’ın karşılaştırılacağı en doğru örnek Gazi Mustafa Kemal’dir. Gazi Mustafa Kemal, Türk devlet geleneğinin son iki yüz yılda yetiştirdiği önemli devlet adamlarından biridir. Tarih sahnesinden çekilmekte olan bir imparatorluğun küllerinden meydana getirdiği Türkiye Cumhuriyeti gerçek bir başarı hikayesidir. Elbette Gazi Mustafa Kemal de hatadan berî bir insan değildir ancak ortaya koyduğu başarı küçümsenmeyecek kadar büyüktür. Erdoğan’ı Gazi Mustafa Kemal ile kıyaslamamın en temel nedeni, Türkiye’nin son 20 yılda, ki bu da yaklaşık 100 yıllık cumhuriyetin beşte biri demektir, yaşadığı demokratikleşme ve modernleşme çabaları, ekonomik kalkınma hamleleri, sosyo kültürel ve sosyo politik dönüşümü Erdoğan döneminde gerçekleştirilmiştir. Siyasetin doğası gereği hata ve kusurları olsa da fotoğrafın bütününde başarılı olmuş, Türkiye’yi egemen güçlerle eşit şartlarda dünya ligine taşımış, iç ve dış saldırılara karşı adeta yeni bir istiklâl mücadelesi veren bir Erdoğan’dan söz ediyoruz. Bu nedenle Erdoğan’ın Türk demokratikleşmesine sağladığı katkıları dikkate almadan bir cumhuriyet tarihi yazılamaz. Erdoğan, Türk siyasetinde önemli bir kilometre taşıdır.

Fobi kelimesini bilinçli olarak kullanıyorsunuz… Çünkü fobiler gerçekte karşılığı olmayan korkulardır. Erdoğan’a karşı nefret söyleminin yaygınlaşması ve onun Batı’da tehdit olarak algılanmasının arka plana baktığınızda ne görüyorsunuz?

Devamı Yörünge Dergisi 1. Sayısında (Ekim/2017)